Anasayfa » Haberler » 1 Ekim Doğu Türkistan Basın Açıklaması

1 Ekim Doğu Türkistan Basın Açıklaması

1 Ekim; içinde birçok acıyı ve hüznü barındıran günün rakamsal ve en kolay, en yalın hali, oysa kolaylık ve yalınlığın arkasında, 62 yıl öncesinin ve 62 yıllık bir zulmün büyük, dayanılmaz ve onulmaz yaraları hatta ağır işkenceler, eziyetler ve akıl almaz bir soykırımın hikayesi ve bu hikayenin yarım asrı geçen tarihi yatmaktadır.

01 Ekim 2011, 14:56
Basın Açıklaması
01 Ekim 2011

   1 Ekim; içinde birçok acıyı ve hüznü barındıran günün rakamsal ve en kolay, en yalın hali, oysa kolaylık ve yalınlığın arkasında, 62 yıl öncesinin ve 62 yıllık bir zulmün büyük, dayanılmaz ve onulmaz yaraları hatta ağır işkenceler, eziyetler ve akıl almaz bir soykırımın hikayesi ve bu hikayenin yarım asrı geçen tarihi yatmaktadır.
62 yıl önce bu gün 1 Ekim 1949 yılında işgal edilen ata yurdumuz Doğu Türkistan için bu tarih ve sonrası acı, gözyaşı ve yok olan hayatlar dışında hiçbir şeyi kayıt etmemiştir. Tarih Çin Halk Cumhuriyetinin kuruluşu olarak hatırladığı bu günde ne hazindir ki, bir milletin yok oluşunu unutmaya başlamıştır. 35 milyonluk Müslüman ve Türk olan Uygur halkı 1 Ekim 1949 yılında Mao ve arkadaşları tarafından kurulan Komünist Çin Halk Cumhuriyetinin insafına ve vicdanına terk edilmiştir. Öyle ki, ne Mao döneminde nede sonrasında ki, zamanlar da Doğu Türkistan halkı hiçbir zaman rahat yüzü görmemiş ve yaşlı tarihin unutmaya çalıştığı, köhne dünya ve insanlığının gözlerini yumduğu bir acılar coğrafyası haline gelmiştir.
Komünist Çin Hükümeti, Doğu Türkistan’da 1949 yılından bu yana sistematik bir biçimde uygulamakta olduğu soykırım ve asimilasyon politikasını, 11 Eylül de ABD’de yaşanan korkunç terör saldırılarını bahane ederek meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Doğu Türkistan Halkının en doğal hakkı olan sosyo-ekonomik istek ve talepleri sanki terörün bir parçasıymış gibi gösterilmekte, 16–45 yaş arası gençler de potansiyel suçlu muamelesine tabi tutulmaktadır. Hiç bir savunma hakkı dahi verilmeyen bu gençler yargısız bir infazla cezaevlerine gönderilmekte ve birçoğunun akıbetinden bir daha haber dahi alınamamaktadır.
1949 yılında Komünist Çin tarafından işgal edilen Doğu Türkistan: Ve yine Çin Ana Yasasında belirtilen özerklik haklarından da hiçbir şekilde istifade ettirilmemektedir. Doğu Türkistan topraklarındaki yeraltı ve yer üstü zenginlikleri Kızıl Çin Hükümeti tarafından pervasızca sömürülmekte, esas sahipleri olan Uygur Türkleri ise bu zenginliklerden hiçbir şekilde istifade ettirilmediği gibi petrol bölgelerinde işe dahi alınmamaktadır.
Yine Komünist Çin Ana yasasına göre Özerkliğe sahip bölgelerde eğitim ve öğretim kendi ana dillerinde yapılır. Maddesine aykırı olarak, Doğu Türkistan’daki üniversitelerde Uygurca eğitim tamamen ortadan kaldırılmış, üniversitelerde görev yapan Uygur öğretim görevlileri de zorunlu emekli edilerek yerlerine Çinliler yerleştirilmektedir. Bu uygulamanın, ilk ve orta öğretim kademelerine indirilmesi çalışmaları hızla başlatılmış ve böylece Uygur dili yok edilerek o toprakların sahipleri olan bir milletin yok edilmesi amaçlanmaktadır.
Komünist Çin Hükümeti zorunlu doğum kontrolü adı altında Doğu Türkistan’daki kadınların en temel hakkı olan annelik ve doğurma hakkını elinden aldığı gibi sağlıksız ortamlarda uyguladığı zorunlu kürtaj sonucu anne ve bebeklerini de katletmektedir. Bu da etnik soykırımın bir başka boyutudur. Bütün bunların yanında Komünist Çin hükümeti bağımsızlıklarını elde eden Türk Cumhuriyetlerine sığınan Uygur Türkü kardeşlerimizin iadesini talep ederek uydurma mahkemeler sonucu idam etmekte veya ağırlaştırılmış hapis cezalarına çarptırmaktadır.
Bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin ön plana çıktığı günümüzde, Çin işgali altındaki Doğu Türkistan Halkının yok edilmek istenmesine sessiz bir şekilde duyarsız kalmak insanlığa ve vicdana aykırıdır.
Buradan başta Birleşmiş Milletlere ve İslam Konferansı teşkilatına üye ülkelere demokrasi ve insan hakları savunucusu sivil toplum örgütlerini insanlık suçu işleyen Komünist Çin hükümetini dur demeye çağırıyoruz.

