Anasayfa » Makale ve Analizler » Çin’in Orta Asya Politikası

Çin’in Orta Asya Politikası

Tarihte Çin açısından Orta Asya bir Doğu-Batı köprüsüydü, İpek Yolu’nun hinterlandı, güvenlik ve ekonomik çıkarlar alanıydı. Doç Dr Erkin Ekrem, Hacettepe Üniversitesi   –

Orta Asya’yı kontrol altına alabilen Çin hanedanları da büyük güce dönüşmüşlerdi. Bu tarihsel jeopolitik tespit, büyüyen Çin’in, Orta Asya’ya genişleyeceği ya da bir başka deyiş ile Çin’in Orta Asya’yı elinde tutması ise, yükselen Çin’in gücünü pekiştirebilmektedir.

Orta Asya, eski Çin, Hindistan, İran ve Yunan medeniyetleri arasında bulunduğu için İpek Yolu’nun çöküşüne kadar olan tarihte medeniyet sentezi oluşturarak kendine özgü medeniyet yaratmış ve dünya medeniyetine katkılarda bulunmuştu. Orta Asya, tarihte İpek Yolu vesilesiyle çeşitli kültür ve farklı medeniyetleri barındırmış ve aynı zamanda büyük güçlerin ekonomik ve jeopolitik mücadelelerine sahne olmuştu.

Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurucusu Mao Zedong’un ölümünden (9 Eylül 1976) sonra Çin’in ikinci nesil en güçlü lideri Deng Xiaoping Çin’i idare etmeye başlamıştır. 1978 yılından itibaren Çin’de etkisini artıran Deng, Mao döneminde, özellikle Kültür Devrimi’nde tahribata uğrayan Çin ekonomisinin canlandırılması ve Sovyet tehdidine karşı güvenlik sağlayıcı bir dizi reform yapılması kararını almıştı. 1971’den sonra, Sovyetler Birliği’ne karşı ABD ile kurulan stratejik ittifak nispeten Çin’in dış güvenliğini sağlamış durumdaydı. Bu ortam, Çin ekonomisini canlandırmak ve toplumsal refahı yükseltmek için uygun zemini yaratmıştı. Deng’in tespitine göre, dünya çapında bir savaş çıkmayacaktı, ancak bölgesel çatışmalar devam edebilecekti. Çin Deng’ın bu öngörüsüne üzerine modern bir Çin yaratmak için kalkınma stratejisini ortaya koymuştu. 1987’de olgunlaşan bu kalkınma stratejisi, 70 yıllık (1987-2050) Üç Aşamalı Milli Kalkınma Stratejisi olarak kabul edilmişti:

Çin’in söz konusu stratejisinin gerçekleştirmesi için ekonomi kalkınma ve yurtiçi ve yurtdışı istikrar ortamı sağlanması gerekmektedir. Çin’in bu ulusal çıkarları son 30 yıllık ekonomik büyüme mucizesi ve askerî modernizasyonu ile göstermiştir. Çin’in dış politikası da ekonomik kalkınma ile güvenlik ortamını yaratma yönünde geliştirilmiştir. Orta Asya, zengin enerji ve ham maddelerle Çin’in ekonomik kalkınması için kaynak sağlamaktadır; aynı zamanda bir pazar olarak Çin’in ilgisini çekmektedir. Orta Asya, Çin’in Avrasya ve ötesi olan Avrupa’ya ulaşmanın vazgeçilmez bir köprüsüdür. Bu köprü, Çin’i Avrasya’ya bağlayabildiği gibi engelleyebilir de. Güvenlik açısından Orta Asya, Çin’in sınır güvenliğini ilgilendirdiği gibi, Doğu Türkistan’ın istikrarını da etkilemektedir. Doğu Türkistan’ın istikrarsızlığı Tibet ve İç Moğolistan’a zincirleme bir etki yaratabilmektedir. Siyasî yönetim açısından Pekin’e bağlanmış olan Doğu Türkistan, coğrafyasıyla birlikte tarih, dil, din ve diğer toplumsal özellikleri ile Orta Asya ile bir bütündür. Tarihte birçok bölgesel güçleri Orta Asya’da etkin olma için mücadeleler yapılmıştı, bugün de dünyanın önde gelen güçleri Orta Asya’da güç mücadelesi yapmaktadır. Jeopolitik açısından, Çin’in Orta Asya’da etkin olan güçlerle siyasî dengeleri tesis etmesini zorunlu kılmaktadır. Anlaşıldığı gibi, Orta Asya Çin’in ulusal çıkarlarını yakından ve derinden etkilemektedir. Bu bağlamda gerçekleşebilir ve sürdürebilir bir Orta Asya politikası Çin’in ekonomik büyüme ve güvenlik ortamının sağlanması çıkarları için zaruridir.

