Anasayfa » Haberler » Diktatör Kerimov hakkında suç duyurusu

Diktatör Kerimov hakkında suç duyurusu

Özbekistan Dostları Platformu, 7 yıl önce bugün gerçekleştirilen ve 3 bin sivilin hayatını kaybettiği Andican Katliamı’ndaki sorumluluğundan dolayı Özbekistan Devlet Başkanı

Kurucuları arasında Özbekler Birliği, Mazlumder,  Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği, AKDAV gibi pek çok STK’nın bulunduğu Özgür Özbekistan Dostları Platformu, 1991 yılında bağımsızlığını ilan eden ve o tarihten beri Özbekistan Devlet Başkanlığı görevini yürüten İslam Kerimov hakkında soykırım ve insanlığa karşı suç işleme fiillerinden dolayı suç duyurusunda bulundu.

Suç duyurusu dilekçesi bugün İstanbul Fatih Postanesi’nden Uluslararası Ceza Mahkemesi, BM Genel Sekreterliği, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı’na gönderildi.

Öte yandan suç duyurusu dilekçesi, bilgilendirme ve uluslarası kamuoyu oluşturma gayesiyle; Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları Örgütü (HRW), TBMM İnsan Hakları Komisyonu, TBMM Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Başbakanlık ve Cumhurbaşkalığına da gönderildi.

İnsan hakları ihlalerinin hâlâ devam ettiği Özbekistan’da, özellikle namaz kılan ve başörtüsü takan gençlerin ebeveyleri çeşitli para ve hapis cezalarına çarptırılıyorlar. Özbekistan’da şu an 20 bini siyasi olmak üzere yaklaşık 70 bin düşünce suçlusunun çok ağır şartlarda cezaevinde tutuldukları söyleniyor. Düşünce suçlularına çok ağır işkencelerin yapıldığı da gelen haberler arasında.

İşyerlerinde seccade ve dini kitap bulundurdukları gerekçesiyle fabrikaları yağmalanan Özbekistan’daki Türk firmalarının da önümüzdeki günlerde diktatör Kerimov’a tazminat davası açmaya hazırlandıkları bildirildi.
İşte Kerimov hakkında, Mazlumder, Özgür Özbekistan Dostları Platformu ve Özbekler Birliği’nce yapılan suç duyurusu dilekçesi:

ULUSLAR ARASI CEZA MAHKEMESİ SAVCILIĞINA İHBAR EDEN :ÖZGÜR ÖZBEKİSTAN DOSTLARI PLATFORMU

ŞÜPHELİ :İSLAM KERİMOV, Özbekistan Devlet Başkanı

SUÇ :İnsanlığa Karşı Suç (Madde.7)
Soykırım Suçu (Madde.6)

SUÇ TARİHİ :12.05.2005 ve sonraki tarihler.

OLAY VE AÇIKLAMA :1991 Yılında bağımsızlığını ilan eden Özbekistan Devleti,
bağımsızlığın ardından başkanlık seçim yapılmış ve İslam Kerimov devlet başkanlığına
getirilmiştir. Halen de devlet başkanı görevini yürüten Kerimov, iktidarının daha ilk
dönemlerinde muhalefeti tasfiye etmiş, Erk Partisi ve Birlik Halk Hareketi gibi muhalefet partilerinin yöneticilerinin ülkeyi terk etmeye mecbur bırakmıştır.

Özbekistan’ın Fergana Bölgesinde Sovyetler Birliği döneminden beri faaliyet gösteren Özbekistan İslami Hareketi mensupları bu tasfiye sırasında göçe zorlanmıştır. Bir kısmı Tacikistan’a bir kısmı da Afganistan’a göç etmek durumunda kalmıştır. Baskıcı uygulamaları artarak devam ettiren Kerimov yönetimi, her türlü muhalefeti “köktendincilik” olarak algılamıştır.

