Anasayfa » Makale ve Analizler » Büyük Ortadoğu Projesi’yle Kastedilen Asıl Hedef Çin mi?

Büyük Ortadoğu Projesi’yle Kastedilen Asıl Hedef Çin mi?

ABD başkanı Barack Obama, Pentagon’da Savunma Bakanı Leon Panetta’yla yaptığı dünkü basın toplantısında yeni savunma stratejilerini açıkladılar. Toplantıda Amerikan Ordusu’nun daha küçük konvansiyonel kara güçlerine dayalı bir ulusal güç stratejisi izleyeceğini açıkladılar.

Bu önemli açıklamalar ışığında Batı dünyasın’da bu yeni stratejiye önemli yorumlar getirildi.  BBC editörü Jonathan Marcus , bu yeni stratejinin oluşmasında 3 önemli faktöre değindi.  Bunlardan birincisi: Hükümetin kemer sıkma önlemleri baskısı altındaki hükümetin, savunma bütçesinde kesintiye gitmesi ki bu yoruma karşılık, Ortadoğu’daki petrol savaşının ABD’ye uğrattığı büyük mali çöküntülere değiniliyor. İkinci madde ise ; Irak’taki muharip güçlerin ayrılması ve Afganistan’daki Amerikan askeri sayısında azalmaya gidilmesinin yarattığı fırsat ki buradan şu çıkarımı elde ediyoruz , ABD aynı anda iki savaş idare edebilme kapasitesinden vazgeçiyor gibi görünüyor. Üçüncü ve bence en önemli faktör: ABD’nin savunma politikasını Ortadoğu’dan Asya’ya yönlendirme politikaları.

Uzun zamandır geçmişe dönük açıklamaları ve makaleleri incelemekteyim: ABD’nin 2000 yılında yayımlanan Global Trend 2015 Raporu’nun ilk maddesi’nde şöyle deniyor ‘’ Çin, Rusya ve Hindistan jeo/stratejik bir ortaklığa gidebilirler, bunu başarırlarsa sonuçta IMF’nin ve Dünya Bankası’nın yeryüzündeki ekonomik liderliği yıkılabilir.’’

Son günlerde basında yer alan haberlere , gerek akademisyenlerin gerekse siyasetçilerin yaptığı açıklamalara baktığımızda ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’ diye yola çıkıp, bu süreçte çeşitli manevralarla ( yumuşak güç kullanarak) sözde demokrasi harekatıyla, halk devrimi adını verdikleri ‘Arap Baharı’yla  ilerledikleri Ortadoğu’da nihayetinde Suriye’de tıkandıklarını ve ilerleyemediklerini görmekteyiz. Suriye adımında Batı, Türkiye’ye çok güveniyordu, Türkiye’nin Suriye’ye müdahalesi bekleniyordu ancak Türkiye bu konuda geri adım attı ve bir anlamda böyle bir müdahalenin mümkün olamayacağı açıklamasını yaptı. Batı’nın  Suriye kapısındaki başarısızlığı  9 yılın ardından Irak’tan çekilmesiyle sonuçlandı ve bu anlamda  bu çekilmenin ardından İran’daki durum ise, bölgede yeni bir tehdit unsuru oluşturuyordu. ABD Başkan yardımcısı Joe Biden’ın Türkiye’ye gelişi ve görüşmede basına yansıyan temel konunun ABD’nin Irak’tan çekilmiş olması ve bu konuda aşikar ki Türkiye’den Irak’tan çekildikleri takdirde İran’ın bölgedeki ilerleyici gücünü kırma konusunda yardım istenmesiydi ancak Türkiye bu konuda da Batı politikalarına uygun bir adım atmadı. Bölgede İsrail ve Suudi Arabistan’da artık işe yaramıyor. Suriye ve İran’ı bu sözde demokrasi ağına düşüremeyen Batı, Ortadoğu’daki bu zengin gaz ve petrol coğrafyasında ilerleyemeyince işte şimdi bu noktada yeni stratejiler ve çıkış yolları aramaktadır.