Orta Asya’nın kaderi, 1991 yılında Sovyetlerin çökmesi ve Sovyetlere bağlı olan Orta Asya’daki Sovyet Sosyalist Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını ilan etmeleri ile değişmiştir. Sovyetlerin çöküşü ile Çin’in yükselişi aynı döneme rastlamış ve Orta Asya’da yaratılan siyasal boşluğa Çin’in yönlenmesine fırsat yaratmıştır. Tarihten beri yükselen güçlerin güvenlik ve ekonomik çıkarları nedeniyle dışa genişlemesi söz konusu olmuştur. Çin’in jeo-stratejik konumu ve ulusal çıkarları gereğiyle dışa genişlemesi, Doğu (Asya Pasifik) ve Batı (Avrasya) olmak üzere iki yönde olmuştur. Çin, kuzeyinde Rusya, güneyinde Hindistan gibi güçler olması nedeniyle nispeten boş alan olan Avrasya ve Asya Pasifik gibi iki bölgeye açılmak zorundadır. Fakat, doğuda Tayvan sorunu ve batıda Doğu Türkistan ile Tibet sorunları ve onun arkasındaki karmaşık ilişkileri, söz konusu genişlemeyi belli ölçüde engellemektedir.

1991 yılından sonra, Sovyetlerin kontrolünden çıkmış olan Orta Asya, son derece savunmasız bir bölge olarak jeo-enerji ve jeo-stratejik açıdan küresel ve bölgesel güçlerin dikkatini çekmeye başlamıştır. Orta Asya, tekrar küresel ve bölgesel güçlerin ilgi odağı hâline gelmiştir. Çin açısından Orta Asya, Çin’in siyasî, güvenlik, enerji ve ekonomik çıkarlarını ilgilendiren bir bölge olarak -tarihte olduğu- gibi çıkarlarına göre kapsamlı politikaları tespit etmiştir. Çin, siyasî açısından bir yandan bağımsızlığa kavuşan Orta Asya devletlerini tanımaya çalışırken, diğer yandan da, Orta Asya’nın tanımını yeniden anlamlandırmaya başlamıştır. Orta Asya’da çıkarları olan Rusya, ABD, AB ve Türkiye, İran, Hindistan hatta Japonya ile Güney Kore gibi diğer güçlerin bölgedeki etkisine karşı bölge ülkelerle ikili ve çok taraflı diplomasisini etkinleştirmektedir. Güvenlik açısından Orta Asya bölgesi, Çin’in Doğu Türkistan bölgesi ile hemhudut olduğu için bir dizi sınır güvenliği müzakereleri başlamış ve bu gelişmeler Şanghay Beşlisi örgütünün doğuşuna sebep olmuştur. Söz konusu örgüt Haziran 2001’de Orta Asya’da bölgesel ekonomi ile güvenlik işbirliğini amaçlanan Şanghay İşbirliği Örgütü’ne dönüşmüştür. Terörle mücadelesi ve ortak askerî tatbikatlar Çin’in Orta Asya güvenlik politikasının araçları olmuştur.

