Anasayfa » Makale ve Analizler » DOĞU TÜRKİSTAN VE İNSAN HAKLARI IHLALLIRI

DOĞU TÜRKİSTAN VE İNSAN HAKLARI IHLALLIRI

DOĞU TÜRKİSTAN VE İNSAN HAKLARI IHLALLARI

Doğu Türkistan 35 milyonu aşkın nüfusu ile Türkiye’den sonra en kalabalık Türk nüfusuna sahip Türk toprağıdır

Türk Dünyasının günümüzde kanayan en derin yarası, esir Türklerin kurtuluşu mücadelemizde günümüzün Kızıl Elması Doğu Türkistan’ın özgürlik mücadelesidir.

      Tüklerin ata yurdu Türkistan coğrafyasının doğu bölgesini teşkil eden Doğu Türkistan 1.828.418 km2 lik geniş bir yüzölçüme sahiptir.35 milyonu aşkın nüfusu ile Türkiye’den sonra en kalabalık Türk nüfusuna sahip Türk toprağıdır. Başkenti Urumçi olan Doğu Türkistan’da nüfusun büyük çoğunluğunu Uygur Türkleri oluşturmakla beraber bölgede Kazak Kırgız Özbek ve Türkmenler gibi türk toplulukları vardır.

     Tarihi MÖ. 200 lü yıllara dayanan Türkistan toprakları tarihin ilk dönemlerinden beri Türk’lerin ana yurdu, binlerce yıldan beri de İslam toprağıdır.

     Bu coğrafya Hunların, Göktürklerin,  Uygurların, Karahanlıların, Gaznalilerin, Harzemşah ve Selçukluların karış karış iz bıraktıkları bir coğrafyadır.

     Bu topraklar Ahmet Yeseviye, Şah_ı Nakşibenbendi ye, Farabiye, İmam Buhariye, Yusuf Has Hacip’e, Kaşgarlı Mahmut’a,  Abdulkerim Satuk Buğra Han’a ev sahipliği yapmış topraklardır. Aynı zamanda bu topraklar Tanrı Dağlarını içinde barındıran kutsal topraklardır…

    Bir zaman dünyayı aydınlatan Doğu Türkistan coğrafyası şu anda nefes almanın bile yasak olduğu etnik, dini, ekonomik ve toplumsal baskıların artarak devam ettiği , soykırımların yaşandığı bir coğrafyaya dönüşmüştür.

    1949 yılında MAO önderliğinde ki koministlerin yönetimi ele geçirmesinden sonra kominist Çin devleti 13 ekim 1949 tarihinden itibaren Doğu Türkistan topraklarını işgal etmeye başlamıştır. İşgalin hemen akabinde Doğu Türkistan’ın adı ‘’yeni toprak-kazanılmış toprak’’ anlamına gelen SİNCANG ÖZERK BÖLGESİ olarak değiştirilmiştir. Ve Doğu Türkistan adı yasaklanmıştır. Bu tarihten sonra burada yaşayan Türkler tam anlamıyla bir soykırıma uğramıştır.

    1949-1952 yılları arasında 2 milyon 800 bin

   1952-1957 yılları arasında 3 milyon 500 bin

   1957-1960 yılları arasında 6 milyon 700 bin

   1960-1965 yılları arasında 13 milyon 200 bin

     Müslüman Uygur Türk’ü Kızıl Çin yönetimi tarafından katledilmiş yada rejimin uyguladığı kıtlık ve sefalet sonucu öldürülmüştür. Bununla beraber kominist rejim bir yandan Uygur Türklerini katlederken bir yandan da bölgeye sitemli bir şekilde Çinli göçmenleri yerleştirmeye başlamış ve böylelikle bölgeyi Çinlileştirme amacına girişmiştir. Ayrıca Türklerin elinde bulunan verimli tarım arazileri ellerinden alınmış ve bu topraklar göçmen Çinlilere verilerek bölgenin zenginliklerinin de Çinlilerin eline geçmesi sağlanmak istenmiştir.

    1950 yılında bölgede %75 Uygur  Türkü , %6 Çinli nüfusu vardı. 1982 yılında bu oran %53  Uygur Türkü %40 Çinli göçmene yükselmiştir. Ayrıca Çinli göçmenler her türlü siyasi, ekonomik, teknolojik ve siyasi imkanlardan faydalanabilirken Türkler bu imkanlardan mahrum bırakılmış ve git gide fakirleştirilmiştir.

   Kızıl Çin devletinin bölgede ki temel politikası şudur  “Doğu Türkistan ve burada yaşayan Türkler tarih sahnesinden silinmeli ve Doğu Türkistan toprakları tamamen Çin toprağı haline gelmelidir”.

