Anasayfa » Haberler » Almanya’dan Doğu Türkistan’a Yatırım Kararı…

Almanya’dan Doğu Türkistan’a Yatırım Kararı…

Türkiye’de günlük olarak yayınlanan Vatan Gazetesi’nin, 21 Nisan 2012 (Cumartesi) tarihli nüshasının 8. sayfasında, “Volkswagen yatırımını Çin’deki Türkler kaptı!” başlığı ile bir haber yer alıyor. Haberde, Avrupa’nın en büyük otomotiv üreticisi Volkswagen (VW)’in, Uygur Türklerinin yaşadığı Çin’in Xinjiang (Doğu Türkistan) bölgesindeki Urumçi kentinde fabrika kuracağı ve 50 bin araç kapasiteli tesisin, bölgenin ilk yabancı yatırımı olacağı; 2018 yılında Dünyanın bir numaralı otomotiv üreticisi olmayı hedefleyen şirketin, yeni fabrikaları için Çin’i ve Meksika’yı seçtiği; Urumçi’de kurulacak fabrikaya ilişkin anlaşmanın, Çin Başbakanı Wen Jiabao’nun Almanya’ya yapacağı ziyaret sırasında, 23 Nisan 2012 Pazartesi günü, imzalanacağı; Çin Başbakanı Wen Jiabao’nun, 22 Nisan 2012 Pazar günü, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile birlikte, bu yıl Çin Halk Cumhuriyeti’nin “konuk ülke” olduğu Hannover Sanayi Fuarının açılışını yapacağı; VW AG Başkanı Martin Winterkorn’un, ilk kez bir yabancı şirketin Doğu Türkistan Bölgesinde kuracağı fabrikada en ileri teknoloji ile otomobillerin üretileceğini ve bölgedeki bütün komşu ülkelere olumlu etkisinin olacağını söylediği; Alman Haber Ajansı DPA’nın ise, Urumçi’nin kriz bölgesi olduğuna dikkat çektiği, bu fabrikada üretilecek 50 bin otomobilin VW’nin Çin’deki diğer fabrikalarında yapılan üretimden daha az olduğunu, VW’nin diğer fabrikalarının yılda 300 binden fazla otomobil ürettiğini ve 2013 yılında üretime başlaması beklenen Urumçi’deki fabrikanın üretim hacminin 240 milyon Avro olduğunu belirttiği yer almıştır.

VW’nin yatarım yapma kararı aldığı bölge, Batı medyasının İslami ayrılıkçı olarak tanımladığı, Müslüman Uygur Türklerinin yaşadığı ve tarihsel verilerin ışığında Doğu Türkistan olarak bilinen bölgedir.

Doğu Türkistan’da yaşayan Müslüman Uygur Türkleri, Pekin Yönetiminin kendilerine baskı uyguladığını, asimile etmeye çalıştığını, yönetimlerinde söz hakkı tanımadığını, temel insan haklarını ciddi şekilde ihlal ettiğini, işkenceye, kötü ve aşağılayıcı muameleye tabi tuttuğunu ileri sürmektedirler. Bütün bunlar, Müslüman Uygur Türklerinin Pekin Yönetimine karşı bir mücadeleye girişmelerine neden olmuştur. Müslüman Uygur Türkleri, yine Pekin Yönetiminin baskıcı yaklaşımı yüzünden, bu mücadelelerini daha Çin dışından yürütmek zorunda kalmışlardır.

Almanya’nın Dünya Uygur Kongresi’ne ve ABD’nin de sürgündeki Doğu Türkistan Hükümeti’ne ev sahipliği yapması, bu koşullarda ortaya çıkmıştır.

