Anasayfa » Makale ve Analizler » Çin Zulmü Altında İnleyen Doğu Türkistan

Çin Zulmü Altında İnleyen Doğu Türkistan

“Doğu Türkistan olmasa, Çin bir gün bile ayakta duramaz.Doğu Türkistan gerçek bir hazinedir. 410 bin 790 km karelik petrol yataklarında 8.2 milyar ton ham petrol, 2,5 milyon metre küp doğalgazı ile S. Arabistan’dan daha zengindir.”
İmparatorluk kuran Hunlar’a, Göktürkler’e, Karahanlılar’a, Karluklar’a, Uygurlar’a ve Moğollar’a ve irili ufaklı çeşitli bağımsız Türk Devletleri’ne merkez olan: İslam dinine ve Türk kültürüne büyük hizmetler yapan ” çok sayıda mümtaz şahsiyetler yetiştiren ve bugünkü Türkler’in ilk ana vatanı olan Doğu Türkistan, Çin zulmü altında inlerken, Türk ve İslam Dünyası adeta bu 40 milyonluk çilekeş Müslüman Türkleri unutmuş durumdadır. Tarih boyunca Türk Dünyası’nın en medeni, en kültürlü ve en mert topluluğu olarak bilinen Doğu Türkistanlı Müslüman Türkler, kendi öz vatanında parya, köle ve esir muamelesi görmektedirler.
Asya’nın merkezinde 9 ülke (Çin-Moğolistan-Kazakistan-Kırgızistan-Tacikistan-Afganistan-Pakistan-Hindistan ve Tibet) arasında yer alan jeopolitik, stratejik durumu, fiziki coğrafyası, şanlı tarihi, etnik yapısı, kültürü ve yeraltı-yerüstü zenginlikleriyle Türk Dünyası’nın kalbi durumundadır.Ama maalesef esaret altında kalan ve en büyük soykırım ve zulme maruz kalan tek ülkedir.Doğu Türkistan’sız Türk Dünyası düşünülemez.
Çağdışı metotlar ve zulümle idare edilen ve devrini tamamlamış ilkel Çin İmparatorluğu da yakında yıkılacaktır.Çin Bilimler Akademisi tarafından hazırlanan 89 sayfalık raporda, gerekli tedbirler alınmadığı takdirde Çin’in dağılacağı ifade edilmektedir.Raporda:”Güçlü adam Deng’in ölümü ile, Yugoslavya’da Tito’dan sonrakine benzer bir durum ortaya çıkabilir.Deng’in ölümünü takip eden bir kaç yıl içinde en geç 10-20 yıl sonra ülke önce ekonomik bir çöküntüye uğrayacak, ardından da siyasi parçalanma ve bölünme gelecektir…” görüşü yer almaktadır.
Doğu Türkistan, Tibet, Mançurya, Gonhov ve Guardurg bağımsızlık hareketi hızlanmıştır. Tarih boyunca dünyada hiçbir ülke Çinliler kadar soykırımda aşın gitmemişlerdir.Hiçbir ülkede asimle edilemeyen Yahudileri bile Çinlileştirmişlerdir.Çin, şu anda Türk Dünyası için en büyük tehlikedir. Çin, Doğu Türkistan gibi Orta Asya Türk Cumhuriyetlerini işgal için gizli hazırlıklar içindedir. 250 milyonluk Slav ve 1 milyarlık Çin tehlikesine karşı, Türk Dünyası bütünleşmeye mahkumdur.
Doğu Türkistan davası, bütün Türk Dünyası’nın davasıdır.Doğu Türkistan kurtulmadan; Türk Dünyası’nın kurtulduğundan bahsedilemez.
Türk Yurdu (Türkistan), sömürgeci Rusya, Çin ve Hıristiyan Batı tarafından üçe bölünmüştür. Batı Türkistan (Türkmenistan, Kırgızistan, Tacikistan, Kazakistan ve Özbekistan) kısmen de olsa hürriyetlerine kavuşmuştur. Doğu Türkistan, Çin işgali altındadır. Güney Türkistan, Afganistan sınırlan içindedir. Dünya’nın hiçbir bölge ve ülkesinde Doğu Türkistan’da olduğu gibi asırlarca süren bir bağımsızlık savaşına rastlamak mümkün değildir.Ama Doğu Türkistanlılar, asırlarca Türk ve İslam Dünyası tarafından yalnız bırakılarak bu ilgisizlik sebebiyle Çin esareti altında ezildiler.Çin esareti altındaki Budist Tibet’in durumu son 10 yıl içinde 3 defa Birleşmiş Milletler gündemine getirildiği halde; Çin’i kırmamak uğruna Doğu Türkistan’a hiç kimse sahip çıkmamıştır. Ama zalimin hasmı Allah’ü Teala’dır (C.C.) Çin de bir gün yıkılacak ve dağılacak, Doğu Türkistan bağımsızlığına kavuşacaktır.
