Anasayfa » Haberler » “Ana hatlarıyla Doğu Türkistan meselesinin son durumu”

“Ana hatlarıyla Doğu Türkistan meselesinin son durumu”

Leuven Türk Öğrenci Derneği Başkanı Abdurrahman Dönmez yaptığı açılış konuşmasında konferansı katılanlara teşekkürlerini belirtmesiyle birlikte dernek olarak hiçbir yere bağımlı olmadan çalışmalarınız aralıksız bir şekilde yürüttüklerini belirtti. Leuven Üniversitesi’nde eğitim kuran Leuven Türk Öğrenci Derneği tarafından düzenlenen “Ana hatlarıyla Doğu Türkistan meselesinin son durumu” isimli konferansı öğrencilerin yanı sıra ebeveynler ve vatandaşlarımızın yanı sıra Uygar Türkleri de takip etti. Doç. Dr. Erkin Emet, Maalesef Çin’de halen Müslümanlara yönelik işkence ve baskı devam etmektedir. Namaz kılmak, kendi lisanına konuşmaya yasaklayan Çin adeta asimilasyon kampanyası yürütmektedir dedi. Emet, “Ulu Türkistan 19. yüzyılın sonunda Ruslar ile Çinliler arasında paylaşılmış olup, Doğu Türkistan’ın adı Sin Jiang (yeni toprak) olarak değiştirilmiştir. 1933-yılında Kaşgar’da 1944-yılında Gulca’da Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti kurulmuştur.


ZULMÜN DURMASI GEREK
1949-yılında Komünist Çinliler işgal etmiş, 1955-yılında Sincan Uygur Özerk Bölgesi adı altında özerklik statüsü verilmiş ama bu sadece kağıt üzerinde kalmıştır. Bu tarihten beri Doğu Türkistan halkına yönelik sürekli bir şekilde asimilasyon politikası uygulanmıştır. Bu politika ağırlıklı olarak, dil, din ve kültürel bakımdan uygulanmıştır. Bu haksızlıklar yıllardır Doğu Türkistan sivil toplum örgütlerinin çabalarına rağmen dünyanın gündemine taşınamamıştır. İnsan Hakları Örgütleri de ilgi göstermemiştir. 1990’lı yılların başlarında Sovyetler Birliği parçalanıp Türkistan Cumhuriyetleri Bağımsız olduktan sonra, Çin’in Doğu Türkistan politikası sertleşmeye başlamıştır. Özellikle Dil, din ve kültürel baskı artmıştır. Eski Türk Medeniyetine ait tarihi eserler yok edilmeye, kitaplar yakılmaya başlanmıştır. Çin’in bu yaptıkları Uluslar arası Af Örgütünün hazırladığı İnsan hakları raporlarında geniş çapta yer almıştır. Bununla beraber insan hakları örgütlerinin dikkati Doğu Türkistan’a çevrilmiştir. 11 Eylülden sonra ABD ve AB ülkelerinde Doğu Türkistan ile ilgili çalışmalar artmıştır. Amerika, Almanya ve Japonya’da Doğu Türkistan ile ilgili çok sayıda, kitap ve tezler yazılmış, Doğu Türkistan meselesinin dünya gündemine gelmesine katkı sağlamıştır. 17 Eylül 2007 tarihinde Amerika Temsilciler Meclisinde Uygur Türkleri için çok önemli bir karar kabul edilmiştir. 497 numaralı bu kararın içeriğinde şöyle denmiştir: ‘Çin Halk Cumhuriyeti Uygurlara karşı uygulanmakta olan kültürel, dil, dini ve diğer alandaki baskı siyasetini hemen durdurması gerek’. Çin demokrasiden söz ederken maalesef Doğu Türkistan’da Müslümanlara yönelik demokrasi uygulaması yoktur” dedi.

ERDOĞAN SAHİP ÇIKIYOR
Doç. Dr. Erkin Emet, “Ağırlıklı olarak 50 yıldan beri Türkiye merkezli olarak dünyaya anlatılmaya çalışılan ama pek fazla bilinmeyen Doğu Türkistan davasının ABD Kongresi ve Avrupa Parlamentosuna, Japon Parlamentosuna taşıyan etkenleri anlatmaya çalışacağız. Özellikle Türk-Çin ilişkilerinde Doğu Türkistan meselesinin bugünki durumunu ve Türk Dünyasının kanayan yarası Doğu Türkistan meselesinin çözüm yollarını anlatmaya çalışmaktayız. Türkiye cumhuriyeti devleti tarihinde ilk defa bir başbakan yardımcısı yani Devlet Bahçeli Bey Doğu Türkistan’ı ziyaret etti Sayın Bahçeli Çin halk cumhuriyetini ziyaret etmeleri esnasında Doğu Türkistan’ı da unutmamış ve ziyaret programına Doğu Türkistan’ı da dahil etmiştir. Bunun ardında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’da Doğu Türkistan’ı ziyaret eden Türk liderleri olmakta. Başbakan Erdoğan, Doğu Türkistan konusunda Çin ile görüşme yaptığını ve Doğu Türkistan’ı sahip çıkması elbette bizlere sevindirmektedir. 1998’de Mesut Yılmaz döneminde Çin ve Doğu Türkistan ile ilgili gizli bir genelge yayınlandı. Çin’in Türkiye’de sürgünde bir Doğu Türkistan hükümeti kurulmasını istemediğinin vurgulandığı genelgeyle, Rabiya Kadir gibi Uygur Türkü liderlerinin faaliyetleri kısıtlanıyor, gösterilerde Çin bayraklarının yakılmasının engellenmesi isteniyor. 23 Aralık 1998 tarihinde dönemin başbakanı Mesut Yılmaz imzası ile yayınlanan Başbakanlık Genelgesi’yle Türkiye’deki Doğu Türkistanlıların faaliyetlerine kısıtlama getirildiği ortaya çıktı. 1997 şubatında Doğu Türkistanlılar hükümete karşı ayaklanınca Çin protestoları kanlı bir şekilde bastırmıştı. O dönem Türkiye’de yine Çin’e karşı protestolar yapılıyor, Çin bayrakları yakılıyordu. Bundan rahatsız olan Çin, Türkiye’de sürgünde Doğu Türkistan hükümeti kurulacağı duyumlarını da alınca Ankara’yı uyardı.

