Anasayfa » Makale ve Analizler » Doğu Türkistan İslam Davası!

Doğu Türkistan İslam Davası!

İzmir’den bir Liseli gönüldaşımızın Doğu Türkistan ile ilgili yazdığı bu güzel analiz ve dosya’yı sizlerin ilgisine sunuyoruz..Doğu Türkistan davasına karşı Türkiye’de ki durum ve bu dava’nın bir İslam davası ve bizlerin sahiplenmesi gereken bir dava olduğunu yazısında ayrıntıları ile işleyen gönüldaşımız bizlere bir kez daha Doğu Türkistanı hatırlattı…

DOKUNDUM YÜREĞİME BİN ÂH İŞİTTİM!

Doğu Türkistan’ın yerini kaçımız haritada gösterebiliriz?.. Ya da kaçımız Urumçi’yi biliyoruz? Gerçekten ya, Urumçi neresi? Ya da çekiç güç… “Orak” sizi hiç biçti mi, “çekiç” hiç indi mi başınıza?.. Peki, gençlerimizin iç organları çıkartılıp tıp fakültelerinin önünde hayvan diye teşhir edildi mi? Sokak ortasında kaldırım taşlarıyla ağabeyleriniz parçalandı mı? Ve siz böyle şeyleri hiç gördünüz mü televizyonun ve internetin dışında bir yerlerde…

Medyamıza hâkim olan karanlık odaklar, ümit ışığı bile değil sadece bir mum ışığı isteyen kardeşlerimize karanlığı reva gördüler… Türk milleti, zaten dış odakların üç yüzyıllık projesinin kurbanı olarak geçmişini unutmaya başlamıştır… Avrupai tarzdaki diziler oturma odasının ortasına yerleşip bir konferans salonu sessizliğinde herkesi kendine bağlayarak insanlarımızı hayal dünyasına aktarmıştır. Ayrıca internet sitelerindeki müstehcenlik gençleri oldukça etkilemiş durumdadır ki kültürümüz hızla yozlaşmaktadır…
Netice itibariyle gözü sadece gösterileni gören bir varlık olma yolunda ilerleyen Türk milletinin içindeki yağız delikanlılar ise bu projenin mimarlarınca yontulmaya çalışılıyor ve ne yazık ki başarıya ulaşıyor bu karanlık odaklar…

Bu yoğun çalışmaların soncu olarak Türk milleti, ata yurdunu unutmuştur. Evet, bu konuda iyimser olmak mümkün değildir. Nedeni ise ilk paragrafta mevcuttur. Sokağa çıksak ve “Doğu Türkistan neresidir?” desek acaba necip(!) Türk milleti neler aktaracak bizlere. Söyleyeyim size, Milli Şairimiz Mehmed Akif’le İnönü’yü ayırt edemeyen aziz gençliğimiz Doğu Türkistan’ı nasıl bilsin… O coğrafyayla ilgili bildiği tek şey Uygurlar… Yok efendim yerleşik hayata geçmiş Türkler falan filan… Atalarımızın asırlarca at koşturduğu, destanlar yazdığı coğrafyayı ancak bu kadar tanıyoruz…
Doğu Türkistan’da şu an sıkıyönetim var. Türklerin ikinci bir Kürşad İhtilali yapmasından korkan “kızıl” Çin her köşe başına asker diziyor. Bir gece de kaybolan, meçhule giden insanlardan bir daha haber alınamıyor. Türkiye ise kandaşını bilmiyor, bilemiyor. Türkiye’yi yöneten dış güdümlü medya ise bunu bilerek göz ardı ediyor ve Müslüman Türk’ün kanının akmasını zevkle izliyor.
Türkiye daha daha kötüye doğru gidiyor. Körleşmiş yönetim Türkistan’ı görmüyor. Özerk Türk Diyarı bağımsız olamıyor. Malezya ve Pakistan gibi ülkeler “Müslüman” olmalarına rağmen gözlerini kırpmadan Müslüman Mücahitleri yaralıyor, yakalıyor, şehit ediyorlar. Yaraladıklarını yakalayıp Çin’in kana dayalı komünist adaletine teslim ediyorlar. Bu nasıl vicdan, nasıl Müslümanlık? Ki ayrıca bazı detaylar da paylaşmak isterim sizlerle:

