Anasayfa » Makale ve Analizler » Doğu Türkistan Türkleri İçin 12 Kasım Günlerinin Önemi

Doğu Türkistan Türkleri İçin 12 Kasım Günlerinin Önemi

12 Kasım günleri Doğu Türkistan Türklerinin kıvanç duydukları günlerdendir. Çünkü bu günler düşman boyunduruğu altında yaşamaktansa istiklal uğrunda şahadet şerbeti içmeyi seve seve tercih eden Doğu Türkistan Türklerinin ebediyete kadar devam edecek sönmez, silinmez şanlı destanlar yazdıkları ve sonunda da iki defa devlet kurarak Türk tarihinin altın sayfalarına not düştükleri günlerdir.

1931 yılının Nisan aylarında Doğu Türkistan’ın en doğu vilayetlerinden olan Kumul’da başlatılan istiklal hareketinin kutlu bir zaferle neticelenmesi sonucunda bu zafer, 12 Kasım 1933 tarihinde Kaşgar’da Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti adı ile bir devlet kurularak ve dünyaya ilan edilerek taçlandırılmıştır. Fakat Orta Asya’nın en önemli bir bölgesinde yer alan bir coğrafyada kurulan yeni bir Türk devletinin varlığından çok rahatsız olan ve endişeye kapılan Rusya, Çin ve İngiltere gibi devletler omuz- omuza vererek bu devleti yıkmak için derhal harekete geçmişler ve sonunda da menfur emellerine ulaşmışlardır.

Daha sonra yine Doğu Türkistan’ın Gulca vilayeti merkez kabul edilerek verilen milli mücadele sonunda zafere erişen Doğu Türkistan Türkleri 12 Kasım 1944 günü yeniden bir devlet daha kurmuşlarsa da bu devlet de ne yazık ki uzun ömürlü olmamış, olamamış ve inkıraza uğramıştır.

O yıllarda cereyan eden savaşların her an dünyadaki dengeleri değiştirdiği, mahrumiyetlerin ve yıpranmışlıkların had safhaya ulaştığı bir dönemde Rusya ve Çin gibi iki büyük emperyalist devletin arasına sıkışmış olan Doğu Türkistan Türklerinin 10 yıl ara ile iki defa devlet kurmuş olması dünya tarihinde eşine az rastlanır takdire şayan hadiselerdendir. Genç Türkiye Cumhuriyeti devleti yeterli imkânlara sahip olmadığından ve henüz dış ilişkilerini rayına oturtma çabası içindeyken Doğu Türkistan devletine gerekli ilgiyi ve desteği sağlayamamıştı. Bu durumdan istifade eden dünyadaki Türk düşmanı devletler Asya’nın kalbinde kurulan bu Türk devletini ortadan kaldırmak için fazla zorlanmadılar. Çünkü Çinliler ile Rusların entrikacılıkları ve kan içicilikleri birleşince onların Doğu Türkistan devletlerini yıkma girişimleri de başarılı olmuştu.

1949 yılından beri hemen her yıl dünyanın birçok ülkelerinde 1933 ve 1944 yıllarında kurulan Doğu Türkistan devletlerinin kuruluş yıldönümleri münasebetiyle çeşitli anma toplantıları ve programlar düzenlenir. Bu toplantılarda günümüze kadar ulaştırılabilen bilgi ve belgeler ışığında devletin kuruluş süreci ve devletin yapısı ile ilgili ayrıntılardan söz edilir. Fakat bu toplantılarda söz konusu Doğu Türkistan devletleri konusunda gerekli araştırmaların yapılması ve bilinmeyen bilgi ve belgelerin gün yüzüne çıkartılması yönünde hiçbir teşebbüste bulunulmaz. Biliyoruz ki, bu devletlerin kuruluşuna giden yolda geçirilen safhalar, yapılan silahlı mücadeleler ve söz konusu devletlerin askeri, siyasi, uluslararası ilişkiler bağlamındaki belge, bilgi ve kayıtlarının büyük çoğunluğu mükerrer Çin işgalleri sırasında ve sonrasında Çinliler tarafından imha edilmişlerdir.