Seyit TÜMTÜRK
DOĞU TÜRKİSTAN
Kültür ve Dayanışma Derneği
Genel Başkanı

Hakkında admin

Cevapla

x

Check Also

Doğu Türkistan’da oruç tutan tutuklanıyor

Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Abdulehed Er, yaşanan insanlık dramını gözler önüne ...

Uygurlar yeni baskılarla karşı karşıya

Doğu Türkistan’daki Uygurların yoğun olduğu Kuçar şehrine yeni atanan valinin bölge halkına yoğun baskı uyguladığı ...

“KALBİMİZİN DOĞUSU-DOĞU TÜRKİSTAN” PANELİ

Samsun İnsan Hakları ve İnsani Yardım Hareketi(İHH), Doğu Türkistan duyarlılığını artırmak iÇin Bafra ilçesinde “Kalbimizin ...

Türkiye’nin Doğu Türkistan Çıkmazı

Türkiye-Çin Halk Cumhuriyeti ilişkilerinin akıbeti ne olacak? Türkiye’nin Doğu Türkistan konusundaki tavrı Çin Halk Cumhuriyeti ...

ÖZGÜRLÜK İÇİN TÜRKİYE’YE GELDİLER

Özgürce yaşamak için uzun ve zor bir yolculuk sonrası Kayseri’ye ulaşan Uygur Türkleri Doğu Türkistan’daki ...

Doğu Türkistan’da yeni bir Boraltan faciası yaşanmasın

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TBMM Kürsüsü’nden okuduğu Boraltan Köprüsü ağıtının şairi Murat Darga işte böyle bir ortamda ...

BBP ve Alperen Ocaklarının Doğu Türkistan Basın Açıklaması

Kahramanmaraş BBP ve Alperen Ocaklarının Doğu Türkistan’da  Çin  tarafından yapılan zulümle ilgili olarak bir basın açıklaması ...

‘Zulümden kaçış’ 13 ay sürdü

Etnik ve dini baskı nedeniyle Çin’in Uygur Özerk Bölgesi’nden kaçtılar. Geride anne-babalarını, çocuklarını bırakanlar oldu. ...

Uygur Türkleri İçin “Yardım Ve Koordinasyon Merkezi” Çalışacak

Kayseri, Çin zulmünden kaçarak gelen Uygur Türkleri için elinden geleni yapıyor. Valilik de bu konuda ...