Anasayfa » Makale ve Analizler » 2012 yılına giriyoruz

2012 yılına giriyoruz


1) UNESCO’ya teşekkürler, çünkü 2008 yılını “Kaşkarlı Mahmut” yılı ilan etti.

            Gönül isterdi ki, 2012 yılını UNESCO “Doğu Türkistan” (Uyguristan) yılı ilan etse…

            2) Türkiye 2012 yılını Çin kültür yılı ilan etti. Büyüklerimizin bir bildiği var, ne diyelim…

            Ben bir Uygur Türküyüm. Türkiye’nin ayağına batan diken, benim gözbebeğime batan dikendir. Severim Türkiyemi ve bütün Türk dünyasını. Çin zalimlerinden başka bütün insanları da severim, sayarım.

            3) Halkımızda bir söz var ya! “Deliye her gün bayram”…

            Doğu Türkistan’a Çin’in “Komünistik hemlarlık, hem de 3 senelik” diye, askerleri lacivert kıyafet giyerek, silahlarını gizleyip kazma kürek götürüp geldinde 63 sene oldu.

            63 senenin bir senesi bile Doğu Türkistan halkı için gözyaşsız, kansız, zulümsüz, Çin işkencesiz geçmedi.

            Mesela;

            1949 senesi Stalin ile Mao gizli anlaşma yaparak Doğu Türkistan’ı Çin cehennemine ittirdi. 40 bin kişilik Doğu Türkistan ordusu, 100 bin kişilik milliyetçi Çin ordusu, 9 bin kişilik Kızıl Çin ordusu buluştu.

            Rus, Çin gizli servisleri işbirliğiyle Doğu Türkistan devletinin Ahmetcan Kasımi önderliğindeki liderleri “Uçak kazası” süsü verilerek öldürüldü.

            1950 senesi 120 bin aydın, bilim adamı, dini ulemalar idam edildi.

            1950 senesi Kumulun Aratürk kasabasındaki 500 pehlivan, Doğu Türkistan’a gelmekte olan Çin ordusunun yolunu keserek ağır darbe verdi. Bunlara Osman baturan ordusu katıldı. Maalesef cephanesi bitti. 1951’de Osman Baturlar idam edildi. (Bu 63 senede 250 defadan fazla ayaklanma oldu, hepsini Çin zalimleri vahşice bastırdı.)

            1952 yılı 300 bin Uygur Türk’ü kurşunlandı.

            1955 Otonomiye kuruldu. Uygurun toprakları, azınlıklara verildi, yani Çin parçalayıp idare etme yolunu tuttu.

            1958’de “Bize de Sovyet Komünizmi gibi “sitan” ver diyenleri öldürdü, bastırdı (ki, aklı başında Doğu Türkistan halkının hepsi bağımsızlık istiyor.)

            1960 Çin ile Doğu Türkistan arasında demiryolu yapıldı. Pekin’den Çinli göçmenler Doğu Türkistan’a; Türkistan’da zenginlikler Pekin’e akmaya devam ediyor, şu anda raylar 30’u geçti.

            1961 kıtlık, açlık, kimin bacasından duman çıkarsa o, cezalı ya da linç ediliyor. Tarlada kocaman kazanda kaynar su millet uzun kuyruk oluşturuyor.

            Aksu’nun Bay kasabasında %80 insan öldü açlıktan. Kalan 17 yaş çocuklar dört ayak emekleyip yürüyor, ölüleri gömecek insan yok. Başka eyaletten ayakları kelepçeli mahkumlar getirildi.

            1964 Çin Doğu Türkistan atom denemesine başladı. 46 defa “başarılı” (çok defa başarısız) atom attı. Zehirlenme Çernobil’inkinden 10 misli fazla, kör olan çocuk 10 binden fazla. Ceman 2 milyon Doğu Türkistanlı atom zehirlenmesiyle helak oldu.

