Anasayfa » Makale ve Analizler » Kanayan Yaramız Doğu Türkistan

Kanayan Yaramız Doğu Türkistan

Uygur Türkleri bugün Komünist Çin’in hâkimiyetinde olan ve M.Ö. 5. yüzyıla kadar uzanan tarihleriyle en eski Türk kavimlerinden biridir ve yerleşik kent yaşamına ilk geçen Türklerdir.

Tarih içinde kendi devletlerini kurmuşlar, Göktürkler ve Moğollara karışmışlar, Manihaizm ve Budizm dinlerinin etkisinde kalmışlar ve sonra Müslüman olmuşlardır. 1865′de Çin’e karşı bağımsızlıklarını kazanmışlarsa da 1877′den sonra Çin’in esaretine girmişler, 1950′de komünist Çin işgaline uğramışlardır. Bugün özerk bölge Sincan Uygurları denilen yerde yaşamakta, istiklal mücadelesi vermektedirler.

Ekim 1949 yılında Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulduğu ilan edilmiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra Çin anayasasında belirlenen “Ulusal Azınlıkların Bölgesel Özerkliği” prensibine dayanarak, Doğu Türkistan’da önce otonom birimler kurulmaya başlanmış, 1954 yılında ilk İli Kazak otonom Oblastı’nın kurulmasıyla birlikte toplam 5 otonom oblast ve 6 otonom nahiye kurulmuştur.

Daha sonra 1 Ekim 1955’te “Sincan-Uygur Özerk Bölgesi” kurulmuştur. Böylece Sincan-Uygur Özerk Bölgesi (Doğu Türkistan) küçük otonom ünitelere parçalanan, otonom eyaletler haline getirilmiştir. Anayasada yer alan “Milli Otonom Kanununa” göre her milletin ulusal otonom bölgeleri, merkezi halk hükümetine bağlı yerel hâkimiyet üniteleri olup, devletin normal yerel idari birimleri gibi çalışmasının yanı sıra Anayasa ve kanunlarda belirlenen otonom birimler, söz konusu bölgelerdeki milletin siyasi, iktisadi ve kültürel özelliklerini, yerel hukuk prensiplerini de belirleyebilir.
Doğu Türkistan’da 1993 yılında Çin hükümeti tarafından yapılan nüfus sayımında, nüfusun 16.052.648 olduğu açıklanmıştır. Bölge nüfusu etnik açıdan çeşitlilik göstermektedir. Bölgenin büyük çoğunluğunu oluşturan Uygurlar, Çin’in Sincan-Uygur Otonom Bölgesi olarak da ifade ettiği Doğu Türkistan’ın yerlileridir. 1993’te Çin hükümeti tarafından yapılan sayıma göre, Doğu Türkistan’daki Müslüman Uygurların nüfusu 7.589.468 olup bölgenin toplam nüfusunun %47’sini oluşturmaktadır. Bölgedeki ikinci büyük çoğunluk, toplam nüfusun %37’sini teşkil eden Han milletidir ve nüfusu 6.036.700’dür (Çin ordusu hariç). Ülkenin üçüncü büyük çoğunluğunu oluşturan millet Kazak Türkleri olup 1.196.416 kişiyle toplam nüfusun %7,3’ünü oluşturmaktadır. Ayrıca, Doğu Türkistan’da 732.294 Hui (Çin Müslümanları), 154.282 Kırgız Türkü, 149.198 Moğol, 36.785 Şibe (Çinli), 36.108 Tacik, 18.856 Mançu, 12.782 Özbek Türkü, 8560 Rus, 5827 Dağur ve 4440 Tatar Türkü yaşamaktadır.
Kanayan yaramız Doğu Türkistan’da Çin baskısı artmakta, baskıdan öte Doğu Türkistan Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşayan Uygur kökenli soydaşlarımıza karşı katliam yapılmaktadır. Yapılanlara da terörle mücadele denmektedir!! Buna da bölgenin ağabeyliğine soyunan ve Türk olmayan Müslüman her topluma yardıma koşan ülkemiz seyirci kalmaktadır.