Şunu da biliyoruz ki, o yıllarda Çin ile Rusya arasında Doğu Türkistan merkezli çıkar ilişkilerine dayanan birçok anlaşmalar siyasi ve askeri münasebetler kurulmuş ve zaman içerisinde de bu iki emperyalist devlet defalarca sıcak savaşın eşiğinden dönmüşlerdir. Dolayısıyla da Doğu Türkistan’da kurulan bu devletler ile ilgili olarak çok önemli bilgi ve belgelerin Rus devlet arşivlerinde günü geldiğinde Çin’e karşı birer koz olarak kullanılmak üzere muhafaza edilmekte olduğu kuvvetle muhtemeldir. Bazı devleler milyonlarca yıl öncesinde yaşadıkları iddia edilen hayvan fosillerinin ortaya çıkartılması uğrunda astronomik bütçeler ayırarak birçok bilim adamlarını seferber etmektedirler. Her fırsatta insan haklarından söz eden bu devletlerin Doğu Türkistan’da kurulmuş olduğu bilinen devletler ile ilgili olarak da ciddi araştırmalar yaptırmalarını insan hakları adına istiyor ve böylece dünyadaki insan hakları havarisi devletleri savunduklarını ileri sürdükleri değerler konusunda samimiyet testine tabi tutuyoruz.

Devlet kurmaktan, devleti yaşatmanın ve muhafaza etmenin daha zor olduğu gerçeğinin bilinci içerisinde yakın tarihimizde kurulan ama verilen olağanüstü mücadelelere rağmen yaşatma imkânı kalmayan bu Doğu Türkistan devletleri ebediyen bir iftihar kaynağı olarak nesiller boyu hatırlanacaktır.

Hakkında admin

Cevapla

x

Check Also

Doğu Türkistan’da oruç tutan tutuklanıyor

Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Abdulehed Er, yaşanan insanlık dramını gözler önüne ...

Uygurlar yeni baskılarla karşı karşıya

Doğu Türkistan’daki Uygurların yoğun olduğu Kuçar şehrine yeni atanan valinin bölge halkına yoğun baskı uyguladığı ...

“KALBİMİZİN DOĞUSU-DOĞU TÜRKİSTAN” PANELİ

Samsun İnsan Hakları ve İnsani Yardım Hareketi(İHH), Doğu Türkistan duyarlılığını artırmak iÇin Bafra ilçesinde “Kalbimizin ...

Türkiye’nin Doğu Türkistan Çıkmazı

Türkiye-Çin Halk Cumhuriyeti ilişkilerinin akıbeti ne olacak? Türkiye’nin Doğu Türkistan konusundaki tavrı Çin Halk Cumhuriyeti ...

ÖZGÜRLÜK İÇİN TÜRKİYE’YE GELDİLER

Özgürce yaşamak için uzun ve zor bir yolculuk sonrası Kayseri’ye ulaşan Uygur Türkleri Doğu Türkistan’daki ...

Doğu Türkistan’da yeni bir Boraltan faciası yaşanmasın

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TBMM Kürsüsü’nden okuduğu Boraltan Köprüsü ağıtının şairi Murat Darga işte böyle bir ortamda ...

BBP ve Alperen Ocaklarının Doğu Türkistan Basın Açıklaması

Kahramanmaraş BBP ve Alperen Ocaklarının Doğu Türkistan’da  Çin  tarafından yapılan zulümle ilgili olarak bir basın açıklaması ...

‘Zulümden kaçış’ 13 ay sürdü

Etnik ve dini baskı nedeniyle Çin’in Uygur Özerk Bölgesi’nden kaçtılar. Geride anne-babalarını, çocuklarını bırakanlar oldu. ...

Uygur Türkleri İçin “Yardım Ve Koordinasyon Merkezi” Çalışacak

Kayseri, Çin zulmünden kaçarak gelen Uygur Türkleri için elinden geleni yapıyor. Valilik de bu konuda ...