90′nı aşkın yaşına rağmen manen, aklen fevkalade genç ve bedenen dinç olan İsa Yusuf Alptekin Bey (Doğu Türkistan Devletinin Sabık Genel Sekreteri) hayatını Doğu Türkistan’a ve bütün Türk Dünyası’na vakfetmiştir.Yıllardır Türk Dünyası’nın ve Doğu Türkistan’ın kurtuluşu için mücadele vermiştir.Dünya kamuoyuna unutturulan ve gözlerden saklanan Doğu Türkistan’ı dünya kamuoyuna tanıtmak için olağanüstü faaliyet göstermiş bir milli kahramandır. Hayatının tek hedefi Rıza-i İlahi olup, esaret altında mahkum ve sahipsiz Doğu Türkistan’ın Çin esaretinden kurtulmasını sağlamak için her türlü gayreti sarf etmiştir.Yalnız Türkiye’de değil, dünyanın her köşesinde lider ve politikacılara Doğu Türkistan meselesini anlatmak için bütün dünyayı dolaşmıştır.
Doğu Türkistan; M.Ö. 210 yılından M.S. 1218′e kadar 1428 yıl bağımsız Türk İmparatorlukları’nın ve devletlerinin merkezi idi. 1218-1679 arasında ise 461 yıl Cengiz ve Çağatay sülalesine ismen bağlı fakat bağımsız Türk Devleti olarak varlığını devam ettirdi. Çin’e 1644 yılında Mançu sülalesi hakim olunca, Doğu Türkistan’a Çift saldırıları başladı. Çin’e 1644-1911 arasında hakim olan Mançu sülalesi, Çin sarayında bulunan İngiliz danışmanlarının kuklası idiler. İngilizlerin Türk ve İslam düşmanlığını en pahalı bir şekilde ödeyen Doğu Türkistan’a saldırmaya başladı. Bitmek bilmeyen bu saldırılar neticesi 1760′da Doğu Türkistan tamamen Çin işgali altına girdi. 1760-1869 arasında 103 sene Mançu Hanedan’ına karşı çok büyük 9 ayaklanma oldu. 3 ayaklanmada Doğu Türkistan’daki işgalci Çin ordusu tamamen imha edildi. 1862 de Doğu Türkistan bağımsız oldu. Ama Cungarya ile Kalmuk Türk Devletleri’nin arasındaki mücadele Çin işgal ve saldırılarını kolaylaştırdı.
