Anasayfa » Makale ve Analizler » Bo Xilai olayı Çin Siyaseti’nde yeni bir dönem mi?

Bo Xilai olayı Çin Siyaseti’nde yeni bir dönem mi?

Bo Xilai olayı daha sofistike ve komplike komplo teorileri içerse de dışarıdan bir gözlemci için bu olayda bazı siyasi tespitler yapmak Çin’deki siyasi yapının değişimini anlamak için önemli…

Kadir Temiz/ Dünya Bülteni

Bo Xilai, devrimden sadece iki ay önce doğdu. Çin’in en önemli liman şehirlerinden biri olan Dalian belediye başkanlığındaki başarısından sonra Liaoning eyalet valisi olarak atandı. 2004-2007 yılları arasında Ticaret Bakanı olan Bo Xilai, 2007 yılında partinin Chongqing genel sekreterliğine getirildi. 2012 yılında ise hakkındaki iddialar dolayısı ile önce Chongqing genel sekreterliğinden, Nisan ayında ise 17.politbüro üyeliğinden alındı.

Aslında her şey geçtiğimiz aylarda Bo Xilai’ın yardımcısı/sağ kolu olarak ta bilinen Wang Lijun’un Amerikan büyükelçiliğine sığınmasının ardından binanın etrafı Çinli güvenlik birimleri tarafından sarılarak gözaltına alınması ile görünür bir hal aldı. Herkes bu olayın nedenlerini sormaya başladığı anda olay özellikle batı medyası tarafından servis edilmeye başlanmıştı bile. Aynı tarihlerde Çin’de de bazı bloglarda internet kullanıcıları tarafından tartışılmaya başlayan olaylar bazı haberlerin ve yorumların sansürlenmesi ile devam etti.

Bo Xilai olayı Neil Heywood isimli İngiliz işadamının geçen sene Chongqing’de bir otel odasında öldürülmesi ile başlar. Mart ayında Amerikan büyükelçiliğine sığınan Wang Lijun’un iddiasına göre Heywood’un ölümü normal bir ölüm değildir. Heywood zehirlenerek öldürülmüştür. İngiliz büyükelçiliğinin olayın soruşturulması taleplerine rağmen Şubat ayına kadar herhangi bir işlem başlatılmamıştı. Olayda adı geçen isimlere baktığımızda da ilginç ilişkiler ortaya çıkıyor. Geçtiğimiz yıl öldürülen İngiliz işadamı Neil Heywood ile Bo Xilai’ın karısı Gu Kailai arasında bir anlaşmazlığın olduğu iddia ediliyor. Ayrıca Wang Lijun’un Amrikan büyükelçiliğinden sığınma talep etmesi iddiaları da devleti oldukça rahatsız etmiştir. Amerikan büyükelçiliği ile sığınma talep edecek kadar önemli hangi bilgiler paylaşılmıştır? Bu soruların cevabı muhtemelen gizli kalmaya devam edecektir. Bu arada Çin ve batı medyasından takip edilebildiği kadarıyla Wang Lijun’un sorgulanması hala devam ediyor.

Olay daha sofistike ve komplike komplo teorileri içerse de dışarıdan bir gözlemci için bu olayda bazı siyasi tespitler yapmak Çin’deki siyasi yapının değişimini anlamak için önemli. Olay halen soruşturuluyor ancak Bo Xilai olayının Çin’i dışarıdan takip etmeye çalışanlar için bazı önemli mesajlar içerdiğini düşünüyorum.

Bo Xilai olayını iki açıdan değerlendirmek sanırım meselenin bizim için önemli olan taraflarını anlamak için yeterli olacaktır. İlk olarak olayda geçen isim, şehir ve kavramların ne anlam ifade ettiğine bakmak gerekiyor. İkinci olarak ta olayın gerçekleştiği zaman dilimi göz önüne alınmalıdır. Ayrıca bütün bu hikâyeyi Çin siyasi tarihine yerli yerine oturtmaya çalışmak ta gerekli.

Öncelikle bazı kavramlardan bahsetmek gerekiyor. Çin siyasi sisteminde ulusal kongrenin (meclis) altında karar alma mekanizmasını “standing committee” ismiyle tanımlanan bir kurul oluşturur. Bakanlar kurulu bu mekanizmanın altındadır. Bir anlamda yaklaşık 3000 kişiden oluşan ulusal kongrenin daha kolay karar alabilmesi için oluşturulan üst mekanizmadır.