      ÇİN AÇISINDAN BÖLGENİN ÖNEMİ

      Çin günümüzde dünyanın en kalabalık nüfusuna sahip olmakla birlikte dünyanın en büyük ekonomik gücü olma yolunda hızla ilerlemektedir. Çin’in ekonomik büyümesini istikrarlı bir şekilde devam ettirebilmesi için ucuz ve güvenilir enerji kaynaklarına ihtiyacı vardır.  İşte Çin açısından Doğu Türkistan coğrafyasının stratejik önemini arttıran en önemli etken bölgenin çok zengin yer altı kaynaklarına sahip olmasıdır. Doğu Türkistan’ın bu konumu bölgeyi Çin devleti için vazgeçilmez hale getirmektedir. Çin Halk Cumhuriyeti başbakanının ifadesiyle ‘”Dünyanın en büyük petrol kaynakları ve Asya’nın en zengin altın yatakları Doğu Türkistan’dadır”.

    Yapılan araştırmalara göre bölgede 300 milyon ton petrol ve 220 milyar m3 doğal gaz rezervi bulunmaktadır. Çin’in toplam kömür rezervinin yarısı Doğu Türkistan topraklarındadır. Bölgenin birçok yerinde altın yatakları tespit edilmiştir. Ve yapılan araştırmalara göre altın rezervinin 18 milyon ton olduğu belirtilmiştir.

    Ayrıca bölgenin 70 yerinde kömür, 46 yerinde demir, 32 yerinde kurşun, 13 yerinde kalay, 7 yerinde bakır, 6 yerinde amonyak, 5 yerinde volfram ve 3 yerinde civa madenleri bulunmaktadır.

Bunun yanında Çin tekstilinin ham maddesi olan pamuk üretiminde birinci sırada Doğu Türkistan toprakları gelmektedir.

     İşte Çin yönetimi için vazgeçilmez olan, bölgede ki ham madde, enerji ve yer altı kaynaklarıdır.

     Olaya siyasi olarak bakıldığında ise Çin açısından bölgede ki en büyük tehdit Doğu Türkistan’daki milliyetçilik ve bağımsızlık hareketleridir. Soğuk savaş sonrası Orta Asya‘daki Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını ilan etmeleri Çin açısından Doğu Türkistan’nın önemini kat kat arttırmıştır. 1990’lardan sonra ki Türk-Çin ilişkilerinde Çin hükümeti devamlı olarak bu konuyu gündeme getirmiştir. Türkiye’nin Doğu Türkistan’daki bağımsızlık hareketlerinin menşei olduğu ve bunlara destek verdiği açık açık söylenmiştir.  Bunun yanında Doğu Türkistan’daki bağımsızlık hareketleri kanlı terör örgütü pkk ile benzetilmiş ve imalı olarak bu örgüte  destek verecekleri söylenmiştir. Çin’in dış politikada Türkiye’ye yaptığı baskılar sonucu Türkiye’de Doğu Türkistan  mitinglerine izin verilmemiş, Doğu Türkistan’la ilgili kuruluşlar hakkında soruşturmalar başlatılmış, Doğu Türkistan Türklerinin efsane lideri İsa Yusuf Alptekin’in parklara verilen isimleri değiştirilmiştir.

     Fakat hükümetler nezdinde yapılan bu gizli anlaşmalar, sinsi oyunlar Türk milleti nezdinde kabul görmemiş ve Türk milliyetçilerinin esir Türklerin kuruluşu yolundaki mücadele azmini pekiştirmiştir. Çünkü Türk milletinin gözünde ata yurdumuz olan Doğu Türkistan’ın her zaman ayrı bir yeri vardır.   

          

    DOĞU TÜRKİSTAN’DA YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ

  Doğu Türkistan’da özerklik statüsü mevcut olsa da dünyanın gözü önünde açık bir şekilde  insan hakları ihlalleri yapılmaktadır. Ayrıca Birleşmiş Milletlerin “soykırım’” için yaptığı tanım Çin işgali altında ki Doğu Türkistan’da ki duruma tam olarak uymaktadır. Bunun yanında Doğu Türkistan’da ki soydaşlarımızın maruz kaldıkları işkence katliam ve baskılar Uluslararası Af Örgütü gibi birçok uluslararası kurum ve kuruluşun yayınladığı raporlarda belgelenmiştir.

                          Hayati Tehlike Günlük Yaşamın Bir Parçasıdır

            Doğu Türkistan’da hiçbir Türk’ün hayati güvencesi yoktur. Komünist Çin yönetimi Türk gençlerini potansiyel bir rejim tehtidi olarak görmekte istediği zaman istediği kişiyi gözaltına alabilmekte, tutuklayabilmekte ve hiçbir sebep göstermeden yıllarca yeri belli olmayan zindanlarda ölüme mahkûm etmektedir. Ayrıca binlerce Uygur Türkü sebep gösterilmeksizin evlerinden alınmakta  ve toplama kamplarında ağır işkencelere maruz kalmaktadır.

