Anasayfa » Makale ve Analizler » 1933 ve 1944 te kurulmuş olan Doğu Türkistan İslam Cumhuriyetler anma

1933 ve 1944 te kurulmuş olan Doğu Türkistan İslam Cumhuriyetler anma

1933 ve 1944 te kurulmuş olan Doğu Türkistan İslam Cumhuriyetler anma

DOĞU TÜRKİSTAN ‘DA VE DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZ ZORLUK İÇİNDE PEKİ ÇÖZÜM NE?

Bugün 12 Kasım 2012. Bu tarihi aklınızın bir köşesinde tutun. Çünkü bu tarih Çin’in en batısında yer alan Doğu Türkistan’daki Müslüman kardeşlerimizin yüzyıllardır yaşadığı zulüm dolu yılları sona erdirmek için kazandıkları başarının yıldönümü. 12 Kasım 1933 ve 12 Kasım 1944 yıllarında kardeşlerimiz Doğu Türkistan Cumhuriyeti’ni kuruyorlar. Ancak bakalım rahatlar mı, huzurlular mı, güven içindeler mi, özgürler mi? Hayır yine esaret yine baskı yine zulüm yine kan, gözyaşı…

Bizler güven ve huzur içinde evlerimizde otururken bu kardeşlerimiz bir insan ömrü kadar uzun zamanlardır korku içinde yaşıyorlar. Nedeni? MÜSLÜMAN OLMALARI. Bu topraklarda şehit edilen Müslümanların sayısı 35 milyon gibi muazzam bir rakam. Küçük bir ülke nüfusu kadar.

Ama sadece Doğu Türkistan’da mı bu zulümler var. hayır. Tabi ki değil. Filistin’de Müslümanlar 50 yıldır kendi topraklarında sürgün hayatı yaşıyorlar. Sürekli korku gerilim tehdit altındalar. Huzurlu günleri geçmiyor gibi…

Kerkük aynı şekilde, Kırım aynı şekilde. Müslümanlar çok büyük zorluklar altında yaşam mücadelesi veriyorlar. Afganistan’ı anlatmaya bile gerek yok. Ülke sürekli çatışma altında. Masum kadınlar, çocuklar, yaşlılar sürekli eziliyor, zarar görüyor. Bir an için bile olsa kendi mahallenizde, sokağınızda her gün böyle bir gerilimi, sıcak savaşı, sevdiklerinizin eve geri dönmeyeceği tedirginliğini yaşadığınızı düşünün. Size hiçbir insani hak tanınmayan, adaletle hükmeden koruyucularınız, aklı başında, dengeli tutarlı, merhamet duygusu yüksek her şeyden önemlisi de Allah’tan korkan, yüksek vicdanlı insanların söz hakkının olmadığı bir toplumda yaşıyor olduğunuzu da bir düşünün. Ne kadar ürkütücü değil mi?

Yakın geçmişte, Bosnalı kardeşlerimiz tüm dünyanın gözleri önünde nasıl soykırıma tabi tutuldu hepimiz şahit olduk. Avrupa’nın göbeğinde büyük bir insan katliamı yapıldı ve kimsenin kılı bile kıpırdamadı. Daha önceki bir yazımda Myanmar Arakan’daki duruma da değinmiştim. Biliyorsunuz orada da aynı kan aynı zulüm dolu günler.

Peki neden? Çünkü Müslümanların bir gücü yok. Daha doğrusu manevi bir güçleri, birliktelikleri, bağları kalmamış. Herkes dört bir tarafa dağılmış. Kimse kimsenin haliyle ilgilenmiyor. Hatta hiç önemsemiyor. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığında… “Bana ne ben rahatım dünyayı ben mi kurtaracağım?” gibi sığ bir düşünce yapısı, bencil, vicdanen körelmiş bir yaklaşımla gününü yaşıyor. Bunun sonucunda bu toplumsal hatta global bir düşünce olarak tüm dünyaya hakim hale geliyor. Kimse kimseyi önemsemiyor, kimse önünde bir can çekişse onun yardımına bile koşmuyor. Görmezden geliyor. Kimi çok zengin kimi çok fakir. Kimi diktatörlerin elinde zulümle, fakirlikle kavruluyor, sömürülüyor, tehdit altında adeta köle hayatı yaşıyor. Kimi ise kendini kral ilan etmiş. Büyük bir serveti yönetiyor ama yanıbaşında Müslüman kardeşlerinin yaşadığı zorluklardan haberi bile yok. Daha doğrusu hiç önemsemiyor. O Avrupa’da futbol takımı satın almanın, petrol şirketlerine yenilerini eklemenin, servetine servet katmanın peşinde. Güya Müslüman ama Kuran ayetlerinden haberi bile yok. Müslümanların birlik içinde olmaması, güç-kuvvet sahibi olacaklarken böyle zulüm içinde esaret altında yaşamaları onu hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Öyle bir sorunu yok. Müslümanları hiç sahiplenmiyor. Onların varlığını önemsemiyor. Arada büyük bir soğukluk, nedeni belli olmayan büyük bir sevgisizlik hatta kin ve öfke var.

