Anasayfa » Makale ve Analizler » Çin – Hindistan Enerji yarışı

Çin – Hindistan Enerji yarışı

Türkistan bölgesindeki enerji kaynaklarına ilişkin gelişmeler her geçen gün yeni bir ivme kazanıyor. Hazar Denizi ve havzasındaki zenginlikler etrafında dönen üstünlük mücadelesi yalnızca ABD ve Rusya Federasyonu arasında değil, orta ve uzun vadede küresel güç olabilme potansiyeline sahip Çin ve Hindistan için de önemli bir gündem maddesi. Bu iki Asyalı, dev ekonomileri ve nüfuslarıyla, dünya ekonomisinin en önemli dinamikleri arasına yer almaktadır. Komşu iki gücün bu denli büyük üretim kapasitesine ulaşmaları, sanayilerinin yalnız ülkelerinin değil, dünyanın ihtiyaçlarını karşılayan birer çark haline gelmesiyle, enerjiye duydukları ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Ancak, bu iki ülkenin enerji rezervleri ve üretimleriyle tüketimleri arasındaki dengesizlik ve her iki gücün de enerjiye aşırı ihtiyaç duymaları, hemen yanı başlarındaki Türkistan bölgesine gözlerini dikmelerine yol açmaktadır. Bölge, enerji ve maden kaynaklarıyla adeta bir “hammadde denizi”ne benzemekte, bu manzara petrol ve doğalgaza susamış Çinli ve Hintlileri bölgede dev yatırımlar yapmaya itmektedir. Bu iki Asya devi, orta ve uzun vadede sıkıntı yaşayacakları muhtemel olan enerji temini konusunda Türkistan ülkeleriyle yakın ilişkiler geliştirme çabasındadır.

Pekin Petrolsüzlükle Mücadelede
Çin’in 2004 yılı istatistiklerinde, satınalma gücü paritesine göre hesaplanmış gayri safi yurt içi hasılası 7.262 trilyon Dolar olarak açıklanmıştır. Gayri safi yurt içi hasılasının sektörlere göre dağılımı ise, tarım % 13.8, sanayi ve inşaat % 52.9, hizmetler % 33.3 olarak belirtilmiştir. Sanayinin ekonomisinde bu denli itici güç olduğu bir ülkenin günlük milyonlarca varil petrol açığı olması, ülke açısından önemli bir dışa bağımlılık yaratmaktadır. Bu noktada Çin’in petrolle ilgili bir başka sıkıntısı daha gündeme gelmektedir. Sanayinin başat bir role sahip olduğu ülkede, elektrik üretiminin de % 80.2 oranında petrolle gerçekleştiriliyor olması Çin için petrolün önemini bir kat daha artırmaktadır. Çin’in petrole karşı olan bu bağımlılığının, ABD gibi rakiplerinin hakimiyeti altındaki enerji kaynaklarına olması da başlı başına bir başka sorundur. “ABD’nin, petrol fiyatlarının bu denli yükselmesine göz yummasının nedenlerinden bir tanesinin de, orta ve uzun vadede başlıca rakibi olabilecek Çin’in, bu zaafından yararlanmak istemesi olabilir mi?” sorusu akıllara gelmektedir. Dev Amerikan petrol şirketlerinin bu politikada doğrultusunda elde ettikleri karlar da göz ardı edilmemelidir. Günde 6.7 milyon varil petrol tüketen Çin’in, ABD’nin Irak savaşına bu denli karşı çıkmasının altında yatan nedenlerden birinin de, petrol konusundaki sıkıntıları olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla ABD’nin Irak’a yerleşmesinin ardından, enerji ithalatının % 55-60’ını Orta Doğu bölgesinden gerçekleştiren Çin’in, Türkistan enerjisine yönelik daha somut adımlar atmaya başlaması, Kazakistan’la ilişkilerini geliştirerek kaynak çeşitliliği yaratma çabası anlaşılabilir bir durumdur.

Çin ve Kazakistan arasında, 1997 yılından itibaren gündemlerine almış oldukları 3 bin km uzunluğundaki petrol boru hattı projesi, Çin’in bölgedeki en önemli girişimidir. 2004 yılında projenin ikinci etabına yönelik yapılan anlaşmalarla inşası hız kazanan boru hattının 2005 yılı sonlarına doğru tamamlanacağı ifade edilmektedir. Bu hattan 2006 yılından itibaren yılda 10 milyon ton petrol temin edecek olan Çin, 2004 yılı istatistiklerine göre günlük 3.1 milyon varil olan petrol açığını kapatmak adına önemli bir kaynak edinecektir.