–    Doğu Türkistan’da, 11 Ağustos 2011’den 15 Ekim 2011’e kadar Çin yönetimi “sıkıyönetim” uygulama kararı aldı ki bu karar gereği yerleşim yerlerine kontrol noktaları koyulacak; konulan bu noktalarda kimlik kontrolü yapılacak. Arabalarda izin almaksızın aramalar yapılacak. Bu sayede şüpheli faaliyetlere (toplanıp muhabbet etmek gibi) durumlara karşı yapılacak soruşturmalara hız verilecek(miş).
–    Sıkıyönetim kapsamında, bölgeye, terörle mücadele, isyan bastırma, bomba imha ve adam kaçırma gibi olaylarda ki müdahaleleriyle bilinen Halk Silahlı Polisi’ne bağlı bir birim olan Leopar Komandoları sevk edildi.
–    Pekin Hükümeti, bölgede yaşanan olayların faillerinin(!) terör örgütü olarak gördüğü Doğu Türkistan İslamî Hareket’i tarafından eğitildiklerini öne sürüyor ancak hiçbir resmi kanıtı kamuoyu ile paylaşamıyorlar. Birçok uzman Çin yönetiminin bu söylemlerinin sadece ideolojik olduğunun altını çizmektedir.
–    Çin’in uygulamaya koyduğu sıkıyönetime, Dünya Uygur Kongresi(DUK) tepki gösterdi. Sözde radikal İslam’a karşı yapılan uygulamaların “sistematik bir zulüm” olduğunu söyleyen DUK sözcüsü bu uygulamanın ancak radikalizmi teşvik edeceğini deklare etti.
–    Düşünün BM Mülteciler Yüksek Komiserliği(UNHRC) bile, Türkiye’den daha çok önemsiyor Doğu Türkistan Türkleri’ni. Geçtiğimiz haftalarda Malezya tarafından Çin’e teslim edilen 11 Türk’ün ardından 5 Türk’ün de bu tehlikeyle karşı karşıya olduğunu açıkladı. Neden tehlike biliyor musunuz? Yargı görmeksizin idam edildikleri için…
–    Çin yönetimi ise başta Pakistan, Malezya ve Tayland olmak üzere çevre ülkelerde bulunan Uygur Türkleri’nin peşini hiç bırakmıyor, bir şekilde geri almaya çalışıyor, almayı başarınca da infaz ediyor.
–    UNHRC’nin Kuala Lumpur yetkililerinden Yante İsmail Associated Press (AP)’ye verdiği demeçte Uygurlar eğer suçlu ise Malezya’da yargı gerektiğini söyledi.
–    Türk-İslam Dünyası’nın görmediği, görmek istemediği Müslüman Uygur Türkleri’ni, İnsan Hakları Örgütü (HRW) New York şefi Phill Robertson’nun bunun Uygurlar’a yapılmak istenen baskının bir parçasını olduğunu söylemesi ise düşündürücü.
–    Malezya dışında Pakistan’da Çin yönetimine alet olmaktadır. Tutuklanan 2’si çocuk, 1 de kadın olan 5 kişilik Uygurlu grup, Çin’e Benazir Butto Havalimanı’ndan gönderilmişti. Akıbetleri meçhul…
–    Pakistan, daha önceleri de böyle bilgi vermeksizin Çin’e, Doğu Türkistanlıları teslim etmiş bir ülkedir. 1997’de 14, 2002’de 7, 2009’da ise 9 Doğu Türkistanlı, Pakistan tarafından Çin’e teslim edilmiştir.
–    Ve en ilginç bilgi ise Doğu Türkistan İslamî Hareketi lideri Hasan Mahsum 2003 yılında Pakistan Ordusu tarafından şehit edilmiştir. Aynı teşkilatın yine bir üst düzey yöneticisi olan Abdülhak Türkistani ise geçtiğimiz yılın ocak ayında İHA’lar tarafından düzenlenen saldırı sonucu şehit düşmüştür.

İşte böyle zulümler altında varlığını sürdürmeye çalışan, bağımsızlık rüyasıyla yatıp kalkan Türk kardeşlerimiz bizleri de yanında görmek istiyorlar. Hal buyken Türk Polisi ise bu uygulamaları protesto için Çin Konsolosluğu’na siyah çelenk bırakmak isteyen bir avuç Türkistanlı kardeşimize panzer, TOMA, biber gazı, coplarla saldırmıştır. Çin yönetiminden tek farkı öldürmemek olan Türk Polisi’ni de bu bağlamda tebrik etmeyi unutmamak lazım(!). Türkiye’nin tam manasıyla destek olması gereken ATAYURT’a köstek olması oldukça hazin bir durum.
“Albayrak’tan Gökbayrak’a selam olsun.” diyen ve kendini milliyetçi, Türkçü ve ya muhafazakâr olarak gören kaç kişi acaba bu uygulamalara karşı mücadele ediyor. Yok, yok özür dilerim acaba kaç kişi bu uygulamalardan haberdar? Kaç kişi sadece basit sloganlar atmasını biliyor? Niye sadece yukarıdaki sloganı biliyor milyonlar? Niye arkadaş niye bu sloganı bilenler manasını bilmiyor?
Dışarıdan idare edilen medya aracılığıyla Türk milleti ne yazık ki köleleşmeye yüz tutmuştur. Bir film ile (Kurtlar Vadisi Irak) ABD’den intikam alındığını sanan aziz milletimiz her geçen gün atasını yanlış tanımaktadır(Muhteşem Yüzyıl). Her türlü kepazeliğe maruz kalan Türk milleti “Haydi, Ya Allah, Bismillah!” diye tek celsede ayağa kalkamazsa sonuç çok büyük bir hüsranı bizlere göstermektedir.
Milli bilince sahip(!), milli iradenin temsilcisi (!) iktidar ise bunları görmüyor, görmek istemiyor ve ya görmekten korkuyor… Ama neden? Bilemiyoruz… Belki Çin’le yapılan onlarca anlaşma korkutuyor yönetimi. Belki de dev(!) ekonomik bağlarımız bir Müslüman Türk Kanı’ndan daha değerli! Ama ne olursa olsun, ne kadar çöküntüye uğrarsak uğrayalım damarlarımızda dolaşan kan aynı kandır!  Ayağa kalkabiliriz ve Doğu Türkistan’ı da Çin mezaliminden kurtarabiliriz. Doğu Türkistan muzaffer olacaktır er ve ya geç… Kâh Türkiye ile kâh Türkiye’siz; belki de Türkiye’ye rağmen. Bu söz çok ağır belki ama doğru ne yazık ki…