Suriye, İran, Lübnan ve ABD’nin çekilmesiyle Irak,  aynı tarafta yer alıyor ve birlikte hareket ediyor. Bir de bunlara ilaveten bu birlik Rusya ve Çin’den besleniyor. Bu ittifak ABD’nin işine gelmiyor ve ilk etapta Çin oldukça göze batıyor, 21.yüzyılın tek kutuplu dünyasında ABD’ye rakip olabilecek parlayan, yükselen güç olmaya devam eden bir Çin görmekteyiz. Suriye’ye yapılacak Birleşmiş Milletler müdahalesinde Rusya ve Çin müdahaleye karşı olduklarını belirttiler. Yine yakın geçmişten bir örnek hatırlayacak olursak Mayıs 2011’de Obama, Beyaz Saray’dan bir açıklama yapmıştı; El- Kaide lideri Usame Bin Ladin, Amerika Birleşik Devletleri’nin yürüttüğü bir operasyonla öldürülmüştür. İkiz Kule terörü masalıyla uyutulan kitleler bu haberle iyice tatmin olmuşlardı. Öyle ya ABD demokrasi getiren, sözde insan haklarını savunan, her daim küresel dünya’nın mutluluğunu ilke edinmiş bir devletti. Bu açıklamalarla birlikte Usame’nin Pakistan’da öldürüldüğüne dikkat çekildi. Öyle ki bir sonraki hedef Pakistan’da yoğunlaşmak olacaktır ki o sırada Çin herhangi bir operasyon’da ‘ Pakistan’ın yanındayız ‘  açıklamasında bulundu. Ve bir darbe daha Rusya , Pakistan’la işbirliği anlaşması imzaladı ki 2001 yılında imzalanan bu işbirliği anlaşmasından bahsetmek de yarar var. ‘’Şanghay işbirliği örgütü, 2001 yılında çok boyutlu güvenlik, askeri ve ekonomik işbirliğini geliştirmek için Rusya, Çin, Kazakistan, Özbekistan ve Tacikistan tarafından kuruldu. Bu örgüt Amerika’nın bölgedeki etkisini ve tehditlerini azaltmak için bölgedeki diğer ülkeleri de kendi saflarına katmaya çalışıyor. Nitekim İran, Pakistan, Hindistan ve Moğolistan Şanghay işbirliği örgütüne gözlemci üye olarak katılmıştır.’’ Pakistan toplumsal kalkınmayı gerçekleştirmek ve sosyal adaleti sağlamak için, dünya toplumunun mali ve ekonomik desteğine ihtiyacı vardır. Pakistan ile Amerika’nın ilişkilerindeki gerginlik, Washington’un İslamabat hükümetine karşı uyguladığı çifte standart politikalarla ekonomik ve mali baskılar; Pakistan’ı bölge ülkeleriyle, özellikle Rusya ve Çin ile işbirliğini geliştirip, Amerika’nın baskı ve zorbalıklarından kurtulmaya sevk ediyor. ‘’ Görüldüğü üzere Asya devletleri 2001’den beri, Batı’ya karşı böyle bir işbirliği geliştiriyor ve  hiçbir hamleye izin vermiyor.