Ekrem Yoldaşev isimli eski bir Matematik öğretmeni olan yazar, İslami bir devlet kurmayı amaçlayan fakat şiddet eylemleri mevcut olmadığı için terör örgütü kapsamına alınmayan Hizbuttahrir örgütünün eski üyesi olarak bilinmektedir. Yazar, 1992 yılında yazdığı “İmana Giden Yol” isimli kitabı nedeniyle tutuklanmış ve 17 yıla mahkûm olmuştur.(14.05.2005 tarihli Radikal Gazetesi ve 22.09.2005 tarihli Zaman Gazetesi)

İslam Kerimov’un 1999 yılında şahsına yönelik ancak kendi girişimleri olduğu konusunda iddiaların olduğu suikast girişimi sebebiyle İslami kimliğe sahip pek çok kişinin hürriyeti kısıtlanmış hatta işkenceye maruz kalmıştır. Bu kişilere örnek Mamatkulov ve Askarov adlı şahıslardır. Her iki şahıs suikast girişimi sırasında Türkiye’de bulunduklarını ispat etmelerine rağmen suikast ile suçlanmışlardır. Ülkelerinde ölüm veya kötü muamele riskleri bulunmasına ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin tedbir kararı olmasına rağmen Türkiye tarafından ülkelerine iade edilmişlerdir. (MAMATKULOV AND ASKAROV v. TURKEY(Applications nos. 46827/99 and 46951/99, 4/02/2005)

Özbekistan halkı bütün bu insan hak ve hürriyetlerine yapılan saldırıları kanamak, haksız yere yargılanan kişilerin serbest bırakılması için, yoksulluk ve haksızlıklara tepki göstermek için 12 ve 13 Mayıs 2005 tarihinde Andican kentinde gösteriler düzenlemiştir. 13 Mayıs 2005 tarihindeki gösteri sırasında ise siviller üzerine Devlet Görevlileri tarafından Devlet Başkanı İslam Kerimov’un talimatıyla otomatik silahlarla ateş açılmış ve 3000 sivil hayatını kaybetmiştir. Siviller tarafından karşı bir saldırı ya da karşı koyma sözkonusu olmamıştır. Bundan sonraki tarihlerde de İslami kimliğe sahip kişiler öldürülmüş veya uzun yıllar hapis hayatı yaşamışlardır. Halen haksız tutuklamalar devam etmektedir. Siviller, yönetim tarafından insan haklarına uygun olmayan uygulamalarla bedensel hürriyetten yoksun bırakılmakta, ülke dışına göçe zorlanmaktadır. UNHCR’nin değişik ülkelerdeki Özbekistan vatandaşlarına ait başvurular incelendiği zaman yönetimin baskıcı tutumu ve kötü muameleleri görülecektir.

Andican kentinde yaşanan ve şüpheli tarafından gerçekleştirilen eylemler İnsanlığa Karşı Suç (Roma Statüsü Madde.7) ve Soykırım Suçu (Roma Statüsü Madde.6)’dur. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW, www.hrw.org/legacy/campaigns/andijan), AGİT’in raporu ve AGİT’in dönem başkanı Slovenya Dışişleri Bakanı Dimitri Rupel’in bildirimleri, UNHCR İnsan Hakları Yüksek Komiseri Loise Arbour ve Sözcüsü Jose Diaz’ın söylemleri ve görgü tanıklarının anlatımlarından bu sonuç çıkarılmaktadır. Yabancı diplomatik temsilciler Özbekistan Polisinin Sokak ortasında infaz yaptıklarına şahit olduklarını beyan etmişlerdir. Uluslar arası haber ajanslarında yer verilen tanık Abdulvahid Gasurov; “200 ceset gördüm. Bu gerçek bir savaş” diyerek gördüğü dehşeti anlatmaya çalışmıştır.( www.afp.com/afpcom/en/ )

Andican olayları ve devamındaki cürümler yaygın ve sistematik bir saldırının sonucudur.

Sivil nüfusa karşı yapılmıştır ve halen de yapılmaya devam etmektedir.

Suç tarihindeki ve sonrasındaki eylemler cinayet, yok etme, işkence, apartheid suç şeklinde, zorla sürgün ve göç ettirme, uluslar arası hukuk kurallarına aykırı hapis ve bedensel özgürlükten ağır yoksunluk şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Soykırım, insanlığa karsı suçlar hem cürüme girişen hem de kurban acısından kollektif nitelik arz etmektedir.

Sivillere karşı bu suçların işlenmesi doğrudan veya dolaylı olarak Özbekistan Devleti ile ilgilidir. Devletçe sağlanmış olan dokunulmazlık zırhına dayalı olarak suç eylemine girişilmiş ya da devletin ya da onun bir parçasının organize ettiği bir plan dâhilinde suç işlenmiştir.

Anılan cürüm, belli ve benzer özelliklere sahip Özbek insanının dünya kültürel çeşitliliğine katkısını yok etmekte ve dolayısıyla dünya kültürel mirasını tehdit etmektedir.

