Anasayfa » Haberler » Rusya ve Çin, ‘Siber Uzay Konferası’na Karşı

Rusya ve Çin, ‘Siber Uzay Konferası’na Karşı

NATO Siber Savunma ve Karşı Tedbirler Birimi Başkanı Süleyman Anıl, internetgüvenliğinin geleceğinin tartışıldığı konferansta Rusya ve Çin‘in etkileriyle katılımın azaldığını savundu.

İngiltere‘nin başkenti Londra’da gerçekleştirilen ‘Siber Uzay’ konferasına katılan tek Türk yetkili olan NATO Siber Savunma ve Karşı Tedbirler Birimi Başkanı Süleyman Anıl, internet güvenliğiningeleceğinin tartışıldığı konferanstaRusya ve Çin‘in etkileriyle katılımın azaldığını savundu.

Westminister’daki Queen Elizabett Hall’da 1-2 Ekim tarihleri arasında düzenlenen ‘Siber Uzay Konferası’na katılan tek NATO Siber Savunma ve Karşı Tedbirler Birimi Başkanı Süleyman Anıl, siber saldırıları ve saldırıları gerçekleştirenlerin amacını “bilgi çalmak” ve “müdahale etmek” olarak nitelendirdi. Bir sonrakikonferansların Macaristan ve Güney Kore‘de yapılması yönünde karar alındığını belirten Anıl,Türkiye‘nin tarihi bir fırsatı kaçırdığını ifade etti. Konferansın çok önemli olduğuna dikkati çeken Anıl, “NATO Genel Sekreteri de resmi olarak davet edilmişti ancak, kendisi gelemedi. Üç kişilik bir delegasyon yolladı. Benim çalıştığım bölüm başkanı Büyükelçi, Siber Güvenlik Birimi’nin başı olarak ben ve SHAPE’den Alman bir general arkadaşla birlikte buradayız. NATO delegasyonu olarak” dedi.

Anil, “NATO‘da ‘siber uzay’ la ilgili nasıl bir çalışma yapıyorsunuz?” sorusunu, “Benim bulunduğum birimin esas görevi, NATO‘nun Brüksel’deki karargahında, NATO‘nun siber güvenlikle ilgili ilkelerini, stratejilerinive eylem planlarını hazırlamak. Bunları hazırlıyoruz ve daha sonra dökümanlar ülkelerin onayına sunuluyor. Ülkelerim onayından sonra biz onları uygulamaya başlıyoruz. Haziran ayındaki savunma bakanları toplantısında onaylanmıştı. Eylem planını biz yaz boyunca çalıştık. Detaylı bir versiyonu var. Şu an da bu eylem planı üzerinde çalışıyoruz” diye yanıtladı.

Anıl, Konferansta konuşulanlar ve alınan kararların hakkında şu bilgiyi verdi:

“Konferans gerçekten önemli. Zaten katılımcılarda bu konferansın önemli bir sürecin başlangıcı olarak görüyor ve kabul ediyorlar. Bir sonraki konferanslar şimdiden belli oldu. 2012’de Macaristan‘da, 2013’de ise Güney Kore‘de olacak. Konferanslar arasında değişik çalışmalar olacak. OAC ve Birleşmiş Milletleraltında. Bunlar direk birbiriyle resmi olarak ilgili değil amabirbiriyle bağlantılı. Esas amacı da sedece sibergüvenlik değil, siber uzayla ilgili genel prenspleri, devletlerin, sivil kuruluşların ve özel sektörün ne tipprensiplerde, temel kurallarda ortak çalışmalar gerekli. Bu kurallar derken bunlar bağlayıcı değil ilk başta. Temel çerçevede ortak noktada bulunmak. Bildiğiniz gibi siber uzay artık hayatımızı yönetiyor. Arap Baharı’ndan başlayıp, Milli ve ulusal güvenlik sorunlarında. Sosyal medya ve ekonomi gibi her alandahayatımızı yönetiyor. Ancak uluslararası anlaşılmış temel prensipler falan yok. Ondan dolayı da çok büyük güvenlik sorunları var. Bu temel prensipler belli olduktan sonra bunun güvenlik kısmı da olacak.Daha uluslararası çapta daha uygun daha düzenli çalışma başlatılabilir.”

Konferansın, prensipleri belirlemek için bir başlangıç olduğunu kaydeden Anıl, “Tabi bu prensipler konuşulurken şu anda ki problemrinde konuşulması kaçınılmaz. Mevcut problem nedir ve onlar nasıl şey yapılabilir. Çok iyi bir katılım var. Sayın Clinton‘da katılacaktı ama annesi vefat ettiği için son anda iptal etti. Onun yerine ABD Başkan Yardımcısı Biden katıldı. Video konferansla ve çok önemli bir konuşma yaptı. Devlet başkanları var. Estonya Devlet Başkanı burada. Bir çok ülkeden devlet bakanı düzeyinde katılım var” dedi.