Tüm bunlara karşılık Tarihçi Webster Griffin Torpley, ‘’ Batı’nın Avrasya’ya karşı  3.Dünya savaşı’nı başlattığını söylüyor ve diyor ki bu coğrafyalarda ABD’nin terörle savaşmak gibi bir derdi yok. Olanların tümü ABD’nin fabrikasyonu, tümüyle bir bahane. ABD stratejisinin amacı Pakistan’a saldırı. ‘’ diyor. Bu bağlamda 2011 yılı başından itibaren Ortadoğu’da gördüğümüz kimilerine göre halk hareketi adı verilen ’’ Arap Baharı’’ Libya, Tunus , Mısır ve  Sudan’da tüm yaşananlar Çin’in her  geçen gün büyüyen ekonomisine ve siyasi gelişimine sekte vurmak için hazırlanmış planlamadan başka bir şey değildir. Çin, adeta Ortadoğu’yu kendine ait bir pazara dönüştürürken bu politikalar ABD’nin yeni doğal kaynaklar arayışıyla, her geçen gün güçsüzleşmekte olan ekonomisiyle, kendini burnunu silemeyecek durumda olan AB’den aldığı mali desteklerin azalmasının etkisiyle çatışmaktadır. Çin’in Ortadoğu’da yaptığı ticari ve siyasi yapılanmanın ABD için bir tehdit oluşturması gündeme gelmekte ,Çin’in  Avrupa ve ABD pazarlarından bağımsızlaşması tüm bu faktörler birarada düşünüldüğünde hiçbir koşulda ABD’nin işine gelmeyecektir bu koşullarda yeni stratejiler de yumuşak güç politikaları da oklarını  Avrasya’ya çevirmektedir ki bu nedenle  ABD’nin Çin’e karşı ataklarını 2012 yılında çok konuşuyor olacağız  kuşkusuz Suriye ve İran kapısının kilit ülkeleri  Asya Devletleri’dir.

Beyza Gülin GÜNEY

Yararlanılan Kaynaklar:

BBC Haberleri

www.güncelmeydan.com

http://turkish.irib.ir/

http://www.dni.gov/nic/NIC_globaltrend2015.html

Hakkında admin

Cevapla

x

Check Also

39 ülkeden Çin’e ortak mektup: Uygurları serbest bırak, gözlemcilerin Doğu Türkistan’a girmelerine izin ver

Çoğunluğunu Batılı ülkelerinin oluşturduğu 39 ülke, Çin yönetimine ortak bir mektup göndererek Doğu Türkistan’daki toplama ...

Türkiye’nin Uygur Türkleriyle ilgili endişeleri BM’de dile getirildi

Türkiye, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmalarındaki ulusal beyanında, Uygur Türklerinin kültürel ve dini kimliklerine saygı ...

Türkiye’den Birleşmiş Milletler’de Uygur Türkleri tepkisi

Türkiye, Birleşmiş Milletler 75. Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirilen Sosyal, Kültürel ve İnsani İşler’den sorumlu III. ...

39 ülke Uygur Türkleri için çağrı yaptı. Listede Türkiye yok

Çin hükümetine toplama kamplarında zorla tutulan Uygur Türklerinin serbest bırakılması çağrısı yapılan ve 39 ülkenin ...

CHP’den iktidara Uygur Türkleri tepkisi

39 ülkenin imzaladığı ‘Uygur Türkleri’ mektubunda Türkiye’nin imzasının yer almamasını eleştiren CHP Eskişehir Milletvekili Utku ...

İçişleri Bakanlığı’ndan Davutoğlu’nun “50 bin Uygur Türkünün Çin’e gönderilecek” iddialarına yanıt

İçişleri Bakanlığı’ndan Davutoğlu’nun “50 bin Uygur Türkünün Çin’e gönderilecek” iddialarına yanıt İçişleri Bakanlık Sözcüsü İsmail ...

Sessizliğe gömülen dünya karşısında Çin’in Doğu Türkistan’a zulmü

Erdoğan’ın Doğu Türkistan’a yapılan zulmü ‘soykırım’ olarak nitelendirmesine rağmen Çin ile stratejik ilişkiler nedeniyle sessiz ...

Çinperver Vatan Partisi’nden Doğu Türkistan Karşıtı Açıklama

Cumhur İttifakı’nın gayrı resmi ortağı olarak adlandırılan Vatan Partisi, Doğu Türkistan’daki sistematik soykırımı duyuran ve ...

Skandal! Çin, Türkiye’deki Doğu Türkistan haberlerine erişim yasağı koydurmaya başladı

Doğu Türkistan’daki insanlık dramı katlanarak devam ederken, skandal bir gelişme yaşandı. Türkiye’de Doğu Türkistan ile ...