            1970’lerde Çin, dünya tarihinde görülmemiş bir işe imza attı. İdam cezası onayını merkezi hükümet değil, her bir kaba, nahiyelerin eline verdi. Kasaba kaymakamının onayı ile bir günde 70-80 kişi idam ediliyor (otomatik tüfek ile taranıyor), neymiş “milliyetçiymiş” “Komünist partiye karşı bir cümle söz söylemiş”. Halk partisinin 60 bin üyesi kurşuna dizildi.

            1979 Böritalan’ın ormanında avcıların attığı kurşun sesini duyan Çin askerleri Pekin’e “Rus askerlerinin attığı kurşunu duyduk, onlar basıp geliyor” haberini veriyor.

            Çin askeri komutanları, memurlar, subaylar öylesine kaçıyor ki, kimileri yürümekte olan kamyona tırmanıp çıkıyor, küçük çocukları cadde ortasında ağlayıp öksüz kalıyor.

            1990 Barın köyünde 10 binden fazla çiftçi zalimlere gücünü gösterdi, düşman ile kahramanlarca savaştı. Ama düşman askerleri kanlı bastırdı. 2000’den fazla insan hapse atıldı. 200’den fazla kahraman idam edildi.

            5 Şubat 1997. Doğu Türkistan ili eyaletinin Gulca şehrinde 400’den fazla kişi, İslamiyete olan saldırıya, hücuma karşı gösteri düzenledi.

            Çin askerleri, polisleri, göstericileri kurşun yağmuruna tuttu. Ayrıca 30o soğukta 300’den fazla Uygur gencini basınçlı soğuk su ile buz kestirdi. İtlere parçalattırdı. Hapishanede Çin işkencesi ile öldürdü.

            3000’den fazla genci hapse attı. Ev ev bastırıp giren Çin askerleri gençleri hep yakalayıp hapse attı, yok etti. (12 yaştan 50 yaşa kadar götürdü) tutulduktan sonra habersiz kayıplar sayısı 1600.

            Bu olay dolayısıyla hapse atılanların sayısı 65 bin, halâ bunlardan her ay 20-30 insan idam ediliyor, halkın gözü önünde. Gizli öldürülenler sayısız…

            Sene 2009….

            Doğu Türkistan halkı çok çok sevindi. Çünkü Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ata yurdu ziyaret etmiş, 25 Haziran o, gece yani 26 Haziran saat 2’de Çin gizli servis elemanları ve polislerinden 10 bin kişi, aynı fabrika malı sivil kıyafetler giyerek, aynı fabrikadan çıkmış, çivili sopaları ellerine alarak, uyumakta olan 800 Uygur işçiyi linç etti.

            Bunu protesto eden öğrenciler, ellerine Çin bayrağını alarak (kendi bayrağımızı götürsek kıyamet kopar ya!) usluca caddeye çıktı. Soykırım için bahane arayan Çin ordusu Doğu Türkistan’ı kan gölü yaptı: Urumçi, Golca, Kaşkar, Hoten, Aksu, Turpan, Kumul, Korla, Kuça, Altay, Çevçek, Çerçen, Lop… her biri kan gölü oldu.

            Teklimekan çölü masum evlatlarının kanıyla sulandı.

            Birçok korkmaz yürek gazeteciler, kurşun yağmuru içinde, kan geçerek olayları fotoğraflayıp dünyayı olaydan haberdar etti (Eskiden 63 yıldan bu yana çektiklerimizi dünya bilmiyordu esasen. Sadece Çin’in yalan propagandaları ile yetiniliyordu, bizde ağır baskı ve imkânsızlıklar içinde sesimizi duyuramıyorduk, hakkımızı arayamıyorduk)

            Şansımıza Türkiye, BM’de iki senelik geçici konsey üyesi idi. Doğu Türkistan davasını, 2009 olayını sıcağı sıcağına BM’ye ulaştırdı.