Anıl, “Bu konferansın Türkiye için önemini nedir? İngiltere de bu konuda ciddi çalışmalar yürütüyor. Aynı çalışmalar Türkiye‘de de var mı? Türkiye için tehdit sözkonusu mu? sorularını, “Tehdit büyük ama bu konferans sadece güvenlikle ilgili değil. Zaten ana temalardan bir tanesi “umutlar ve korkular.” Zaten esas asas amaç internetin veya siber uzayın önümüze koyduğu şimdiye kadar görülmemiş fırsatları değerlendirebilmek. Onunla ilgili temel kuralları yapmak ama, tabi o değerlendirmeyi yapabilmek için de siber uzayın güvenli bir ortam olması lazım. Dolayısıyla güvenlik bu tartışmanın bir parçası ama konferansın esas teması değil. Genel olarak siber uzayla ilgili her türlü konuyu konuşmak. Bu konferans bütün dünya için çok önemli. Eminim Türkiye‘deki arkadaşlar takip ediyorlardır. Belki de burdalar ve benim haberim yok. Katılım düzeyi çok yüksek ve bu devam edecek. Ben şahsen bir sonraki konferansınMacaristan yerine İstanbul’da olmasını. Tabi çok güzel bir mesaj olurdu” diye cevaplandırdı. Anıl, konferansta herhangi bir karar alınmadığını da söyledi.

Konferansın NATO için önemine de değinen Anıl, “NATO için önemi çok büyük. Bahsettiğim bu eylem planıyla ilgili NATO ülkeleriyle, 28 ülkeyle beraber çalışıyoruz. Hem de NATO‘nun dayanışma ülkeleri var. Hatta buradan Viyana’ya geçeceğiz bu konuyu konuşmak için. Yani güvenlik kapsamında NATO, şu anda uluslararası alanda en hazırlıklı olan organizayon. 2000’lerden beri. Bir ilke ve eylem planı hazırlayan tek uluslararası organizayon. Tabi NATO‘nun geçmiş güvenlik, birikimi ve kültürü bu konuda çok yardımcı.NATO bu konuda sadece üye ülkelere korumakla, yardım etmekle değil, daha büyük rol de alabilir ancak, bu üye ülkelerin onayına bağlı” dedi.

Konferansta çok ilginç iki aktivist olduğunu belirten Anıl, şöyle konuştu:

“Biri Yemen’den di. Biri bayan diğeri erkekti. İkisinin de fikirleri çok önemli. Onların yaklaşımları ‘daha fazla özgürlük sağlanırsa internet kendi kendisini geliştirir. Çok fazla kural koymaya gerek yok. Zaten çok fazla kural koyma diye bir yaklaşımda yok. Ama bir balans yapılması lazım. Aktivist arkadaşların yorumları çok ilginçti. İnternetin özellikle katı rejimlere karşı nasıl önemli, özgürlükler için bir araç olduğunu göstermek açısından. İyi bir endistrü katılımı var. Özellikle büyük şirketlerin. Onların yaklaşımları da ticari amaçtan çok uzak gibi gözüküyor. Çünkü onlarda inanıyorlar. İnternetin gelişimi yavaşlarsa ticari çok büyük zararları da var. Endüstriye de çok büyük zararları olacak. Onu gözlemlemekte ilginçti ama güvenlik açısından bizim yeni gördüğümüz birşey yok. İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, Çin‘e bu konuda bazı uyarılarda bulundu. Neydi bu uyarılar? “Evet, aslında çok fazla isim vermeden bunun içinde biraz Rusya‘da dahil.Rusya ve Çin‘in Eylül ayı içerisinde bu konuda Birleşmiş Milletler‘e yeni bir öneride bulunduğunu belki takip etmişsinizdir. Bu bizim için süprizdi. Tam anlayamamıştık. Rusya ve Çin, bu konferansı etkilemek için o teklifi sunmuş. Şu anda Batı dünyasında iki ayrı görüş var. Batı ülkelerinin çoğunun öne çıkardığı internette ‘kısıtlama olmaması, herkese açık bilgi akışının sınırlanmadan yapılması. İnternetin yönetiminin herkesin katılımıyla yapılması. Rusya ve Çin‘in kaygıları daha çok internetin devletlere zarar verebilecek boyutlara ulaşması, bilgi akışının ulaşabilme ihtimali ve bunun da önüne geçilebilmesi için de kısıtlayıcı tedbirler internete konulması gerektiği. Bu tabi demokrasi ve temel değerlere aykırı.”

(Doğan Haber Ajansı) 06.11.2011 20:15 [3110992]

Hakkında admin

Cevapla