Anasayfa » Makale ve Analizler » DOĞU TÜRKİSTAN ÇİN TOPRAKLARININ BİR PARÇASI DEĞİLDİR

DOĞU TÜRKİSTAN ÇİN TOPRAKLARININ BİR PARÇASI DEĞİLDİR

Çin’in, Doğu Türkistan halkına karşı yaptığı insan hakları ihlallerini ve zulmü gizlemek için uluslararası arenada öne sürdüğü iddialardan biri, bu bölgenin “Çin topraklarının bir parçası olduğu”, dolayısıyla da Doğu Türkistan’da yaşananların “Çin’in iç meselesi sayılması gerektiği” iddiasıdır. Oysa tarihi kaynaklar bu iddiayı yalanlamaktadır. Bunların başında Çinlilerin, diğer milletlerden kendilerine karşı yönelen saldırıları engellemek için inşa ettikleri Çin Seddi gelmektedir. Tarihte ilk defa Çinliler ile bölgede yaşayan diğer milletler arasındaki resmi sınırı bu set oluşturmuştur. Ve Doğu Türkistan Çin’in tarihi sınırları olarak kabul edilen bu setin dışında kalmaktadır.5 Ayrıca, Doğu Türkistan’da bol miktarda bulunan yeşim taşının adı ile anılan Yeşim Kapısı’nın çeşitli kaynaklarda Çin’in en batı sınırı olarak kabul edildiği aktarılmaktadır. Doğu Türkistan’a açılan bu kapının, Çin’in batıdaki en uç noktası olarak kabul edildiğini dile getiren kaynaklardan birisi 1939 yılında Şanghay’da basılan New China Atlas (Yeni Çin Atlası) isimli bir Çin kaynağıdır.6

Öte yandan tarih boyunca Çin Seddi ile Hazar Denizi, Sibirya ile İran, Afganistan, Pakistan, Keşmir ve Tibet sınırları arasında kalan bölgenin adı Türkistan olmuştur. Bu durum İslam tarihinin ilk kaynaklarında, tarihi İran ve Hint belgelerinde belirtildiği gibi, pek çok batılı tarihçi de bu konuda hem fikirdir. Bilinen en eski Türkologlardan Nikita Biçurin, “Hazar Denizi ile Kuh-ı Nur Dağları arasında bir millet yaşar. Bunlar Türkçe konuşurlar ve İslam dinine inanırlar. Bu insanlar kendilerini Türk olarak takdim ederler ve onların ülkesi Türkistan olarak anılır” şeklindeki sözleriyle bu tarihi gerçeğin altını çizmiştir.7 Çin’in bölgeyi işgalinin ardından bu topraklara, “yeni kazanılan yer” anlamını taşıyan, “Xinjiang” (Sincan) adını koyması ise bu tarihi gerçeği değiştirmemektedir.

Her ne kadar komünist Çin yönetimi, Doğu Türkistan’ın kendi topraklarının bir parçası olduğu iddiasında bulunsa da, bu toprakların Çin’in doğal sınırları olarak kabul edilen Çin Seddi’nin dışında kalıyor olması, bu iddiayı çürüten etkenlerden biridir.

MÖ 206 yılından MS 1759 yılına kadar geçen yaklaşık 2000 yıllık süre içerisinde, Doğu Türkistan 1800 yıldan uzun bir süre bağımsızlığını korumuştur. Bu tarihler arasında Hun Türk Hakanlığı’na veya Göktürk Hakanlığı’na bağlı kalınan dönemlerde bile, yerel idare tam anlamı ile Doğu Türkistan halkının elinde olmuştur. MS 751’den 1216’ya kadar geçen süre ise Doğu Türkistan’ın tam anlamı ile bağımsız olduğu bir süreçtir. Tüm bu dönemler boyunca Çin, tarihi İpek Yolu’nu denetimi altına alabilmek için zaman zaman Doğu Türkistan’ı işgal etmiştir. Ancak Çin istilaları hep kısa sürelidir ve Çin hiçbir işgal döneminde Doğu Türkistan üzerinde tam anlamı ile bir hakimiyet kuramamıştır. Doğu Türkistan’ın bugüne kadar geçen yaklaşık 2200 yıllık geçmişinde, Çin’in istilası altında geçen yılların toplamı (1934 yılında başlayan ve bugün de devam eden işgal de göz önünde bulundurulduğu takdirde) 570 yıldan biraz fazladır.8