            Türkiye başbakanı Tayyip Erdoğan o soykırıma “soykırım” dedi. Allah razı olsun!

            Başka çok sayıda devlet büyüklerinin, dünya büyüklerinin, o soykırıma “soykırım” deme ihtimali var idi.

            BM’den “Çinliler! Doğu Türkistan’dan çıkıp git” kararı çıkma ihtimali var idi. Tıpkı İsrail’e 63 defa “Filistin’den çıkıp git!” kararı çıkmışçasına.

            Ne oldu? Neden o karar çıkmadı? Neden dünya gözü görüp duran, soykırıma “soykırım” demedi? Sebep ne?

            Sebep Uygur’un hür dünyadaki “liderler” hop Avrupa, hop Avustralya, hop Japon her yere uçup “Otonomiye” istiyoruz dedi.

            Bu demek oluyor ki “Çin’den ayrılmayacağız, bağımsızlık istemiyoruz. Bu olaylar Çin’in iç işidir. Çin’in iç işlerine kimse karışamaz…”

            Böyle liderler düşman başına!

            Çin’in hilekârlık oyunlarına oyunlar katılıyor, dediği dedik, çaldığı düdük.

            Halbuki Uygur bağımsızlık için milyon şehit verdi. 1) Türkistan’daki küçük büyük her insanın kalbinde “Çin’den nasıl kurtuluruz? Nasıl bağımsız oluruz” arzusu, isteği bir volkan gibidir (aklı şuurunu kaybedenler hariç)

            Hür dünyadaki hür liderlerimizin “otonomiye” isteği altında ne sırlar var bilemedik.

            Çin’in uyduruk otonom verdiğine yarım asırdan fazla oldu, otonom isteyen bu dava ile dalga geçerek, milletin vebalini almak yerine, otonomiye var yere gidebilirdi, otonomiye değişikliği isterse Pekin’den isteyebilirdi? Bu oyunlar neden oynanıyor? Uyguru dünya halkı önünde küçük düşürmek için mi?

            2011 herkese Etan Gutman’ın makalesini okumasını tavsiye ediyorum.

            Masum, bigünah Uygur çocuk (12-18 hatta 9 yaş) evinden tutuklanıp hapse atılıyor (Çin’in “düşman başkaldırmadan onun başını ez!” siyaseti var ya! O “Uygur çocuğu zeki, belki gelecekte bir gün, muhtemelen bize karşı gelebilir” diye hapse atılıyor. Sağ tarafına kurşun sıkılıyor (organlarını sökene kadar ölmesin diye) iç organları tek tek sökülüp alınıyor. Çocuk henüz ölmediği için çektiği acıdan inliyor. Onun ne kadar acı çektiği her halinden belli oluyor.

            Uçakla Pekin’den Doğu Türkistan’a uçup gelen, Çin komünist partisi yetkilileri yaşlı Çinlilere (ihtiyar Hanzulara) Uygur çocuğun, sıcak sıcak kıpırdayıp duran organları takılıyor.

            Eskiden Çinliler yeni doğmuş kadının (bebeğin) hemriyini (eşini) yiyordu genç kalmak için, halâ hem yiyor, Çin’in her yerinden eczanelerde, doğum ile beraber çıkan o pis kan gibi bir şey satılıyor.

            Ey Dünya İnsanları! Ey okurum! Sizden ricam; bir dakika zamanınızı ayırıp kendinizi ölmeden kalbi ciğerleri sökülmekte olan o, Uygur çocuğunun yerine koyun!… Sonra soykırımcı caniyi cezalandıracak, masumun hak-hukukunu arayacak dünya adaletini arayın.

            Dünyanın en büyük teşkilatları BM’dir. Onun başında (1/5) Konsey üyesi olarak yine o cani Çin oturuyor. Uygur’a yaptıklarını başkalarına yapmayacağı ne malûm?