Gidip onlardan birine sorun. Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türk’ü kardeşlerinin durumundan haberin var mı diye? Bu insanlar yüzyıllardır Çin zulmü altında yaşam mücadelesi veriyorlar. Gencecik kızlar gecenin bir vakti kolundan tutulup zorla evlerinden toplanıyor ve bir yerlere götürülüyorlar. Kendilerinden bir daha hiç haber alınamıyor. Müslüman erkekler yollarda döve döve şehit ediliyorlar, komünist, Maoist zihniyetin soğuk, insaniyetsiz, acımasız, kan dökücü ruhu tüm gaddarlığıyla kendini ortaya koyuyor. Elinden gelen ne tür zalimlik varsa Doğu Türkistan’da yaşayan mazlum kardeşlerimize karşı bir bir uyguluyor.

Doğu Türkistan’da yaşayan kardeşlerimizin hükümetten insani taleplerde bulunma hakları vardır. İyi koşullarda çalışma ve yaşamayı istemeleri kadar doğal birşey olamaz. Diğer yandan doğup büyüdükleri yerlerde İslam dinine uygun bir yaşam sürmek, camiye gidip Müslümanlarla bir araya gelmek, ibadetlerini yerine getirmek gibi insani isteklerinin olması da son derece makuldür.

Doğu Türkistan toprakları Çin için son derece önemli. Bunu tarihten de gayet iyi biliyoruz. Ta 1700’lerden beri bu sorun dünya tarihinde mevcut. Yani öyle birkaç on yıllık bir konu değil. Doğu Türkistan’da dindar kardeşlerimizin çektiği sıkıntı yüzlerce yıllık. Kaç nesil bu topraklarda acı ve sıkıntı çekmiş. Ne zaman bağımsız olmak için istekte bulunsalar, karşılığında sürgün edilip evlerinden, yurtlarından, topraklarından sürgün edilip çıkarılmışlar. Yokluğa terk edilmişler. Etnik ayrımcılık buram buram bu insanlara yaşatılmış. Evlerine topraklarına sorgusuz sualsiz hiçbir adalet, hak, hukuk gözetilmeksizin Çinliler yerleştirildi. Ama tabi en ürkütücü olan da Çin hapishanelerinde uygulanan Çin işkenceleri.

Şunu unutmayalım: bu topraklar MÖ 200’lü yıllardan beri Türklerin ana yurdu ve 1000 yıldan beri de İslam toprakları. Türkler binlerce yıldır bu topraklarda yaşamışlar.

Çin şimdi bu zulmü Doğu Türkistan halkına uygularken uluslararası arenada buna bir gerekçe olarak bu bölgenin kendi toprakları olduğunu iddia ediyor. Dolayısıyla da bu yaptıklarını kendi iç meselesi olarak göstermeye çalışıyor. Oysa tarih Çin’i yalancı çıkarıyor. Doğu Türkistan toprakları, Çin’in kendine sınır olarak yaptığı Çin Seddi’nin dışında kalmakta. Yine tarihte Çin’in en batı sınırı olarak kabul edilen ünlü Yeşim Kapısı’nın Doğu Türkistan ile net bir sınır oluşturduğu kabul ediliyor. Bunlar gibi birçok tarihi kanıt Çin’in Doğu Türkistan üzerinde hak sahibi olduğu iddialarını çürütüyor. Ancak Doğu Türkistan topraklarının zengin yeraltı kaynakları Çin’in Doğu Türkistan’ın yakasını bırakmaması için en güçlü nedenlerden birini teşkil ediyor tabi.

Çin’in Doğu Türkistan’da özellikle dindar Müslümanlara, din adamlarına uyguladığı baskı ve şiddet politikaları ise tüm bu nedenlerle birlikte bu topraklarda İslam’ın varlığından şiddetli rahatsızlık duyduğunu da çok açıkça gösteriyor. Sadece kanlı diktatör Mao’nun dönemi olan 1949’da 29 bin caminin kapatılması ve gözaltına alma vakalarının doruğa çıkması, bu kişilerin büyük çoğunluğunun idam edilmeleri ve 54 kadar din adamının Çin’in toplama kamplarında çok ağır şartlarda zorunlu işçi olarak çalıştırılmaları zihniyetin anlaşılması için fazlasıyla yeterli.