İŞTE O GENELGE:

Gösterilere bakanlar katılmasın Çin bayrakları yakılmasın. İşte 1998 yılında 1998/36 numaralı ‘gizli’ kaydıyla yayınlanan genelgeden çarpıcı bölümler, Türkiye Çin Halk Cumhuriyeti’ni (ÇHC), Çin’in tek hukukî temsilcisi olarak 5 Ağustos 1971’de tanımıştır. Şincan-Uygur Özerk Bölgesi’nden göç ederek Türkiye’ye yerleşen soydaşlarımızın faaliyetleri Türkiye ile ÇHC siyasi ilişkilerinde hassas bir noktayı oluşturmaktadır.
– Doğu Türkistan vakıf ve derneklerinin faaliyetlerinin yasal sınırlar içinde kalması önem arz etmektedir.
– BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinden biri olan ve 1 milyar nüfusu ve rekor düzeydeki kalkınma hızıyla Türkiye için büyük bir potansiyel pazar teşkil eden ÇHC ile siyasî ve ekonomik ilişkilerimiz son yıllarda hızlı bir gelişme göstermektedir.
– Anılan vakıf ve derneklerce düzenlenecek toplantılara bakanlarımız dahil kamu görevlilerimizin katılmamaları ve kutlama mesajları göndermemeleri.
– Toplantılarda Doğu Türkistan bayrağı ve ÇHC’ni rencide eden pankartlar kullanılmaması.
– Çin misyonları önünde Çin bayrağının yakılmasının ve Çin’i rencide edici pankartların kullanılmasının engellenmesi.
Çok şükür Mesut Yılmaz’ın öncülüğünde gerçekleşen o genelge başbakan Tayyip Erdoğan tarafından yürürlükten kaldırıldı. Artık Doğu Türkistan’ı sahip çıkan bir başbakanımızın olması elbette Doğu Türkistanlıları sevindirmektedir. Böylece artık Türkiye tarafından, Doğu Türkistanlı olarak sahip çıkıldığımızı anladık” dedi. Konuşmanın ardında Leuven Türk Öğrenci Derneği tarafından verilen resepsiyon ile son buldu.

Hakkında admin

Cevapla

x

Check Also

Türkiye’nin Uygur Türkleriyle ilgili endişeleri BM’de dile getirildi

Türkiye, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmalarındaki ulusal beyanında, Uygur Türklerinin kültürel ve dini kimliklerine saygı ...

Türkiye’den Birleşmiş Milletler’de Uygur Türkleri tepkisi

Türkiye, Birleşmiş Milletler 75. Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirilen Sosyal, Kültürel ve İnsani İşler’den sorumlu III. ...

39 ülke Uygur Türkleri için çağrı yaptı. Listede Türkiye yok

Çin hükümetine toplama kamplarında zorla tutulan Uygur Türklerinin serbest bırakılması çağrısı yapılan ve 39 ülkenin ...

CHP’den iktidara Uygur Türkleri tepkisi

39 ülkenin imzaladığı ‘Uygur Türkleri’ mektubunda Türkiye’nin imzasının yer almamasını eleştiren CHP Eskişehir Milletvekili Utku ...

İçişleri Bakanlığı’ndan Davutoğlu’nun “50 bin Uygur Türkünün Çin’e gönderilecek” iddialarına yanıt

İçişleri Bakanlığı’ndan Davutoğlu’nun “50 bin Uygur Türkünün Çin’e gönderilecek” iddialarına yanıt İçişleri Bakanlık Sözcüsü İsmail ...

Sessizliğe gömülen dünya karşısında Çin’in Doğu Türkistan’a zulmü

Erdoğan’ın Doğu Türkistan’a yapılan zulmü ‘soykırım’ olarak nitelendirmesine rağmen Çin ile stratejik ilişkiler nedeniyle sessiz ...

Çinperver Vatan Partisi’nden Doğu Türkistan Karşıtı Açıklama

Cumhur İttifakı’nın gayrı resmi ortağı olarak adlandırılan Vatan Partisi, Doğu Türkistan’daki sistematik soykırımı duyuran ve ...

Skandal! Çin, Türkiye’deki Doğu Türkistan haberlerine erişim yasağı koydurmaya başladı

Doğu Türkistan’daki insanlık dramı katlanarak devam ederken, skandal bir gelişme yaşandı. Türkiye’de Doğu Türkistan ile ...

ABD : ÇİN’İN UYGURLARA KARŞI İNSAN HAKLARI İHLALLERİ İÇİN YAPTIRIMLAR ARTACAK

ABD,Dışişleri Bakanı Pompeo Çin’in Doğu Türkistan’da yaşayan Uygurlar.Kazaklar ve diğer Çinli olmayan Müslüman halklara karşı ...