Anasayfa » Tarih Bilgileri » O şehidin dili, tekbir getiremesin diye dikilmiş

O şehidin dili, tekbir getiremesin diye dikilmiş

Emsâlsizcesine şehâdete yürüyüşün ve tasavvufun zalime direnişte tesirini gösteren ismidir Türkistan’da o: Fetheddin Mahsum.

İslâm’ın temsil sahasında çöküşünden sonra İslâm âlemi arasındaki bağ da çöktü. Bugün, bunca teknolojiye rağmen Osmanlı Devleti’nin son demlerindeki aşk, vecd coşkusunun ve fikirde birliğin olmadığı aşikar. Hilâfet vardı tabii o zamanlar. İslâm birliğinin dağılmasından sonra, eli gelişen teknoloji ile daha fazla Müslüman kanına batan küfür milleti, vatan müdafii mücahidler tarafından fevkaladelikler ile karşılanmışlardı. Daha evvelden Kuzey Kafkasya‘da Şeyh Şâmil, Cezayir’de Abdulkadir Cezairi, Doğu Türkistan’da Yakup Bey,.. Sonraları Libya’da Ömer Muhtar, Filistin‘de İzzeddin El-Kassam, Batı Türkistan’da Şir Muhammed Beg ve Korbaşılar Harekâtı, Doğu Türkistan’da Osman Batur Han… Şehidlerimiz, sembol isimler olarak mücâhedelerini tarihe kazıdılar.Yakup Beg

Yirminci asırda iki kutba doğru varan ve “Soğuk Savaş” diye adlandırılacak dünya siyâsî ortamı ve coğrafya uzaklıkları ile beraber bu devirde nice kahramanın daha işgâlcilere karşı ecdadlarına eş, şanlı birer kavga yürüttüklerini yavaş yavaş öğreniyoruz. Bunda internetin faidesi bu yazıda da görüleceği üzere büyük.

Türkistan: “Yeni Ortadoğu”
Türkistan topraklarının nelere yataklık ettiği koca devlet, ilim, tasavvuf tarihimizce malûm… Şimdi de siyâsî literatürdeki bahsi: “Yeni Ortadoğu”… Soğuk Savaş zamanında sadece Ülkücü Hareket’in ideal çerçevesinden dikkatine oturttuğu bu coğrafyanın Batı’sı Sovyet komünistleri tarafından işgâl edilmişken, Doğu’su 1949’da Çin komünistleri tarafından işgâl edilmişti. Osman Batur Han, Çin ırkçı ve komünistleri ve Sovyetlere karşı savaşarak destan çapında bir mücâdele nihâyetinde şehâdete kavuşmuştu. Ardından Doğu Türkistan’da nice istiklâl odaklı büyük kıyâmlar meydana gelmiş fakat desteksiz hareketler neticesiz kalmıştı. Ve yine fakat ki, bu hareketler dosta düşmana mesajdı: “Dindaşlarımın, kavimdaşlarımın unuttuğu bu el, gâvura yâr olmayacak!”
İşte bu mesajı taşıyanlardan biri de Osman Batur Han’ın şehâdetinden sonra(29 Nisan 1951) meydan yerine atılan yiğitlerden biri olan Fetheddin Mahsum idi.

Fetheddin Mahsum kimdir?

Fetheddin Mahsum aslen, Duşanbeli(bugün Tacikistan’da) babanın oğlu olarak Namangan’da(bugün Özbekistan’da) 1923 yılında dünyaya gelmiş Özbek Türkleri’ndendir. 1933 yılında, 10 yaşında iken babası Nur Muhammed Kâri ile Sovyet Ruslar’ın zulmünden dolayı Doğu Türkistan şehirlerinden olan Hoten’e hicret etmişlerdi. Sovyet Ruslar’dan kaçan baba Nur Muhammed Kâri, komünist Rusların yardakçısı olan işgâlci Çinli yönetici Şin-Şı-Sey tarafından katledildi. Babaannesi İşanayım’ın yanında büyüyen Fetheddin Mahsum, önce Darülhitam’ı(yetim okulu) sonra Veternerlik Yüksek Okulu’nu okudu. İki yıl mesleğini icrâ etti.Fethiddin Masum

1949 yılında Kumul şehrinden Doğu Türkistan’ı işgâle başlayan Kızıl Çin Ordusu’na karşı askerî kuvvet olmadığından savaşamayan başta Mehmed Emin Buğra, İsa Yusuf Alptekin gibi devlet adamları ve münevverler olmak üzere bir kâfile, Hindistan’a hicret kararı almıştı. Fakat Hindistan tarafından çıkarılan çeşitli engellerden dolayı geri dönmek zorunda kalan bu kişiler arasında Fetheddin Mahsum’da vardı. Geri dönen Fetheddin Mahsum tekrar Hoten şehrine döndü. 1950 yılında tutuklanan Fetheddin Mahsum, 1953 yılına kadar gözetim altında veterinerlik yaptı. Bu sırada münevver kişilerle tanıştı. Ve onlarla hürriyet için neler yapılabileceği hususunda fikir alışverişinde bulundu.