Doğu Türkistan’daki Müslümanlara maddi ve manevi yardım yapmak için her türlü girişimi yapmalıyız, yönetimde olanlara rağmen. Dünyaya at gözlüğü ile bakmaktan vazgeçmeli ve iç(dış) medyayı devre dışı bırakarak milli basın teşkilatlarımızı etkin bir şekilde kullanmalıyız. Gündemi bizim belirleyebileceğimiz bir medya, gündemini belirleyebildiğimiz bir ülke olarak başlar, dünyayı sarar. Rabbim gözü kör olana aydınlık verecektir… ve ben naçizane inanıyorum ki gafletten uyanacağız… İnşaAllah kendimize geldiğimizde çok geç kalmış olmayız…
kaynak:

http://anadoluhaberim.com/haber_detay.asp?haberID=519
Biz olmasak da İslâm muzaffer olacaktır ama biz ne de olsa bir avuç Mü’mini Bedir’de darda bırakmayan Rabbimize iman ettik, güvendik. Bizi zayii etmez. İslâm sancağında kanı olsun isteyenler ve mücadele edenler, “Şarkımızı” ı söyler ardından cihada girişiriz.

Ne de olsa:

Yarın elbet bizim, elbet bizimdir,
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.
L. Muhammed Emre KONAK
İzmir Alperen Ocakları

Hakkında admin

Cevapla

x

Check Also

Doğu Türkistan’da oruç tutan tutuklanıyor

Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Abdulehed Er, yaşanan insanlık dramını gözler önüne ...

Uygurlar yeni baskılarla karşı karşıya

Doğu Türkistan’daki Uygurların yoğun olduğu Kuçar şehrine yeni atanan valinin bölge halkına yoğun baskı uyguladığı ...

“KALBİMİZİN DOĞUSU-DOĞU TÜRKİSTAN” PANELİ

Samsun İnsan Hakları ve İnsani Yardım Hareketi(İHH), Doğu Türkistan duyarlılığını artırmak iÇin Bafra ilçesinde “Kalbimizin ...

Türkiye’nin Doğu Türkistan Çıkmazı

Türkiye-Çin Halk Cumhuriyeti ilişkilerinin akıbeti ne olacak? Türkiye’nin Doğu Türkistan konusundaki tavrı Çin Halk Cumhuriyeti ...

ÖZGÜRLÜK İÇİN TÜRKİYE’YE GELDİLER

Özgürce yaşamak için uzun ve zor bir yolculuk sonrası Kayseri’ye ulaşan Uygur Türkleri Doğu Türkistan’daki ...

Doğu Türkistan’da yeni bir Boraltan faciası yaşanmasın

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TBMM Kürsüsü’nden okuduğu Boraltan Köprüsü ağıtının şairi Murat Darga işte böyle bir ortamda ...

BBP ve Alperen Ocaklarının Doğu Türkistan Basın Açıklaması

Kahramanmaraş BBP ve Alperen Ocaklarının Doğu Türkistan’da  Çin  tarafından yapılan zulümle ilgili olarak bir basın açıklaması ...

‘Zulümden kaçış’ 13 ay sürdü

Etnik ve dini baskı nedeniyle Çin’in Uygur Özerk Bölgesi’nden kaçtılar. Geride anne-babalarını, çocuklarını bırakanlar oldu. ...

Uygur Türkleri İçin “Yardım Ve Koordinasyon Merkezi” Çalışacak

Kayseri, Çin zulmünden kaçarak gelen Uygur Türkleri için elinden geleni yapıyor. Valilik de bu konuda ...