Çin’de parti-devlet sisteminden dolayı bu yapı biraz da parti sistemi ile uyumludur. Parti’nin politbürosu (siyasi işlerini yürüten 25 kişilik kadro) tarihsel olarak partinin çekirdek kadrosunu oluşturur. Genelde bütün üyeleri devletin içinde önemli siyasi görevler alırlar. Bunun yanı sıra partinin 9 kişiden oluşan “politburo standing committee”si ayrı bir karar alma mekanizması olarak yukarıda bahsedilen devlet yapısı ile benzerlik teşkil eder. Nitekim devlet başkanı ile 9 kişiden oluşan politbüronun başkanı aynı kişiden oluşur.

Bo Xilai ise partinin 17. Politbürosuna girebilmiş siyasi bir kişilikti. 2013 yılında Xi Jinping’in devlet başkanı olmasının ardından 9 kişiden oluşan politbüroya da dahil edilmesi konuşuluyordu. Ancak son yaşanan gelişmelerden sonra Nisan ayında politbüro üyeliğinden alındı. Tabi ki bütün bu hikayeyi sadece bu siyasi gelişmelere bağlamak doğru değil. Çünkü bunun haricinde olayın arka planında yatan bazı gelişmeler de var.

Bu anlamda diğer ilginç gelişmelerden biri Bo Xilai’ın Chongqing parti sekreteri olmasıdır. Chongqing, Çin’de 4 özel yönetimli şehirden biri olmanın yanı sıra güneydeki ticaret habı olarak tanımlanan şehirlerin en önemlileri arasındadır. Olayların Chongqing ekseninde gerçekleşmesi meselenin ekonomik ve politik içeriğinin de ayrıca araştırılması gerekliliğini ortaya çıkarıyor. Tarihsel bir tesadüf olarak ta Çin’deki iç savaş yıllarında Yan’an komünistlerin kalesiyken Chongqing milliyetçilerin kalesi konumundaydı.

Olayın biraz daha ilginç tarafı ise Bo Xilai’ın Chongqing’de parti ve devlet politikalarına muhalif bir takım siyasi faaliyetlerde bulunması. Bo Xilai’ın siyasi söylemlerinin daha çok Maolu yıllara geri dönüş veya devrimci ruhun yeniden canlandırılması olarak okuduğumuzda Çin’in son yıllarda izlediği ekonomik ve siyasi politikalardan ayrıştığı açıkça görülebilir. Bo Xilai’ın siyasi çizgisi düşünüldüğünde, belki çok abartı bir yorumla, kültür devrimi yıllarındaki ayrışmalara benzer bir ayrışmanın ve tartışmanın ortaya çıktığı yorumu yapılabilir.

Aslında bu hikâye Çin siyasi tarihinde alışık olduğumuz bir siyasi entrika ile iç içe geçmiş bir olay. Peki, bu olayın kısa bir analizi sonucunda hangi mesajları çıkarabiliriz?

1) Çin artık küresel siyaset ve ekonomi ile o kadar iç içedir ki bu tarz olayları dışarı yansıtmak ve tartışılmasına müsaade etmek sistem açısından bir sorun teşkil etmemektedir. (Olayın hemen arkasından bazı internet sitelerine yasak konması ve olayın batı medyasında daha çok gündeme gelmesi bu mesajın gücünü azaltıyor ama yine de Çin’de bu yönde bir ivme olduğu da açıkça görülüyor.)

2) Çin parti-devlet olarak Mao döneminin, kültür devrimi yıllarının yeniden siyasi gündemi meşgul etmesini istemiyor. Bo Xilai’ın 25 kişilik politbürodan çıkarılması da bu konuda ne kadar ciddi olduklarını gösteriyor.

3) İkinci madde ile ilişkili olarak parti-devlet ilişkilerinde artık suiistimale gerçekten izin verilmiyor. Bo Xilai bir örnek vakadır. Sana söylüyorum kızım gelinim sen işit denebilir ki bu parti içinde daha önce de yaşanmıştır.

4) Çin siyaseti değişimin eşiğine geldi. Ekonomik göstergeler, siyasi ve sosyal hareketlilikler artık eski sistemin kaldıramayacağı kadar hantal. Xi Jinping’in kadrosu tamamen bu hareketi ve reform sürecini kaldırabilecek bir ekip ile kurulmak isteniyor olabilir. Bo Xilai olayı diğerleri için de bir mesaj taşıyarak hükümetin reform sürecine ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor.

