Anasayfa » Makale ve Analizler » Ne Amarika, ne Rusya, ne Çin…

Ne Amarika, ne Rusya, ne Çin…

Ne Amarika, ne Rusya, ne Çin. Her şey büyük Türkiye için hesapları yapılmalıdır. 

Ermenistan, İran, Maliki Hükümeti, Suriye, PKK, Kıbrıs Rum kesimi ve İsrail tarafından kuşatılmaya çalışılan bir ülkeyiz. Bu oyunun arkasında Rusya ve ABD’nin satranç oyunları ve hesapları var.

Her ikisi de Türkiyenin gelişmesinden, büyümesinden olağanüstü rahatsızlar.

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e göre öldürülen PKK’lıların yüzde ellisi İran, Ermenistan, Suriye ve İsrail uyruklu. PKK’nin yıllarca Ermenistan tarafından beslendiğini, İran tarafından korunup kollandığını, hastahane ve eğitim kamplarına kendi topraklarında müsaade ettiklerini, halen daha bu kampların var olduğunu biliyoruz.

Suriye’nin baba Esed zamanından beri PKK’ya kucak açtığını, onları Türkiye’ye karşı bir piyon olarak kullandıklarının da şahidizleriyiz.

Son zamanlarda Maliki hükümetinin ülkemize karşı takındığı düşmanca tavrın arkasında da İran oyunları var.

Kıbrıs Rum kesimi ile İsrail’in Doğu Akdenizde Türkiye’ye karşı oluşturduğu bloka son olarak Rusya da katılarak İsrail, Kıbrıs Rum Kesimi ve Rusya, Doğu Akdeniz’i kontrolleri altına alarak Türkiyeyenin önünü denizlerde kesmek istediklerini görüyoruz.

Bir tarafta Rusya, bir tarafta ABD bölgede şer cephesinin oyun kuruculuğunu üslenmiş durumdalar. İranlı yetkililer Suriye konusunda Rusya ile birlikte hareket edeceklerini Malumun ilanı olarak resmen açıkladılar. İkisi de diktatör Esed’in arkasında yer alarak can çekişmekte olan faşit Baas iktidarını ayakta tutmak için Suriye iç savaşında taraf oldular.

Her yönden güçlü bir Türkiye Rusya’yı her yönden rahatsız ediyor. Rusya topraklarında yaşayan ve Ortaasya’daki kardeş halkların Türkiyeye olan yakınlıkları Rusya’nın dikkatinden kaçmıyor. Güçlü bir Türkiye olgusu hem Rusya içinde yılllardır işgal altında olan Müslüman milletler arasında, hem de Ortaasya halkları arasında özgürlük ve bağımsızlık yolunda bir gün Asya baharını başlatabilir. Toplumsal olaylar aniden kopan bir tayfun gibi önü alınamayan neticeler doğurabiliyor. Sovyetlerin bir anda yıkılıp gideceğini kim tahmin edebildi?

Rusya güçlenen, büyüyen bir Türkiye’nin önünü kesmek için her yönde ne gerekse yapmaktan geri durmuyor. Türkiye’ye karşı olan her fitnenin altında gizli bir Rus parmağı ve oyunu var.

Türkiye’nin komşularla sıfır problem politikasının çok iyi işlediğini gören tüm şer güçler Türkiye’nin Ortadoğu halkları üzerindeki sempatisinden rahatsız oluyorlar. Basra körfezinden başlayan ve Akdeniz’e kadar uzanan bir İran etki alanının önünde Türkiye’nin en büyük bir engel olduğunu hesap ediliyor.

ABD’nin ileri karakollu Suudi rejimi ve katar yönetimi de körfezde silahlanan İran’dan endişelenerek ABD çıkarlarının taşeronluğunu yapıyorlar. Güçlü bir Türkiye tüm Ortadoğu’yu kendi ekseni etrafında toplama kudret ve kabiliyetine sahip tek ülke olduğunu da şer güçlerin hepsi biliyor. ABD işgal ettiği ülkeleri ve kontrol altında tuttuğu enerji koridorlarını kimseye kaptırma niyeti yok.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Ülkemizin gelişmesinden rahatsız olan çevreler terör dâhil her alanda önümüzü kesmeye rotamızı bozmaya çalışıyorlar” derken sadece PKK’ya destek veren batılı sözde dostlarımızı değil, doğudaki, kuzeydeki, güneydeki, batıdaki komşu ve sözde dostlarımızın ikiyüzlü, kaypak, güven vermeyen duruşlarına da vurgu yapıyor.

Zaman zaman hiçbir şeye karışmıyor gibi görünseler de şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada teröristleri koruyacak, kollayacak ve sahiplenecek olan yine müttefik, dost ve komşu dediğimiz bu ikiyüzlü ülkeler olacaktır. 

Türkiye’nin Esed diktatörü ve baskıcı rejiminin yıkılması için Özgür Suriye Ordusu yanın da net olarak tavır koyması Rusya ve İranı Türkiye’ye karşı aynı cephede kenetledi.

İran Genelkurmay Başkanının Suriye konusunda Türkiye’yi suçlaması, Devrim muhafızlarının zaman zaman Türkiye’yi tehdit eder açıklamalarda bulunması, Hameney’in temsilcisinin Şam’ın düşmesine müsaade etmeyeceklerini söylemesi, Rusya’nın resmen Esed’in arkasında yer alması Suriye’deki bu haksız, kirli ve kanlı savaşın içinde kimlerin olduklarını iyice ortaya koydu.

Rusya ve İran ABD’nin bölgedeki kirli hesaplarına karşı alternatif bir oyun ortaya koymaya çalışırken her iki taraf da Türkiyenin hızını ve önünü kesmeyi amaçlıyor.

Türkiye ne Acem oyununa, ne Rus tuzağına gelmemeli. Ve ne de Amarika’nın ve Siyonizmin sinsi, ikiyüzlü politikalarına artık alet olmamalıdır.

Ne Amarika, ne Rusya, ne Çin. Her şey büyük Türkiye için hesapları yapılmalıdır.

Arif Altunbaş – Haber 7

arfltnbs@hotmail.com

Hakkında admin

Cevapla