Bütün raporlar, tespitler ve tanık anlatımları incelendiği zaman, bu eylemler, salt insanlık karşıtı suçlar oluşturmayıp, ayrıca ve açıkça soykırım suçunu da oluşturmakta olduğu ve bu durumda Mahkemenizin yargı yetkisinin doğmuş olduğu kanaatini taşımaktayız.

DELİLLER :HRW Andijan Raporu, www.hrw.org/legacy/campaigns/andijan/,

Gazete Haberleri, www.afp.com/afpcom/en/,

14.05.2005 tarihli Radikal Gazetesi, www.radikal.com.tr,

22.09.2005 tarihli Zaman Gazetesi www.zaman.com.tr)

Mahkeme Kararları,

MAMATKULOV AND ASKAROV v. TURKEY(Applications nos. 46827/99 and 46951/99, 4/02/2005)

İSTEK VE SONUÇ :Yukarıda izah edilen nedenlerle 12 ve 13 Mayıs 2005 tarihinde Özbekistan’ın Andican Kentinde, daha sonra ülkenin değişik yerlerinde sivillere yönelik şüpheli tarafından veya devlet ile bağlantılı kişiler tarafından, yaygın ve kolektif şekilde gerçekleştirilen katliam, cinayet, sürgün ve zorla göç ettirme uluslar arası hukuk kurallarına aykırı hapis ve bedensel özgürlükten ağır yoksunluk gibi eylemlerin insanlığa karşı suç ve soykırım suçu oluşturduğu kanaatimizi takdirlerinize sunuyor ve bu ihbarımızı değerlendirerek soruşturma konusu yapmanızı ve mahkeme nezdinde dava açmanızı talep ederiz.

ÖZGÜR ÖZBEKİSTAN DOSTLARI PLATFORMU ADİNA 

BURHAN KAVUNCU

ADRES

Ek:Human Rights Watch Andican Raporu

Hakkında admin

Cevapla

x

Check Also

Türkiye’nin Uygur Türkleriyle ilgili endişeleri BM’de dile getirildi

Türkiye, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmalarındaki ulusal beyanında, Uygur Türklerinin kültürel ve dini kimliklerine saygı ...

Türkiye’den Birleşmiş Milletler’de Uygur Türkleri tepkisi

Türkiye, Birleşmiş Milletler 75. Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirilen Sosyal, Kültürel ve İnsani İşler’den sorumlu III. ...

39 ülke Uygur Türkleri için çağrı yaptı. Listede Türkiye yok

Çin hükümetine toplama kamplarında zorla tutulan Uygur Türklerinin serbest bırakılması çağrısı yapılan ve 39 ülkenin ...

CHP’den iktidara Uygur Türkleri tepkisi

39 ülkenin imzaladığı ‘Uygur Türkleri’ mektubunda Türkiye’nin imzasının yer almamasını eleştiren CHP Eskişehir Milletvekili Utku ...

İçişleri Bakanlığı’ndan Davutoğlu’nun “50 bin Uygur Türkünün Çin’e gönderilecek” iddialarına yanıt

İçişleri Bakanlığı’ndan Davutoğlu’nun “50 bin Uygur Türkünün Çin’e gönderilecek” iddialarına yanıt İçişleri Bakanlık Sözcüsü İsmail ...

Sessizliğe gömülen dünya karşısında Çin’in Doğu Türkistan’a zulmü

Erdoğan’ın Doğu Türkistan’a yapılan zulmü ‘soykırım’ olarak nitelendirmesine rağmen Çin ile stratejik ilişkiler nedeniyle sessiz ...

Çinperver Vatan Partisi’nden Doğu Türkistan Karşıtı Açıklama

Cumhur İttifakı’nın gayrı resmi ortağı olarak adlandırılan Vatan Partisi, Doğu Türkistan’daki sistematik soykırımı duyuran ve ...

Skandal! Çin, Türkiye’deki Doğu Türkistan haberlerine erişim yasağı koydurmaya başladı

Doğu Türkistan’daki insanlık dramı katlanarak devam ederken, skandal bir gelişme yaşandı. Türkiye’de Doğu Türkistan ile ...

ABD : ÇİN’İN UYGURLARA KARŞI İNSAN HAKLARI İHLALLERİ İÇİN YAPTIRIMLAR ARTACAK

ABD,Dışişleri Bakanı Pompeo Çin’in Doğu Türkistan’da yaşayan Uygurlar.Kazaklar ve diğer Çinli olmayan Müslüman halklara karşı ...