Yeni Delhi’de de Aynı Dert
Hindistan’ın petrol konusunda içerisinde bulunduğu durum Çin’le benzerlikler göstermektedir. Her iki ülkenin ithalat kalemlerine bakıldığında petrol ve türevleri ilk sıralardadır. Yeni Delhi 2004 yılı rakamlarıyla günlük 819 bin varil petrol üretirken, 2.55 milyon varil tüketmektedir. Dolayısıyla günlük 1.7 milyon varil petrol açığı bulunan Hindistan’ın da enerjiyle ilgili sorunları Çin’inkinden pek faklı görünmemektedir. 2004 istatistiklerinde satınalma gücü paritesine göre hesaplanmış gayri safi yurt içi hasılası 3.319 trilyon Dolar olarak açıklanan Hindistan’da, bu miktarın sektörlere göre dağılımı ise şöyledir: tarım % 23.6, sanayi % 28.4, hizmetler % 48. Sanayinin, ekoniminin önemli bir parçası olduğu bu Asya ülkesinde, yine Çin’le benzer olarak elektrik üretimi % 81.7 oranında petrolle gerçekleştirilmektedir. Sanayi üretiminin 2004 yılında % 7.4 büyüme gösterdiği Hindistan’ın, enerji konusunda sadece petrol değil doğalgazla ilgili de kaynak arayışı vardır. Bu hususta 50 yılı aşkın bir süredir gerginlikler yaşadığı Pakistan’la bile işbirliğine gitmeyi göze alan Hindistan, İran’dan Pakistan üzerinden geçecek bir boru hattı projesi ve deniz yoluyla sıvılaştırılmış doğalgaz almak isterken (Bununla ilgili olarak Hindistan ve İran, Haziran 2005’te, 22 milyar Dolar tutarında, 2009’dan itibaren 25 yıl süreyle sıvılaştırılmış doğalgaz alımını öngören bir anlaşma imzalamışlardır.), Türkmenistan’dan da Afganistan ve Pakistan üzerinden geçecek olan ve Trans-Afgan boru hattı olarak adlandırılan projeyle, doğalgaz almayı istemektedir.

Kazakistan ve Rusya’yla da petrol konundaki işbirliğini geliştirmek isteyen Hindistan, yakın çevresindeki doğal kaynaklarla ilgili olarak aktif bir politika izlemektedir. Bu çerçevede Türkistan bölgesinde Türkmenistan ve Özbekistan’la doğalgaz, Kazakistan’la da petrol konusunda işbirliği alanlarını genişletme azmi içerisindedir. Hindistan’ın petrol kuruluşu Oil and Natural Gas Company (ONGC) Kazakistan’ın Tengiz ve Kaşagan petrol yataklarıyla yakından ilgilenirken, yine bir devlet enerji şirketi olan GAIL hampetrol ihracatı için Kazakistan’dan Çin’e uzanacak boru hattı inşasında yer almak istemektedir. Hindistan’ın bölgeye olan ilgisi devlet yetkililerinin demeçlerinde de açıkça görülmektedir. Hindistan Savunma Bakanı Pranab Mukherje 28 Temmuz 2005’te yaptığı konuşmasında Türkistan bölgesiyle olan ekonomik ve kültürel ilişkileri geliştirmenin Hindistan’ın geleceği açısından çok önemli bir konu olduğunu ifade etmiştir.

Devlerin Dansı
Geleceğin muhtemel küresel güçleri Hindistan ve Çin’in petrol konusundaki zaafları, alternatif kaynak arayışında bu ikilinin karşı karşıya gelmesine neden olmaktadır. Yukarıda da belirtildiği gibi özellikle Orta Doğu’da köşelerin kapılmış olması bu ikiliyi diğer coğrafyalarda yatırım yapmaya yöneltmektedir. Yatırımların son dönemde hızlandığı Hazar Denizi ve çevresi ve gündemin arka sayfalarında kalan Afrika kıtası yeni yatırım alanları olarak ortaya çıkmaktadır. ABD’nin de henüz tam olarak etkinlik kuramadığı bu coğrafyalara girmek daha az maliyetli ve müsait görünmektedir. Dolayısıyla Pekin ve Yeni Delhi bu alanlara kaynak aktarımına hız vermişlerdir.

Ham petrol rezervleriyle stratejik enerji kaynaklarını elinde bulunduran Afrika kıtası önümüzdeki dönem gündemde daha sıkça yer almaya başlayacaktır. Angola’da 2004 yılının Ekim ayında Hindistan’ın Çin’le girdiği enerji yarışı bu ikilinin son dönemdeki mücadelesine verilebilecek örneklerden bir tanesidir. Hindistan’ın, 2008-2009 yılları arasında günlük ortalama 5 milyon ton ham petrol kazınımı elde etmesine imkan sağlayan kontrat son anda Çin’in devreye girmesiyle iptal olmuştur. Angola’nın devlet şirketi Sonangol’un haklarını kullanarak iptal ettiği teklifin arkasında Çin’in Angola devletine 2 milyar Dolarlık bir proje yardımının olduğu belirtilmektedir.

