Anasayfa » Haberler » Uzmanlar: “Çin Devlet Güvenliğini Bahane eden Devlet Terörünü Yasalaştıracak

Uzmanlar: “Çin Devlet Güvenliğini Bahane eden Devlet Terörünü Yasalaştıracak

Mezkûr kanun layihası onaylandığı takdirde, Çin vatandaşlarının, özellikle de Uygurların gelişigüzel tutuklanma ve iz-emaresiz kaybolma vakaları daha da ağırlaşacak.

 AFP-Pekin’deki Mahkeme binasından bir görünüm. 31 Ağustos 2006

Çin hükümeti suçlarla ilgili ilk dava yasasını büyük kültür devrimi kargaşasından sonra yani 1979 yılında çıkartmış, 1996 yılında ilk düzenlemeyi dâhil etmişti. Bugün Çin’in suçlarla ilgili dava yasaları ikinci kez düzenlenme öncesinde bulunmaktadır.

30 Ağustos Çin ülke geneli halk Kurultayı daimi komitesi internet sayfasında “Suçlarla ilgili Çin dava yasasında değişiklik yapma konusundaki kanun tasarısını yayınlayarak bunu yayınlamadaki maksadın halkın temayülünü sınamak olduğunu bildirdi.

Aslındaki Çin suçlar dava yasasına toplam 99 yerde değişiklik yapılmış ve aslındaki 225 maddeden 285 madde olarak genişletilmiştir. Mezkûr kanun tasarısındaki muhalif ve devlet güvenliğine etki eden suç şüphelilerini yasa uygulayıcı kurumların onların ailelerine haber vermeksizin tutuklama yetkisine kavuşturulmasını da kapsıyor. Ayrıca yine temel katmandaki polis merkezi ve hatta semt karakollarının da gözaltında tutma yetkisine kavuşturulması, sadece Çin içerisindeki ve dışındaki Çin vatandaşlarının değil, insan hakları örgütleri ve uluslar arası medyanın da sert eleştirilerine uğramaktadır.

Hatta Çin hükümetinin en büyük resmi sitelerinden olan Halk sitesi gibi sitelerde de Çin vatandaşlarının mezkûr yasa tasarısına güçlü şekilde menfi tepkiler göstermekte olduğu görülmektedir: “Bu yasa tasarısı mevcut yasadan yararlanmakta olan kara polis güçlerine yeşil ışık yakmaktır.”, “ona karşı çıkmamız gerekir. Bu kâbus görmektir.”, “devlet güvenliğine zarar verdi demek gerçekten nasıl bir suçlama? Ne yaptığımızdan dolayı suçlular kategorisine girmiş oluruz? Kimse bilmiyor. Bu sadece gelişigüzel tutuklamaları yasallaştırmaktan başka bir şey değil.”, “Kaybolmak, az bir zaman sonra da ölü olarak bulunmak gibi vehimler hepimizin başının üzerinde dolaşır hale gelecek.” “Bu, net olmayan yasa ile net olmayan suçtan dolayı insan tutuklamaktan başka bir iş değil.”, ”Bu yasa her bir vatandaş ile ilgili olduğundan her vatandaşın olumlu oyu ile çıkmalıdır.” “Polis tarafı bundan sonra kanun koruması altında olduğundan dolayı kendisinin ani tutuklamaları için bize izahat vermek zorunda da değil ise bu yasa kimi koruyacak. Devletin polisinin fiilini koruyacaksa, bizler de vatandaş olarak kendimizi korumak için yasa düzenlemezsek işimiz zor.”, “Bu sadece masum vatandaşları açıktan bastırma yasası olmuş.”, “Gizli tutuklama, kara hapishane, mecburi itiraf, bu deliler hastanesinin yeşil koridoru olmalı”, “Bu yasa güya devlet güvenliği için düzeltilmiş. Gerçekte ise düzeltilen bu maddelerin hepsi devlet güvenliğine büyük tehditleri beraber getirir.”… Gibi yine bir takım yansımalar bırakanlar, hükümetin temayül tespiti yapıyoruz diyerek bunu internet sitesinde yayınlamasının da gizli tutuklama için ağ atmakta olan ilk adım olması ihtimali vardır. En iyisi ben fikir beyan etmeyeyim. Çünkü daha önceden var olan hadiselerdir. Sadece şu son temel yasa yoktu. Şimdi mevcut hale gelmiş.” Şeklinde yansımaları da bırakmıştır.