            Ben 2012 yılına Çanakkale türküsünü söyleyip girmek istiyorum. Hem de biraz değiştirerek müsaadenizle…


İlave:
 1) 1971 kar lapa lapa yağıyordu. Ürümçi’de 40 kişi bir günde idam edildi. Onlardan birisi 25 yaşındaki güzel Saadet idi. Onların her birisi ile bir kamyon üstünde caddeleri dolaştırarak “ibreti alem” edildi. İdamdan bir gün önce küçük dilleri kesildiği için konuşamıyordu. Sadece son bakışlarıyla zulümde kalmış biçare halkına ve kendilerine taş atmakta olan Çinlilere bakıyordu. 

            İşte o sene idam onayını her bir kasaba yetkilisine verdiği sene.

            (Dünya dünya olup idamı merkezi hükümet onaylamıyor mu?!)

            İşte Çin kültürü!

            2012 yılına biz Uygurlar acı çekmekte kıvranarak, gözyaşlarımıza hakim olamayarak giriyoruz. Çünkü Çin, genç masum Uygurları siyasi mahkûm olarak hapse atıyor, onlar ölmeden diri diri ciğer, kalp… iç organlarını söküp alıyor. Çin komünist parti yetkilileri ihtarlara (onların gençleşmesi için) takıyorlar.

                                                                                                 26.12.2011

Zeynure Öztürk

Hakkında admin

Cevapla

x

Check Also

Beyaz Saray yetkilisi Pottinger, Çin’in Uygur Türklerine yönelik muamelesini Çince kınadı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın ulusal güvenlik danışman yardımcısı Matt Pottinger Çin’in Uygur ...

Dışişleri’nden son dakika Uygur Türkleri açıklaması! Türkiye mektuba imza atmamıştı

TÜRKİYE 39 ülkenin imzaladığı Uygur Türkleri mektubuna imza atmamıştı. Türkiye’nin neden sessiz kaldığı sorgulanırken, Dışişleri ...

39 ülkeden Çin’e ortak mektup: Uygurları serbest bırak, gözlemcilerin Doğu Türkistan’a girmelerine izin ver

Çoğunluğunu Batılı ülkelerinin oluşturduğu 39 ülke, Çin yönetimine ortak bir mektup göndererek Doğu Türkistan’daki toplama ...

Türkiye’nin Uygur Türkleriyle ilgili endişeleri BM’de dile getirildi

Türkiye, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmalarındaki ulusal beyanında, Uygur Türklerinin kültürel ve dini kimliklerine saygı ...

Türkiye’den Birleşmiş Milletler’de Uygur Türkleri tepkisi

Türkiye, Birleşmiş Milletler 75. Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirilen Sosyal, Kültürel ve İnsani İşler’den sorumlu III. ...

39 ülke Uygur Türkleri için çağrı yaptı. Listede Türkiye yok

Çin hükümetine toplama kamplarında zorla tutulan Uygur Türklerinin serbest bırakılması çağrısı yapılan ve 39 ülkenin ...

CHP’den iktidara Uygur Türkleri tepkisi

39 ülkenin imzaladığı ‘Uygur Türkleri’ mektubunda Türkiye’nin imzasının yer almamasını eleştiren CHP Eskişehir Milletvekili Utku ...

İçişleri Bakanlığı’ndan Davutoğlu’nun “50 bin Uygur Türkünün Çin’e gönderilecek” iddialarına yanıt

İçişleri Bakanlığı’ndan Davutoğlu’nun “50 bin Uygur Türkünün Çin’e gönderilecek” iddialarına yanıt İçişleri Bakanlık Sözcüsü İsmail ...

Sessizliğe gömülen dünya karşısında Çin’in Doğu Türkistan’a zulmü

Erdoğan’ın Doğu Türkistan’a yapılan zulmü ‘soykırım’ olarak nitelendirmesine rağmen Çin ile stratejik ilişkiler nedeniyle sessiz ...