İkili arasındaki son enerji savaşı da Kazakistan’da yaşanmıştır. Çin’in devlet enerji şirketi China National Petroleum Company (CNPC)’nin 22 Ağustos 2005’te, Kazakistan’ın en büyük yabancı petrol şirketlerinden biri olan PetroKazakistan’ı 4.18 milyar Dolar’a satın aldığı açıklanmıştır. İhalede Hindistan’ın ONGC şirketinin teklifinin 3.5 milyar Dolar’da kaldığı belirtilmiştir. PetroKazakistan’ın piyasa değerinin 3.2 milyar Dolar olduğu belirtiliyor. Kazakistan’daki projelere her iki ülkenin de bu denli önem vermesinin sebebi kısaca şu verilerle açıklanabilir. Kazakistan’ın ispatlanmış petrol rezervleri 39.6 milyar varilken, Çin’in 17.6 milyar varil, Hindistan’ın ise, 5.6 milyar varildir.

Yeni Delhi Zor Durumda
Çin, gerek enerji yatırımları konusundaki politikalarıyla gerekse sahip olduğu rezerverle Hindistan’ın önünde yer almaktadır. 2000 yılından bu yana Çin devlet petrol şirketi CNPC’nin 40 milyar Dolar, Hindistan devlet şirketi ONGC’nin ise yalnızca 3.5 milyar Dolar araştırma ve yatırımlara kaynak ayırdığı ifade edilmektedir. Bu veriler bile Çin’in enerji konusundaki yatırımları ne derece ciddiye aldığını göstermektedir.

Hindistan Başbakanı Manmohan Singh’in “Çin, enerji güvenliğini planlama konusunda bizim önümüzdedir” sözleri de Pekin’in enerji konusuna ne derece önem verdiğini açıkça gözler önüne sermiştir. Zaten yaşanan gelişmeler de, Çin’in alternatif enerji kaynaklarına yönelik politikalarını aralıksız sürdürdüğünü göstermektedir. Hazar Denizi ve çevresi Asya’da enerjiye aç ülkelerin uğrak yeri olmaya devam edecektir. Sadece petrol ve doğalgaz değil, kömür, demir, uranyum ve daha birçok stratejik hammaddeyi topraklarında barındıran Türkistan bölgesinin, önümüzdeki dönemde de küresel mücadeleye soyunan güçlerin benzer mücadelelerine evsahipliği yapacağı açıktır.

Gürol Kıraç,

Kaynak: http://uiportal.net/makaleler/bolgeler/asya-pasifik/cin-hindistan-enerji-yarisi.html

Hakkında admin

Cevapla

x

Check Also

39 ülkeden Çin’e ortak mektup: Uygurları serbest bırak, gözlemcilerin Doğu Türkistan’a girmelerine izin ver

Çoğunluğunu Batılı ülkelerinin oluşturduğu 39 ülke, Çin yönetimine ortak bir mektup göndererek Doğu Türkistan’daki toplama ...

Türkiye’nin Uygur Türkleriyle ilgili endişeleri BM’de dile getirildi

Türkiye, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmalarındaki ulusal beyanında, Uygur Türklerinin kültürel ve dini kimliklerine saygı ...

Türkiye’den Birleşmiş Milletler’de Uygur Türkleri tepkisi

Türkiye, Birleşmiş Milletler 75. Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirilen Sosyal, Kültürel ve İnsani İşler’den sorumlu III. ...

39 ülke Uygur Türkleri için çağrı yaptı. Listede Türkiye yok

Çin hükümetine toplama kamplarında zorla tutulan Uygur Türklerinin serbest bırakılması çağrısı yapılan ve 39 ülkenin ...

CHP’den iktidara Uygur Türkleri tepkisi

39 ülkenin imzaladığı ‘Uygur Türkleri’ mektubunda Türkiye’nin imzasının yer almamasını eleştiren CHP Eskişehir Milletvekili Utku ...

İçişleri Bakanlığı’ndan Davutoğlu’nun “50 bin Uygur Türkünün Çin’e gönderilecek” iddialarına yanıt

İçişleri Bakanlığı’ndan Davutoğlu’nun “50 bin Uygur Türkünün Çin’e gönderilecek” iddialarına yanıt İçişleri Bakanlık Sözcüsü İsmail ...

Sessizliğe gömülen dünya karşısında Çin’in Doğu Türkistan’a zulmü

Erdoğan’ın Doğu Türkistan’a yapılan zulmü ‘soykırım’ olarak nitelendirmesine rağmen Çin ile stratejik ilişkiler nedeniyle sessiz ...

Çinperver Vatan Partisi’nden Doğu Türkistan Karşıtı Açıklama

Cumhur İttifakı’nın gayrı resmi ortağı olarak adlandırılan Vatan Partisi, Doğu Türkistan’daki sistematik soykırımı duyuran ve ...

Skandal! Çin, Türkiye’deki Doğu Türkistan haberlerine erişim yasağı koydurmaya başladı

Doğu Türkistan’daki insanlık dramı katlanarak devam ederken, skandal bir gelişme yaşandı. Türkiye’de Doğu Türkistan ile ...