           Doğum Kontrolü Ve Zorunlu Kürtaj

            Komünist Çin yönetimi Doğu Türkistan’da Türk nüfusunun gelişimini engellemek amacıyla zorunlu doğum kontrolü ve toplu kürtaj uygulamaktadır.

 Özellikle kırsal kesimlerde yaşayan Türk kadınları hiçbir sağlık ve hijyen tedbirleri alınmaksızın zorunlu bir toplu kürtaj ve kısırlaştırılma operasyonuna tabi tutulmaktadır. Eğer kürtaj yapılmadığı tespit edilirse hamile kadınların çocukları vahşice bir uygulama ile karınlarından çıkarılarak katledilmektedir.

                 Çinli Göçmen Yerleştirilmesi

            Kızıl Çin yönetimi, üretim ordusu güvenlik birlikleri adı altında bölgeye Çin göçmenleri yerleştirmiş ve böylece bölgenin nüfus olarak da Çinleşmesini amaçlamıştır.

Ayrıca bölgedeki tüm yetkiler ve idare tamamen Çinlilerin eline verilmiştir. Türklerin elinde bulunan verimli tarım arazileri de Türklerin elinden alınarak göçmen Çinlilere verilmiştir. Verimli tarım arazileri ve doğal kaynakları bakımından bu kadar zengin bir bölge olan Doğu Türkistan da yaşayan Türkler ise tamamen geri kalmış bir ülke hüviyetinde olup kendi toplarında fakirlik içersinde bırakılmıştır. Bunun en önemli sebebi Doğu Türkistan da bulunan zenginliklerinin tamamının Çin’e taşınması ve sanayi tesislerinden elde edilen tüm gelirin Çin’e aktarılmasıdır.

                              Nükleer Denemeler

              Çin yönetimi Doğu Türkistan’ da yaşayan Uygun Türklerini nükleer denemelerde kobay olarak kullanmıştır. Bunun yanında Çin yönetimi Doğu Türkistan topraklarını nükleer deneme sahası olarak kullandığını resmen açıklamıştır. 1964 yılından günümüze kadar 50’ye yakın atom ve hidrojen bombası denemesi yapıldığı açıklanmıştır. Tabii olarak da yapılan bu nükleer denemelerin olumsuz etkileri sonunda 250 bin insan ölmüş, binlerce insanda ya sakat kalmış ya da kansere yakalanmıştır. Bu durum gelecek nesilleri de etkilemiş ve doğan çocukların bir çoğu özürlü olarak dünyaya gelmiştir.

              Eğitim – Öğretim

            Doğu Türkistan’da bölgenin tarihi, kültürü ve etnik geçmişine dair bilgilerin Çin yönetiminin resmi yorumlarından farklı olarak verilmesi yasaklanmıştır. Bölgedeki eğitim kurumlarının yabancı ülkelerdeki eğitim kurumları ile ilişki kurması yasaklanmıştır. Çin okulları son derece modern sistemlerde düzenlenmişken Türk okullarında sıra bile bulunmamaktadır. Uygur Alfabesi İslam Alfabesinden Kirileeye çevrilmiş ve böylelikle dil bütünlüğü bozulmak istenmiştir. Ayrıca Türk aydınları zehirlenerek öldürülmüştür.

            Dini Alandaki Kısıtlamalar

 Kültür devrimi adı altında camiiler yıkılmış, Kur’an kursları kapatılmış, toplu ibadet yasaklanmış ve okullarda dinsizlik propagandası yapılmaya başlanmıştır. Yüzlerce din adamı tutuklanmış, 1997 yılından itibaren de Cuma hutbelerine yasak getirilmiştir. Ramazan ayında tüm devlet ve eğitim kurumlarında oruç tutmak yasaklanmıştır. Evlerde dini kitap bulundurmak suç sayılmıştır.

Düşünce Özgürlüğü Ve Hukuk Alanındaki İhlaller

 

            Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türkleri kanun önünde eşitlik, siyasi haklar, serbest seçimler, eğitim hakkı, barışçıl örgüt kurma hakkıkonularında da baskı altındadır.

 Tek celsede biten davlarla binlerce Uygur Türk’ü infaz edilmiş ve idam mangaları tarafından kurşuna dizilmiştir.

                                     Ekonomik Alandaki Talan

 Bölgede bulunan tüm yer altı kaynakları, hammadde kaynakları ve sanayi tesislerinden elde edilen gelirler Çin yönetimine aktarılmış ve bölgede yaşanan Türkler bu imkanlardan mahrum bırakılarak fakirleştirilmiştir.