Dinlere olan düşmanlık tüm komünist rejimlerin vazgeçilmezi olduğu gibi Kızıl Çin’in de resmi ideolojisini oluşturuyor. Bu konunun müthiş detayları, insanı dehşete düşüren ispatlı delilleri var. Bunları zaman içinde anlatmaya devam edeceğim inşaAllah.

Tüm bunları anlattıktan sonra sonuç bölümüne gelmek istiyorum. Sonuç bölümü yani çözüm bölümü. TEK ÇÖZÜM TÜRK İSLAM DÜNYASI’NIN TEK NEFES, TEK YÜREK, TEK GÜÇ, TEK GERÇEK DOSTLUK HALİNE GELMESİ.

Bu birliğin nasıl bir güç olacağını tahmin edebiliyor musunuz? Müslümanların nasıl dayanıp güvenebilecekleri, sığınacakları bir güç oluşacağını düşünebiliyor musunuz? Bu birliğin manevi yaptırım gücünün yani sadece varlığının bile ne kadar etkili olacağını tahmin edebiliyor musunuz? İşte hepimizin bu birliğin bir an önce ve aciliyetle kurulması için elimizden gelen tüm desteği vermemiz hiçbir şey yapamıyorsak bile “Allah’ım bir an evvel Türk İslam Birliği’ni kur. Müslümanları bir araya getir. Kardeşler kıl. Aradaki soğukluğu, uzaklığı, yabancılığı kaldır. Bizler kardeşiz. Bunu ruhumuza iyice hissettir. Bize bu yolda irade, iman gücü ver. Bu birliğin kuruluşu için bizi vesile et. Yardıma ihtiyacı olan kardeşlerimizin yardımına bizleri vesile et. Acıları, zulümleri bu kanı durdur Allah’ım” diye sürekli dua edelim. Ağlamak, yas tutmak dövünmek müşrik adetidir. “Ne olacak bu insanların durumu? Devlet nerede? gibi içi boş, aciz laflar sarf  etmek de hiç akıllıca bir yaklaşım değildir. Akılcı olan Allah’ın gösterdiği yola uymak ve Müslümanların birlik olmasını yalvara yalvara Allah’tan istemektir.

Hakkında admin

Cevapla

x

Check Also

Türkiye’nin Uygur Türkleriyle ilgili endişeleri BM’de dile getirildi

Türkiye, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmalarındaki ulusal beyanında, Uygur Türklerinin kültürel ve dini kimliklerine saygı ...

Türkiye’den Birleşmiş Milletler’de Uygur Türkleri tepkisi

Türkiye, Birleşmiş Milletler 75. Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirilen Sosyal, Kültürel ve İnsani İşler’den sorumlu III. ...

39 ülke Uygur Türkleri için çağrı yaptı. Listede Türkiye yok

Çin hükümetine toplama kamplarında zorla tutulan Uygur Türklerinin serbest bırakılması çağrısı yapılan ve 39 ülkenin ...

CHP’den iktidara Uygur Türkleri tepkisi

39 ülkenin imzaladığı ‘Uygur Türkleri’ mektubunda Türkiye’nin imzasının yer almamasını eleştiren CHP Eskişehir Milletvekili Utku ...

İçişleri Bakanlığı’ndan Davutoğlu’nun “50 bin Uygur Türkünün Çin’e gönderilecek” iddialarına yanıt

İçişleri Bakanlığı’ndan Davutoğlu’nun “50 bin Uygur Türkünün Çin’e gönderilecek” iddialarına yanıt İçişleri Bakanlık Sözcüsü İsmail ...

Sessizliğe gömülen dünya karşısında Çin’in Doğu Türkistan’a zulmü

Erdoğan’ın Doğu Türkistan’a yapılan zulmü ‘soykırım’ olarak nitelendirmesine rağmen Çin ile stratejik ilişkiler nedeniyle sessiz ...

Çinperver Vatan Partisi’nden Doğu Türkistan Karşıtı Açıklama

Cumhur İttifakı’nın gayrı resmi ortağı olarak adlandırılan Vatan Partisi, Doğu Türkistan’daki sistematik soykırımı duyuran ve ...

Skandal! Çin, Türkiye’deki Doğu Türkistan haberlerine erişim yasağı koydurmaya başladı

Doğu Türkistan’daki insanlık dramı katlanarak devam ederken, skandal bir gelişme yaşandı. Türkiye’de Doğu Türkistan ile ...

ABD : ÇİN’İN UYGURLARA KARŞI İNSAN HAKLARI İHLALLERİ İÇİN YAPTIRIMLAR ARTACAK

ABD,Dışişleri Bakanı Pompeo Çin’in Doğu Türkistan’da yaşayan Uygurlar.Kazaklar ve diğer Çinli olmayan Müslüman halklara karşı ...