Doğu Türkistan’ın bu duruma nasıl geldiğini açıklayacak olursak; Han Çinliler sistematik olarak Sincan’a (Doğu Türkistan) göç ettirilmiştir. Kesin olmayan rakamlara göre her gün Sincan’a 1000 Han Çinli’nin yerleştiğinden bahsedilmektedir. Bir zamanlar nüfusun yüzde 93′ü Uygur iken bugün ancak yüzde 47′sini Uygurlar oluşturmakta; hatta Avrupa Doğu Türkistan Birliği adlı sürgünler derneği, Uygur kadınların zorla kısırlaştırıldığını rapor etmektedir. Uluslararası Af Örgütü Amnesty International’in bilgilerine göre ise dini ibadetler sabote edilip, camiler keyfi olarak kapatılırken, dini bayramlar yasaklanıp, Uygur dili okullarda okutulmamaktadır. Çünkü Uygurlar Müslüman.

Çin de, bu azınlığa karşı uyguladığı şiddete dayalı politikasını, en azından 11 Eylül 2001′deki saldırılardan beri “terörle mücadele” ile gerekçelendiriyor. Üstelik bu konuda dışarıdan destek de buluyor. Örneğin Birleşmiş Milletler (BM), New York saldırılarının olduğu yıl East Turkestan Islamic Movement (ETIM) adlı grubu hemen terör örgütleri listesine dahil etmiştir.

İlinden sürülen, dinini yaşaması engellenen, çoğalmasının önüne geçilen bu Ata yadigârlarına karşı yapılanlara dur demenin zamanı geldi de geçmektedir. Mazluma ve mağdura karşı duyarlı bir yapıya sahip olan vatandaşlarımızın bu davaya da sahip çıkmasını arzuluyor ve bekliyoruz.

Sağlıcakla kalın.

“Biz ki Türk’üz, büyüğüz, tarihin al gülüyüz.
Bir karış toprağımız bayraklar kadar aziz.
Palandöken Dağları’ndan bir selam gider
Altay Dağları’ndan gelir sesimiz.”

Haberin Bağlantısı: http://www.karatekin.com.tr/2011/09/30/kanayan-yaramiz-dogu-turkistan/

Hakkında admin

Cevapla

x

Check Also

Doğu Türkistan’da oruç tutan tutuklanıyor

Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Abdulehed Er, yaşanan insanlık dramını gözler önüne ...

Uygurlar yeni baskılarla karşı karşıya

Doğu Türkistan’daki Uygurların yoğun olduğu Kuçar şehrine yeni atanan valinin bölge halkına yoğun baskı uyguladığı ...

“KALBİMİZİN DOĞUSU-DOĞU TÜRKİSTAN” PANELİ

Samsun İnsan Hakları ve İnsani Yardım Hareketi(İHH), Doğu Türkistan duyarlılığını artırmak iÇin Bafra ilçesinde “Kalbimizin ...

Türkiye’nin Doğu Türkistan Çıkmazı

Türkiye-Çin Halk Cumhuriyeti ilişkilerinin akıbeti ne olacak? Türkiye’nin Doğu Türkistan konusundaki tavrı Çin Halk Cumhuriyeti ...

ÖZGÜRLÜK İÇİN TÜRKİYE’YE GELDİLER

Özgürce yaşamak için uzun ve zor bir yolculuk sonrası Kayseri’ye ulaşan Uygur Türkleri Doğu Türkistan’daki ...

Doğu Türkistan’da yeni bir Boraltan faciası yaşanmasın

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TBMM Kürsüsü’nden okuduğu Boraltan Köprüsü ağıtının şairi Murat Darga işte böyle bir ortamda ...

BBP ve Alperen Ocaklarının Doğu Türkistan Basın Açıklaması

Kahramanmaraş BBP ve Alperen Ocaklarının Doğu Türkistan’da  Çin  tarafından yapılan zulümle ilgili olarak bir basın açıklaması ...

‘Zulümden kaçış’ 13 ay sürdü

Etnik ve dini baskı nedeniyle Çin’in Uygur Özerk Bölgesi’nden kaçtılar. Geride anne-babalarını, çocuklarını bırakanlar oldu. ...

Uygur Türkleri İçin “Yardım Ve Koordinasyon Merkezi” Çalışacak

Kayseri, Çin zulmünden kaçarak gelen Uygur Türkleri için elinden geleni yapıyor. Valilik de bu konuda ...