Haberleşme Ve İletişim Özgürlüğü Ortadan Kaldırılmıştır

             Böylece Doğu Türkistan kapalı bir kutu haline getirilerek bölgedeki sorunların Dünya gündeminden uzak tutulması sağlanmıştır.

v  Türk ve Türkçe isimlerin kullanılması yasaklanmıştır.

v  Doğu Türkistan’da yaşayan Türk nüfusu sistemli bir şekilde azaltılmış ve kendi topraklarında hak iddia edemeyecek bir seviyeye getirilmesi amaçlanmıştır.

 Çin yönetiminin uygulandığı bu uygulamalar Çin Devletinin bizzat imza koyduğu BİRLEŞMİŞ MİLLET İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ   başta olmak üzere insanlığın temel hak ve hukukunu güvence altına alan bütün uluslararası anlaşmalara tamamen aykırıdır.

Son Söz

             Doğu Türkistan da yaşayan 35 Milyonu aşkın Uygur Türk’ü  ‘”BİZ TÜRK DEĞİLİZ “demedikleri için kızıl Çin yönetiminin şiddetli baskınlarına maruz kalmaktadır. Bu davaya kayıtsız kalmak ayrıca bir vebaldir. Uygur Türklerinin yaşam mücadelesi yalnız bölgede yaşayan Türklerin değil Türk Dünyasının gerçek bir meselesidir.

            Başbuğumuzun ifadesiyle “ Kalbimizde müstesna bir yeri olan Doğu Türkistan Türk Dünyası’nın bir parçasıdır. Ve bu bölgedeki Uygur Türklerinin mutlu ve refah içinde bir yarına sahip olması, bağımsızlığını kazanması Türkiye’nin değil bütün Türk Dünyasının temennisidir”.

 

 

Yaşasın Dünya Türklüğü’nün Bağımsızlık Ve Hürriyet Savaşı    

                                                                                 

 Yaşasın Esir Türklerin Kurtuluş Mücadelesi 



ALLAH TÜRK’Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN

Zafer Kuran

Hakkında admin

Cevapla

x

Check Also

Türkiye’nin Uygur Türkleriyle ilgili endişeleri BM’de dile getirildi

Türkiye, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmalarındaki ulusal beyanında, Uygur Türklerinin kültürel ve dini kimliklerine saygı ...

Türkiye’den Birleşmiş Milletler’de Uygur Türkleri tepkisi

Türkiye, Birleşmiş Milletler 75. Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirilen Sosyal, Kültürel ve İnsani İşler’den sorumlu III. ...

39 ülke Uygur Türkleri için çağrı yaptı. Listede Türkiye yok

Çin hükümetine toplama kamplarında zorla tutulan Uygur Türklerinin serbest bırakılması çağrısı yapılan ve 39 ülkenin ...

CHP’den iktidara Uygur Türkleri tepkisi

39 ülkenin imzaladığı ‘Uygur Türkleri’ mektubunda Türkiye’nin imzasının yer almamasını eleştiren CHP Eskişehir Milletvekili Utku ...

İçişleri Bakanlığı’ndan Davutoğlu’nun “50 bin Uygur Türkünün Çin’e gönderilecek” iddialarına yanıt

İçişleri Bakanlığı’ndan Davutoğlu’nun “50 bin Uygur Türkünün Çin’e gönderilecek” iddialarına yanıt İçişleri Bakanlık Sözcüsü İsmail ...

Sessizliğe gömülen dünya karşısında Çin’in Doğu Türkistan’a zulmü

Erdoğan’ın Doğu Türkistan’a yapılan zulmü ‘soykırım’ olarak nitelendirmesine rağmen Çin ile stratejik ilişkiler nedeniyle sessiz ...

Çinperver Vatan Partisi’nden Doğu Türkistan Karşıtı Açıklama

Cumhur İttifakı’nın gayrı resmi ortağı olarak adlandırılan Vatan Partisi, Doğu Türkistan’daki sistematik soykırımı duyuran ve ...

Skandal! Çin, Türkiye’deki Doğu Türkistan haberlerine erişim yasağı koydurmaya başladı

Doğu Türkistan’daki insanlık dramı katlanarak devam ederken, skandal bir gelişme yaşandı. Türkiye’de Doğu Türkistan ile ...

ABD : ÇİN’İN UYGURLARA KARŞI İNSAN HAKLARI İHLALLERİ İÇİN YAPTIRIMLAR ARTACAK

ABD,Dışişleri Bakanı Pompeo Çin’in Doğu Türkistan’da yaşayan Uygurlar.Kazaklar ve diğer Çinli olmayan Müslüman halklara karşı ...