Doğu Türkistan’ın Çin toprağı olduğu yönündeki iddiayı geçersiz kılan çok açık demografik gerçekler de vardır. Doğu Türkistan nüfus yapısı, dili, dini, sahip olduğu etnik köken, milli ve manevi birikimi açısından da Çin’den tamamen bağımsız bir yapı sergilemektedir. MÖ 206 ile MS 220 yılları arasında yaşadığı tahmin edilen, ünlü Çinli tarihçilerden Pan Ku da bu gerçeği şu sözleri ile dile getirmektedir:

“Giyim, kuşam, yemek ve dil olarak Uygurlar Orta Krallıktan tamamen farklıdırlar… Dağlar, ovalar ve büyük çöl bizi onlardan ayırır.”9


Doğu Türkistan topraklarından geçen “İpek Yolu” tarih boyunca Çin ekonomisinde önemli bir yer tutmuştur. Günümüzde de Çin’in, Doğu Türkistan topraklarını hakimiyeti altında bulundurma isteğinin altında, bu stratejik alanı denetimi altında tutma isteği yatmaktadır.

Bu farklılık tarih boyunca korunmuş, Çin işgali altında geçen dönemlerde de herhangi bir asimilasyon yaşanmamıştır. Bugün yaklaşık 17 milyon nüfusu olduğu tahmin edilen Doğu Türkistan’ın %54’ünü -%47’si Uygur ve %7’si Kazaklar olmak üzere- Müslüman nüfus oluşturmaktadır. (Çin’in 1997 yılında açıkladığı verilere göre belirlenen bu oran, uluslararası organizasyonlar tarafından -Çin’in bu konuda taraflı bir tutum sergilemesinden dolayı- güvenilir bir bilgi olarak kabul edilmemektedir.) Müslüman nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturan Uygurlar ise ne dilleri ne etnik kökenleri ne de dinleri açısından Çinlilerle benzerlik göstermektedir. Uygur alfabesi Arapça harflerden oluşan bir alfabedir, Uygurların dini İslam’dır ve bu halk bin yıldan uzun bir süredir Türk-İslam inanç ve örfünü yaşamaktadır.

Doğu Türkistan’ın Çin’in bir parçası olduğu iddiasını çürüten unsurlardan birisi de Uygur Tükleri’nin, dilleri, dinleri, gelenekleri, yaşam tarzları ve kültürleri ile Çin halkından tamamen farklı olmalarıdır.

Tüm bu tarihi bilgiler, coğrafi ve sosyolojik gerçekler Doğu Türkistan’ın Çin’in bir parçası değil, aksine Çin’in tarih boyunca topraklarına katmayı istediği ayrı bir bölge olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Doğu Türkistan halkı en zor ve çetin koşullarda dahi Çin idaresini kabullenmemiş, sık sık bağımsızlık girişimlerinde bulunmuş, gerektiğinde silahlı mücadeleye de başvurmuştur. Örneğin Mançu hükümranlığının Doğu Türkistan’ı işgal ettiği 1759’dan 1862 yılına kadar, Müslüman halk 40’dan fazla defa ayaklanmış ve Çin yönetimine başkaldırmıştır.

Peki, tüm bunlara rağmen Çin’i Doğu Türkistan konusunda bu kadar ısrarcı kılan nedir? Çin’in yıllardır yaptığı zulüm ve işkencelere geçmeden önce, bu sorunun cevabına kısaca değinmek gerekir.

 

DOĞU TÜRKİSTAN’IN BAĞIMSIZLIK DÖNEMLERİ

Birinci Dönem  

MÖ 206’ya kadar geçen dönem

 

İkinci Dönem

MÖ 206 -108 Hun Türk Hakanlığı’na Bağlı Yerel İdare
Üçüncü Dönem  

MÖ 86 – 60 Hun Türk Hakanlığı’na Bağlı Yerel İdare

 

Dördüncü Dönem

MÖ 10 – MS 73 Hun Türk Hakanlığı’na Bağlı Yerel İdare
 

Beşinci Dönem

 

Tam Bağımsızlık

 

Altıncı Dönem

 

555 – 639 Göktürk Hakanlığı’na Bağlı Yerel İdare

 

Yedinci Dönem

 

650 – 660 Göktürk Hakanlığı’na Bağlı Yerel İdare

 

Sekizinci Dönem

 

699 – 738 Türgiş Türk Hanlığı’na Bağlı Yerel İdare

 

Dokuzuncu Dönem

 

751 – 1216 Tam Bağımsızlık

 

Onuncu Dönem

 

1217 – 1352 Moğol İmparatorluğu’na Bağlı Yerel İdare

 

On Birinci Dönem

 

Tam Bağımsızlık

 

On İkinci Dönem

 

1679 – 1752 Kalmuk Devletine Bağlı Yerel İdare

 

On Üçüncü Dönem

 

1756 – 1759 Tam Bağımsızlık.

