Anasayfa » Makale ve Analizler » Milli Ayaklanma ve Üçüncü Doğu Türkistan Cumhuriyeti

Milli Ayaklanma ve Üçüncü Doğu Türkistan Cumhuriyeti

Bahsi geçtiği üzere, ister Rus ister Çin baskısı olsun, Doğu Türkistan halkı, yıllardır üzerinde hissettiği baskıyı artık taşıyamayacak noktaya gelmişti. Önde gelen aydınlar, İli’de Ali Han Töre önderliğinde toplanmaktaydılar, fakat bir devlet kurmaları halinde bunun, Hoca Niyaz ile yaşanan acı tecrübeye dönüşmesini istemiyorlardı. 

Bahsi geçtiği üzere, ister Rus ister Çin baskısı olsun, Doğu Türkistan halkı, yıllardır üzerinde hissettiği baskıyı artık taşıyamayacak noktaya gelmişti. Önde gelen aydınlar, İli’de Ali Han Töre önderliğinde toplanmaktaydılar, fakat bir devlet kurmaları halinde bunun, Hoca Niyaz ile yaşanan acı tecrübeye dönüşmesini istemiyorlardı.

İli’deki konsolosluğu sayesinde bütün olan bitenden haberdar olan Rus yönetimi, hem Çin’den intikam almak için, hem de Doğu Türkistan’ın İkinci Dünya Savaşı’nda sahip olduğu stratejik önemi dolayısıyla yeni bir ayaklanmaya destek vereceğini ilan etmiştir.

1940 yılında Mehmet Emin Buğra, İsa Yusuf Alptekin ve Mesut Sabri, fikirde ve işte birlik esası ile bir araya gelmişlerdir. Mesut Sabri, mücadelenin eğitim ile olabileceğine inanırken Mehmet Emin Buğra’ya göre vatanı kurtarmanın yolu silahlı mücadeleden geçmekteydi. İsa Yusuf Alptekin ise Doğu Türkistan için en iyi geleceğin siyasi mücadele yoluyla inşa edilebileceğine inanmaktaydı. Buna rağmen, tarihe “üç efendi” olarak geçen bu isimler, aşağıda da bahsedileceği gibi ‘46 sonrası dönemde 1948 senesinde yeni ve farklı bakış açılarını aynı program içerisinde birleştirip yeni bir hükümet kurmuşlardır.

Netice itibariyle 21 Eylül 1944’de İli’deki Müslüman Türkler, Ali Han Töre’nin liderliğinde milliyetçi Çin’e karşı ayaklanmışlar ve 7 Kasım 1944 tarihinde de yeni Doğu Türkistan Cumhuriyeti’ni ilan etmişlerdir.

Ancak Türkistan halkı bir kez daha Rusların ihanetiyle karşı karşıya kalmıştır. Hükümetin kurulmasının üstünden daha bir yıl geçmeden Rusya, çeşitli diplomatik oyunlarla hem Türkistan liderlerini kandırarak, hem de Çin hükümetini yanına çekerek Doğu Türkistan hükümetine, görünüşte özgürlük yanlısı, fakat aslında kendisini Çin’e bağlayan anlaşmalar imzalatmıştır. 1946 yılında bu anlaşmalar gereğince önceki hükümet lağvedilip yerine yeni bir karma hükümet kurulmuştur. Bu hükümette de Mesut Sabri, Mehmet Emin Buğra, İsa Yusuf Alptekin gibi isimler görev almıştır. Görevliler arasında yer alan Ali Han Töre ise daha sonra bir komplo ile Ruslar tarafından kaçırılmıştır.

Karma hükümetin başına en son Çin yanlısı Burhan Şehidi geçmiştir. Doğu Türkistanlılar bir türlü kendi kaderlerini tayin etme hakkına sahip olamamışlardır. Komünist Rus ve Çin yönetimlerinin, Doğu Türkistan üzerinde hazırladığı gizli planlar arasında General Tao’nun Türkistan’ı kayıtsız şartsız komünist Çin’e teslim etmesi vardı. Bunun haber alınması karşısında büyük tepki gösteren Doğu Türkistan halkı ile milliyetçi Çinliler, bu uğurda beraber hareket etmeye, Tao ve Burhan Şehidi gibi hain ilan edilen kişileri idam etmeye karar verdikleri halde, Çinli komutanlardan biri alınan kararlara ihanet etmiş ve Tao’yu Türkistanlılar ile milliyetçi Çinlilerin ortak girişimlerinden gizlice haberdar etmiştir. Bunun üzerine Tao, ayaklanmanın önüne geçmiştir ve hareketin hem Türkistanlı hem de Çinli öncüleri, ülke dışına kaçmak zorunda kalmışlardır.

 

 

 

 

 

 

 

 

Hakkında admin

Cevapla