Ekonomik açıdan, Orta Asya’nın enerji dâhil zengin hammaddelerine sahip olmak ve bu bölgeyi bir pazara dönüştürmek için Çin, bölge ülkeleriyle ticarî ve ekonomik işbirliği geliştirmektedir. Orta Asya, Çin’in Batı Bölgeler Kalkınma Projesi’ni ve Avrasya stratejisi olan Asya-Avrupa Köprüsü Projesi’ni (Yeni İpek Yolu Projesi) etkileyen bir bölgedir. Bu bağlamda Çin, Şanghay İşbirliği Örgütü çerçevesinde sınır ticaret anlaşmaları ve bölgesel serbest ticaret anlaşması aracılığı ile ekonomik çıkarlar sağlamaya çalışmaktadır. Ayrıca, Doğu Türkistan’ın kalkınma ve refah düzeyini arttırmakla bu bölgeyi Orta Asya ve Güney Asya’nın çekim merkezine dönüştürmeye gayret göstermektedir. Enerji çıkarları açısından petrol ve doğalgaz arama, işletme ve boru hatları döşeme alanlarında yatırım yapmakla enerji güvenliğini sağlamaktadır.

Yani Çin, Şanghay İşbirliği Örgütü çerçevesinde dış politika, ekonomi ve askeri gibi değişik araçları kullanarak Çin-Orta Asya ilişkilerinin güçlendirilmesine ve bölgede etkin konuma gelmeye karşı bir dizi esnek politikalarını ortaya koymaktadır.

kaynak:zaman

Hakkında admin

Cevapla

x

Check Also

Doğu Türkistan’da oruç tutan tutuklanıyor

Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Abdulehed Er, yaşanan insanlık dramını gözler önüne ...

Uygurlar yeni baskılarla karşı karşıya

Doğu Türkistan’daki Uygurların yoğun olduğu Kuçar şehrine yeni atanan valinin bölge halkına yoğun baskı uyguladığı ...

“KALBİMİZİN DOĞUSU-DOĞU TÜRKİSTAN” PANELİ

Samsun İnsan Hakları ve İnsani Yardım Hareketi(İHH), Doğu Türkistan duyarlılığını artırmak iÇin Bafra ilçesinde “Kalbimizin ...

Türkiye’nin Doğu Türkistan Çıkmazı

Türkiye-Çin Halk Cumhuriyeti ilişkilerinin akıbeti ne olacak? Türkiye’nin Doğu Türkistan konusundaki tavrı Çin Halk Cumhuriyeti ...

ÖZGÜRLÜK İÇİN TÜRKİYE’YE GELDİLER

Özgürce yaşamak için uzun ve zor bir yolculuk sonrası Kayseri’ye ulaşan Uygur Türkleri Doğu Türkistan’daki ...

Doğu Türkistan’da yeni bir Boraltan faciası yaşanmasın

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TBMM Kürsüsü’nden okuduğu Boraltan Köprüsü ağıtının şairi Murat Darga işte böyle bir ortamda ...

BBP ve Alperen Ocaklarının Doğu Türkistan Basın Açıklaması

Kahramanmaraş BBP ve Alperen Ocaklarının Doğu Türkistan’da  Çin  tarafından yapılan zulümle ilgili olarak bir basın açıklaması ...

‘Zulümden kaçış’ 13 ay sürdü

Etnik ve dini baskı nedeniyle Çin’in Uygur Özerk Bölgesi’nden kaçtılar. Geride anne-babalarını, çocuklarını bırakanlar oldu. ...

Uygur Türkleri İçin “Yardım Ve Koordinasyon Merkezi” Çalışacak

Kayseri, Çin zulmünden kaçarak gelen Uygur Türkleri için elinden geleni yapıyor. Valilik de bu konuda ...