ÇİN’İN DOĞU TÜRKİSTAN’I İSTİLA ETTİĞİ DÖNEMLER

 

Birinci Dönem

 

MÖ 108 – 86 Sadece Ülkenin Güney Bölgesi

 

İkinci Dönem

 

MÖ 60 -10 Sadece Ülkenin Güney Bölgesi

 

Üçüncü Dönem

 

MS 74 – 103 Sadece Ülkenin Güney Bölgesi

 

Dördüncü Dönem

 

640 – 649 Ülkenin Tamamı

 

Beşinci Dönem

660 – 699 Ülkenin Tamamı
 

Altıncı Dönem

 

738 – 751 Ülkenin Tamamı ve Batı Türkistan’ın Bir Bölümü

 

Yedinci Dönem

 

1753 – 1756 Ülkenin Tamamı

 

Sekizinci Dönem

 

1759 – 1861 Ülkenin Tamamı

 

Dokuzuncu Dönem

 

1879 – 1931 Ülkenin Tamamı

Onuncu Dönem 1934 – Bugün.

 

Tabloda da görüldüğü gibi Doğu Türkistan’ın yaklaşık 2200 yıllık geçmişinde, Çin’in istilası altında geçen yılların toplamı yaklaşık 570 yıldır. (Unutulan Vatan Doğu Türkistan, İsa Yusuf Alptekin, Seha Neşriyat ve Ticaret AŞ, 1999, s. 90-91)

 

http://www.doguturkistan.com/MedeniyetlerMerkezi.html#2a

Hakkında admin

Cevapla

x

Check Also

Doğu Türkistan’da oruç tutan tutuklanıyor

Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Abdulehed Er, yaşanan insanlık dramını gözler önüne ...

Uygurlar yeni baskılarla karşı karşıya

Doğu Türkistan’daki Uygurların yoğun olduğu Kuçar şehrine yeni atanan valinin bölge halkına yoğun baskı uyguladığı ...

“KALBİMİZİN DOĞUSU-DOĞU TÜRKİSTAN” PANELİ

Samsun İnsan Hakları ve İnsani Yardım Hareketi(İHH), Doğu Türkistan duyarlılığını artırmak iÇin Bafra ilçesinde “Kalbimizin ...

Türkiye’nin Doğu Türkistan Çıkmazı

Türkiye-Çin Halk Cumhuriyeti ilişkilerinin akıbeti ne olacak? Türkiye’nin Doğu Türkistan konusundaki tavrı Çin Halk Cumhuriyeti ...

ÖZGÜRLÜK İÇİN TÜRKİYE’YE GELDİLER

Özgürce yaşamak için uzun ve zor bir yolculuk sonrası Kayseri’ye ulaşan Uygur Türkleri Doğu Türkistan’daki ...

Doğu Türkistan’da yeni bir Boraltan faciası yaşanmasın

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TBMM Kürsüsü’nden okuduğu Boraltan Köprüsü ağıtının şairi Murat Darga işte böyle bir ortamda ...

BBP ve Alperen Ocaklarının Doğu Türkistan Basın Açıklaması

Kahramanmaraş BBP ve Alperen Ocaklarının Doğu Türkistan’da  Çin  tarafından yapılan zulümle ilgili olarak bir basın açıklaması ...

‘Zulümden kaçış’ 13 ay sürdü

Etnik ve dini baskı nedeniyle Çin’in Uygur Özerk Bölgesi’nden kaçtılar. Geride anne-babalarını, çocuklarını bırakanlar oldu. ...

Uygur Türkleri İçin “Yardım Ve Koordinasyon Merkezi” Çalışacak

Kayseri, Çin zulmünden kaçarak gelen Uygur Türkleri için elinden geleni yapıyor. Valilik de bu konuda ...