5) Bu olayla ilgili olarak Çin siyasetinin dışarıdan görüldüğü kadar monoton ve rutin olmadığı da görülüyor. Yerel çekişmeler ve çıkar gruplarının ne kadar etkili olabildiklerine herkes şahit oldu. Yani “durağan” olarak tabir edilen Çin siyasetinin ve tek parti yönetiminin iç dinamiklerinin sanıldığı kadar durağan olmadığı bir kez daha görülmüş oldu ki yine bunun benzerleri ÇKP tarihi içinde mevcuttur.

6) Bo Xilai olayı Çin’de muhalefet olacaksa bile devletin gözetiminin ve temel çıkarlarının çok ta dışında olamayacağını bir kez daha gösterdi.

Sonuç olarak Çin’deki bu olup bitenler tam da lider değişim sürecine denk gelmesi ile özel bir anlam ifade ediyor. Çin’de bu tarz kişisel çekişmelerin her gündeme gelişi sonrası ilginç gelişmeler olmuştur. Üst düzey liderlerden biri olan Gao Gang 1954 yılında tasfiye edildikten sonra “Yüz Çiçek hareketi” gibi aslında Mao’nun alternatif düşünceleri de sistem içine çekmek istediği bir hareket gündeme gelmişti. 1976’da “dörtlü çete”nin bir tür karşı-darbe ile tasfiyesi sonrasında “Açılım Reformları” yapılabilmiştir. Bo Xilai olayı da Çin siyasetinde yeni bir dönemi başlatabilir mi? Bu sorunun cevabını önümüzdeki yıllarda Çin’i yönetecek olan yeni liderler karar verecektir.

Hakkında admin

Cevapla

x

Check Also

Türkiye’nin GKRY’ye giden Çin uçağına izin vermediği iddialarına tepki .

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Çin’den Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) insani yardım taşıyan uçağın, Türkiye hava sahasından geçiş için zamanında ...

Çin Başkonsolosluğu Anadolu Ajansı’nı, İletişim Başkanı Fahrettin Altun’a şikayet etti

AA’nın Uygur haberine kızan Çin Başkonsolosluğu sosyal medyadan İletişim Başkanı Fahrettin Altun’a şikayette bulundu. Anadolu ...

Bir Doğu Türkistanlı’nın yaşadıkları 1

Doğu Türkistan’da nelerin yaşandığına dair en sağlıklı bilgileri bizzat orada yaşayan Uygur Türkü ile yaptığı ...

UYGUR TÜRKLERİNDEN DÜNYAYA ÇAĞRI: ABD’NİN “UYGUR İNSAN HAKLARI POLİTİKASI” YASASI DİĞER ÜLKELERE ÖRNEK OLMALI

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Senatosu, 2 milyona yakın Uygur ve Türk halklarını toplama kamplarında hapseden ...

Türk İşadamından Uygur Zulmüne Karşı Çin’e Ticari Ambargo Çağrısı

Denizli’de faaliyet gösteren DENKROM firmasının sahibi Kadir Akıncı’nın, Çin’in Uygur Türklerine yaptığı zulme karşı başlattığı ...

ABD Senatosu Uygur Tasarısını Oylamaya Hazırlanıyor

ABD, Çin’in Müslüman azınlık Uygurlar’a uyguladığı baskı politikasına karşı tutumunu sertleştirmeye hazırlanıyor. Senato Cumhuriyetçi Çoğunluk ...

Çin, Doğu Türkistan’daki tarihi camileri kapatıp müzeye çeviriyor

İbadetin yasaklandığı, ibadet edenlerin işkenceye uğradığı Doğu Türkistan’da, Çin hükumeti tarihi camileri müzeye çevrilerek turistlerin ...

Çin’in, DSÖ’ye Kovid-19 ile ilgili baskı yaptığı iddia edildi

Çin’in, Dünya Sağlık Örgütüne, koronavirüsün ilk ortaya çıktığı dönemde “insandan insana bulaşmadığını” söylemesi için baskı ...

11 Mayıs Koronavirüs tablosu! Türkiye Corona virüsü son dakika vaka sayısı! Koronavirüs son durum

Sağlık Bakanlığı, corona virüsü son dakika vaka sayısı ve ölüm sayısını açıkladı. Türkiye’de güncel Koronavirüs ...