Ancak daha önce ASCMER tarafından yapılmış konuya ilişkin değerlendirmelerde de ifade edildiği üzere, Müslüman Uygur Türklerine gösterilen uluslararası ilginin arkasında yatan asıl etken, Çin’dir. Çin’in gösterdiği ekonomik yükseliş, uluslararası politikada yeni bir kutup algılamasına yol açmıştır. Gerek Çin’in yükselişinin -evrensel bir olgu olan sınırlı kaynaklarla yönetim olgusu bağlamında doğal olarak- yol açtığı uluslararası politikadaki yeni rekabet, gerekse söz konusu algılamanın bu rekabeti daha da kızıştırması, küresel oyun kurucu rolünü üstlenmiş ve/veya üstlenmeye aday ülkeleri, Çin karşısında kendilerinin işine gelecek her şeyi kullanmayı öngören bir politika izlemeye itmiştir. Başka bir ifade ile, Doğu Türkistan’da yaşayan Müslüman Uygur Türklerinin Pekin Yönetimi karşısındaki duruşları, Çin ile yürütülen rekabet ortamında, Çin’in rakiplerine cazip gelmektedir. Çünkü Çin ile rekabet içinde olan aktörlerin Pekin’e yönelik bakışları, Müslüman Uygur Türklerinin Pekin’e yönelik bakışı ile örtüşmekte ve bu örtüşme, Müslüman Uygur Türklerinin onlarla aynı paydada bir araya gelmelerine zemin oluşturmaktadır.

Haberde, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Erdoğan’ın VW’yi yatırım için Türkiye’ye davet ettiği geçse ve bu ifade, VW’nin yatırım için Türkiye’yi değil Çin’i tercih ettiği anlamına gelse bile; Ankara Yönetiminin ABD ve Almanya ile olan yakın ilişkileri ve Erdoğan’ın VW’nin söz konusu kararı almasından kısa bir süre önce Urumçi’den başlayan bir Çin Seyahatine çıkmış olduğu göz önünde alındığında, VW’nin Doğu Türkistan’a yatırım kararı almasının arkasında “örtülü” olarak Türkiye’nin de payının olabileceği ve Erdoğan’ın VW’yi Türkiye’ye davetinin gerçekte söz konusu “örtüyü” güçlendirme amacını güden bir girişim olabileceği akla gelmektedir.

Bu noktada, VW dışında Ford’un da Çin’de yatırımlarının bulunduğuna ve üstelik Ford’un yatırımlarının ekonomik değerinin çok daha yüksek olduğuna bakılarak, Almanya’nın VW üzerinden Çin’e yaptığı bu yatırımın niçin dikkati çektiği sorulabilir.

Bu sorunun cevabı, VW yatırımı için seçilen yer ile ilgilidir.

Ford’un Çin’de iki yatırımı vardır. Her iki yatırım yeri de, Çin’in yatırım alanı olarak belirlemiş olduğu anlaşılan Güneydoğu Bölgesindedir. Ford’un yatırımlarından biri, bu bölgenin iç kesimindeki Chonqing’de; diğeri de, bu bölgenin Doğu Çin Denizi’ne açılan kıyılarında Hangzhou’dadır.

VW’yi Ford’dan ayıran, Ford ile aynı bölgede yatırım yapmaması; VW’nin yatırımın yer alacağı Urumçi’nin, Xinjiang/Sincan (Doğu Türkistan) bölgesinde yer almasıdır. Doğu Türkistan’ı, Çin’in Güneydoğu Bölgesinden ayıran faktör,  sermayenin evrensel olarak aradığı güven ve istikrar açısından, Çin’in Güneydoğu Bölgesine göre, daha yüksek risk arz etmesidir. Bu da, Ford’un yatırımlarından farklı olarak, VW’nin Doğu Türkistan’daki yatırımın, salt ekonomik amaçlarla yapılmadığı algılamasına yol açmaktadır. Haberde Urumçi’deki fabrikada üretilecek araba sayısının az olmasına dikkat çekilmesi, bu yüksek risk ile açıklanabileceği gibi, söz konusu yatırımın salt ekonomik amaçlarla yapılmadığı algılamasını beslediği de düşünülmektedir.