Çin’in suç dava yasasında değişiklik yapma yasa tasarısı, dış ülkelerdeki Çin aydınlarında ve insan hakları faaliyetçilerinde de büyük endişe meydana getirdi. Birkaç günden beri de dış ülkelerdeki Çin internet sitelerinde tenkit edici mülahazalar devam ediyor.

Merkezi Vaşhington’daki Lavgey vakfının başkan yardımcısı Andrey Yang Çin vatandaşlarının geleceğinden endişe duymakta olduklarını bildirdi: “Aslında Çin Adliye mensupları devlet güvenliğini tehlikeye düşürdü diye bakılan suç şüphelilerini yakalayarak 24 saat içerisinde de ailelerini haberdar etmeleri gerekir idi. Şimdi ise bu madde kaldırılmıştır. Bununla beraber adliye görevlilerinin gizli şekildeki tutuklanmalarına yasa tarafından kolaylık sağlanmış olmaktadır. Bu durum Çin’deki insan haklarını daha fazla tehlikeye sürüklemektedir. Bu çok daha endişe vericidir. Önceleri hiç olmazsa öyle bir yasal madde mevcut olduğu için kaybolacak olanlar ve tutuklananların anne-babaları yasal yollardan yararlanarak hak arama ve şikâyette bulunma hakkına sahip idiler. Şimdi ise insanlar bu haktan da mahrum kalacaklar. Bu sadece komünist Çin hükümetinin kendi hâkimiyetini korumada her türlü vasıtayı kullanacaklarının ifadesidir. Gerçekte ise, bu tür gelişigüzel tutuklamalar önceden beri süre gelen zorba bir harekettir. Önemli tarafı ise şimdi bu hükümetin yasal hareketidir demek gibi anlamsızlıkların göstergesi olmasıdır.”

Andrey özellikle, Çin’in yeni kanun tasarısının Uygurların günümüzdeki gibi durumunu daha da ağırlaştıracak diye baktığını, bunun daha da endişeli bir mesele olduğunu bildirdi: “Bence, bu, Çin hâkimiyetinin sert şekilde bastırmasına uğraya gelmekte olan Uygurlara rağmen daha büyük vehimdir. Bu tür gizli tutuklama, kaybolma, temelsiz cezalandırma, yargısız infaz gibi Çin’in devlet terörünü kullanması yasalaştığında, Uygurlarda daha fazla karşılık verme hareketlerinin görülmesi mümkündür. Gerçekte Çin kendi güvenliğine büyük tehdit oluşturmaktadır. 

Andrey yine Çin’in gerçekleştirmek üzere olduğu bu kanun tasarısını engellemeye halen de geç kalmadıklarına inandığını söyledi:

“Gerçekleşmeyi önlememiz gerekir. Daha fazla gürültü çıkartmamız gerek. Dış ülkelerde ve Çin içerisindeki bütün içtimai münasebet vasıtaları, dış ülke medyası ve insan hakları teşkilatları birlikte hareket ederek bunu engellemediklerinde Çin’in sonraki siyasi ve sosyal durumunun bir hayli vehimli olacağı gözümün önünde görünüp durmaktadır.”

Halkın karşı koyma gücünü hafife almamak gerekir. Geçmişte Çin’in rüşvetçiliğe idam cezası verme kategorisinden çıkartarak bunu insan haklarındaki ilerleme olarak propaganda yaptığında halkın “bu, rüşvetçi yetkililere yeşil ışık yakmaktır.” şeklindeki karşı koyma yankılanmasının güçlülüğünün etkisi ile onu idam cezasını boşa çıkaran 13 türlü suç’un içerisine dâhil etmemişti. Bu defa da halkın kesinlikle galip gelmesi şarttır. Çünkü bu Çin’deki her bir kişinin bire-bir çıkarı ile ilişkilidir.

Uygur- Amerika Birliği başkanı, Avukat Âlim Seyitof, Çin’in suçlarla ilgili dava yasasında değişiklik yapması kendi hâkimiyetinin geleceğinden büyük endişe duymakta olduğunun ifadesi olduğunu, gerçekte halkın direnişini yasal ollardan yararlanarak bastırmanın daha büyük bir istikrarsızlık getireceği yorumunu yaptı. RFA- Gülçehre

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine Uyarlayan

Mehmet Emin Batur

 

Hakkında admin

Cevapla