Doğu Türkistanlı Müslüman Türkler, 1757 den bu yana 200 den fazla silahlı ayaklanmada bulundular. İngilizler’in teşviki ile 1878-1911 arasında Çinliler Doğu Türkistan’ı işgalle yetinmeyip asimilasyon politikası ile Çinlileştirmeye çalıştılar. 1911 ‘den sonra biraz nefes aldılarsa da 1949 da Stalin, Doğu Türkistan’ı Mao’ya hediye ederek, 12 Kasım 1933 te bağımsız olan Doğu Türkistan’ın işgali ile tarihinin en korkunç soykırımı başladı. Şu anda Doğu Türkistan Çin’in imha ve asimile politikası ile karşı karşıyadır. Müstemleke tarihinde hiçbir ülke Doğu Türkistan kadar zulüm, baskı, katliam, soykırım ve asimilasyona maruz kalmamıştır. Doğu Türkistan bir açık hava hapishanesidir. Bu ülkeye turist ve gazetecilerin girmesi yasaktır. Hatta telefonlar dış dünyaya kesiktir. Dini eğitim ve İbadet kesin olarak yasak olup, yapanların cezası ölümdür. Başkent Urümçi, Kaşgar ve diğer şehirler yasak şehirlerdir.Doğu Türkistan’a gizli olarak giren Washington Times’in 30.12.1985 tarihli sayısında Kaşgar’ı ziyaret eden bir gazetecinin haber ve yorumlarında Doğu Türkistanlı Müslüman Türkler’e ait şu satırlar aynen yer alır;
“Doğu Türkistan’a hergün 7 bin Çinli göçmen geliyor.Doğu Türkistan’da, ekonomi ve politikayı yalnız Çinliler idare ediyorlar.Sanayi ve tarımdaki bütün işçiler Çinli’dirler.Uygurlar ve diğer Türkler ise işsizdir.Çinliler, en modern evlerde ve lüks içinde yaşarken, çoğumuz sokaklarda yatıp kalkıyoruz.Biz perişan, onlar ise rahat bir hayat sürüyor.Doğu Türkistan’da doğup büyüyen Çinliler bile Uygurca bitmiyor.Bizi ise, Çince Öğrenmeye zorluyorlar. Durumumuz çok kötü. Pek çok kişi milli ve manevi değerlerini unuttu.Şu anda kendi vatanımızda yabancı ve köle gibiyiz…”
“Türk dili üzerinde büyük tahribat yapıldı.Türkçe kelimeler yerine Çince kullanmaya mecbur ediliyoruz.Çinli kızlarla evlenenlere köyden şehire göç ve iş imkanı vererek ve ayrıca 400 dolar (Çin için servet sayılır) vererek Çinlileştiriyorlar.Doğan çocukları ise, Komünist Partisi nezaretinde Çinli gibi yetiştiriyorlar.Doğu Türkistan, 30-40 milyon şöyle dursun 400 milyonu besleyebilir.Türkler’e karşı doğum kontrolü tatbik ediyorlar.Böylece Türkler’in nüfusunu azaltıyorlar.Doğu Türkistan’da, 40 milyona yaklaşan Türk’e karşın 20 milyon Çinli yerleştirdiler.Yeni hedef Doğu Türkistan’a 100 milyon Çinli yerleştirerek Türkleri azınlığa düşürmektir.”
Ayrıca I953′te Doğu Türkistan’ın yüzde 80′ni Türk iken bugün Türkler’in sayısı yüzde 40′a yaklaşmıştır. Nükleer denemelerle Türklerin doğan çocukları sakat doğmaktadır. (Aynı şey Kazakistan’da da mevcuttur.)1952 yılında Çin’de eğitim seviyesi en yüksek Doğu Türkistan iken bu gün en geri durumdadır. Türkler’in tahsili her çareye başvurularak önlenmektedir.
Doğu Türkistan olmasa, Çin bir gün bile ayakta duramaz.Doğu Türkistan gerçek bir hazinedir.410 bin 790 km karelik petrol yataklarında 8.2 milyar ton ham petrol, 2,5 milyon metre küp doğalgazı ile S. Arabistan’dan daha zengindir.Sadece Doğu Türkistan’ın “Tarım” isimli bölgesinde, 74 milyar varil petrol rezervi mevcuttur.Bundan, Cungar ve Turfan bölgelerindeki zengin petrol yatakları hariçtir. Halbuki Çin’in kendi petrol rezervi 24 milyar varildir.Ve Çin’in yüzde 40 petrolünün çıkarıldığı Dağ’ın Shınlı bölgesindeki petrol bitmek üzeredir. Çin, Doğu Türkistan petrolünü pazarlamak İçin Japonya ile Ölüm Çölü (Taklamakan Çölü) üzerinde 280 km. uzunluğunda 8 metre genişliğinde oto yol ile; 5 bin km uzunluğunda petrol boru hattı inşa etmektedir.Çin’deki 162 madenden 122′si Doğu Türkistan’da dır. (% 75.3) Doğu Türkistan’daki kömür rezervi 1 trilyon 28 milyar tondur. 100 den fazla göldeki tuz ise Çin’e 200 yıl yeter.Çin’in otlak ve merasının yüzde 23′ü 50 milyon hektar Doğu Türkistan’dadır.100 bin hektarlık bahçelerde 900 çeşit meyve yetişir.Cungar ili ve Altay’da zengin altın yatakları vardır.Evet bu zengin ülkenin sahipleri aç, perişan ve mekanları sokaktır.
 M. Necati Özfatura

Hakkında admin

Cevapla