Urumçi’nin Kazakistan’a, Kırgızistan’a, Özbekistan’a, Tacikistan’a, Afganistan’a ve Keşmir Bölgesine olan yakınlığı nedeniyle, VW’nin buradaki yatırımı, hiç şüphesiz belirtilen coğrafyalara ihracat olanağı verecektir. Ancak VW’nin Urumçi’de yatırım kararı almasında, belirtilen coğrafyalardaki gelişmelere, bir şekilde -“örtülü/dolaylı”- olarak nüfuz edilmesi imkanı verecek olmasının da dikkate alınmış olabileceği ve bunun, bir taraftan söz konusu yatırım ile güdülen ekonomik amaç dışındaki diğer amaç olabileceği, diğer taraftan da Urumçi’de üstlenilecek ekonomik riski karşılayan ve dengeye kavuşturan bir avantaj olabileceği de akla gelmektedir.

Bu yatırımım yol açtığı bir diğer algılama da, Merkel’li Almanya’nın, küresel oyun kurucu rolünü daha ileriye taşıma ve uluslararası politikada daha çok öne çıkarma konusunda oldukça istekli olduğudur.

Hiç şüphesiz, VW’nin Urumçi’de yapacağı yatırım, Doğu Türkistan’da olumsuz yaşam koşulları altında varlıklarını sürdürmeye çalıştıkları bilinen Müslüman Uygur Türklerine istidam imkanı sunacak ve sınırlı bile olsa, onların yaşam koşullarının iyileşmesine katkıda bulunacaktır.

(ascmer/21 Nisan 2012)

www.ascmer.org

Hakkında admin

Cevapla

x

Check Also

Alman istihbaratı açıkladı, eğer bu iddia doğruysa Çin’in başı büyük dertte

Alman Der Spiegel dergisi, Alman istihbaratının Çin Devlet Başkanı’nın Dünya Sağlık Örgütü başkanından, korona virüsün ...

Hindistan ve Çin sınırında kısa süreli arbede: 4 Hint ve 7 Çin askeri yaralandı

Hindistan Savunma Bakanlığı, ülkenin kuzey doğusundaki Çin sınırında devriye gezen Hint askerleri ile Çinli askerler ...

Çin’in Doğu Türkistan’daki toplama kampları

Çin’in Doğu Türkistan’da Uygurları zorla tuttuğu toplama kamplarının her geçen gün yeni detayları ortaya çıkıyor… ...

Doğu Türkistan Müslümanlarına Kumanya Yardımı

Doğu Türkistanlı Kardeşlerimizi Unutmadık Hoca Ahmet Yesevi Derneği, Çin zulmünden kaçıp Türkiye’ye sığınan, ülkemizde yaşamlarını ...

Levent Kaya’dan Doğu Türkistan Kitabı çıktı – Levent Kaya Haberleri

Sitemiz köşe yazarlarından Mehmet Levent Kaya’nın son kitabı Doğu Türkistan’dan Haber Var, geçtiğimiz hafta piyasaya ...

Ümmetin en büyük imtihanı: Doğu Türkistan

Ümmet için Doğu Türkistan’ın da Filistin kadar önemli olduğunu söyleyen (İHH) İnsani Yardım Vakfı Konya ...

Doğu Türkistan’daki Toplama Kampları

Sayısı ve yerleri konusunda açıklama yapılmayan kamplara şu ana kadar 3 milyona yakın Uygur ve ...

DOĞU TÜRKİSTANLILAR ANNELER GÜNÜ SEVİNCİNDEN MAHRUM

Bugün 10 mayıs, anneler günü. Bizi koşulsuz seven anneleri anmak ve onurlandırmak amacıyla kutlanan bu ...

ÇİN, CEZA KAMPLARINDAKİ SALGIN HAKKINDA KONUŞMAYI DA YASAKLADI!

Çinli yetkililerin Doğu Türkistan’daki ceza kamplarında, koronavirüsün yayıldığına dair haberleri sıkı bir gizlilikle örtbas ettiği ...