Şeyh Abdülhamid Nakşibendî ve Teşkilât-ı Necat ile mücâhede başlıyor

Bu mücâdele azmi ile dolu iken Doğu Türkistan’ın güneyindeki Yarkent şehrine bir seyahatinde Nakşibendî Şeyhi Abdülhamid Damolla ile tanıştı. 40 bin civârında müridi olan Şeyh ile beraber Teşkilât-ı Necat adıyla örgütlendiler. Teşkilât hücre yapılanması şeklinde kurulmuştu ve gâyesi, 1933’de kurulmuş fakat yıkılmış olan “Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti”ni yeniden inşâ etmekti. Silâhlı direniş ile neticeyi alacağına inanan Teşkilât, aynı zamanda matbu eserlerle halka ve mektuplarla da yurtdışındaki makamlara ulaşmaya gayret ediyordu. Ve hatta “Şûra” isimli teksirle çoğaltılan bir mecmuadan İslâm Cumhuriyeti’nin anayasası ilân edilmişti.
Ayaklanma tarihi 15 Kasım 1955 olarak seçilmişti. 14 Kasım gecesinde Fetheddin Mahsum reisliğinde mücâhidler bir karakolu basıp esirleri kurtarır. Bu mahpusluklar arasında komünist karşıtı bir Çinli albay da vardır. Harekete katılmak ister ve şoför olarak kabul görülür. Ertesi gün Hoten Kalesi’ndeki garnizona saldırılacak, polis binası, telgrafhane ve köprüler ele geçirilerek topyekûn ayaklanma başlayacaktı. Ele geçirilen silahlar ve araçlarla garnizon önüne varılırken Çinli albay kornaya basarak işgâlcileri uyarır. Bu fâciânın başlangıcı olacaktır. Garnizon uyanınca mücâhidler dağılmak zorunda kalır. Diğer bölgelerdeki mücâhidlerden de mağlubiyet haberleri gelir. Fetheddin Mahsum, Şeyh Abdülhamid ve diğer reisler halk arasına saklanmak zorunda kalırlar. Ayaklanma başarısız olur.
İşgâlin 6. yılında onca ezmesine ve korkutmasına rağmen hiç beklenmedik bir ânda bu çeşit ayaklanma ile karşılaşan işgâlciler paniğe kapılırlar ve Müslüman halka etmedik zulüm bırakmazlar. Bu zulümler nihâyetinde 2 yıl sonra Fetheddin Mahsum, 4 yıl sonrada Şeyh Abdülhamid ele geçirilerek şehid edilirler.

Ve emsâlsiz şehâdeti
10 Şubat 1957’de yakalanan Fetheddin Mahsum’un l Mayıs 1958’deki şehâdetini, M. Kutlu şöyle anlatıyor; “Fetheddin Mahsum başını dik tutup, etrafa acı bir tebessüm ile bakmaktaydı. Çehresinde hiç bir korku alameti görülmüyordu. Onu meydana getiren Çinli askerleri sık sık Fetheddin Mahsum’un başını zorla öne eğdirdiyse de başından Çin askerlerinin darbesi kalkınca gene başını dik tutuyordu. Fetheddin Mahsum meydana gelirken, onu gören halk Fetheddin Mahsum’u dudağını ısırarak yürür gibi gördü. Fetheddin Mahsum’un şahadetinden 33 yıl geçtikten sonra bu makaleyi yazarken Çin cellatlarının Fetheddin Mahsum’un dilini telle dudağına bağlamış olduğunu öğrenmiş oldum.
Söylendiğine göre Fetheddin Mahsum’un halkın önünde herhangi bir şey söylemesini ve slogan atmasını önlemek için bu çareye başvurmuşlar. Çünkü, Fetheddin Mahsum, o geceki sorgulama sırasında durmadan “Allahü Ekber”, “Yaşasın Şarki Türkistan” ve “Kahrolsun Zalim Çinliler” diye bağırmış.”
Şeyh Abdülhamid Nakşibendî ve Fetheddin Mahsum riyâsetinde gerçekleşen bu kıyâm Doğu Türkistan’da büyük bir umud ışığı olarak yanmış ve istikbâl için yol göstermiştir. Temmuz 2011’de yine Hotenli mücâhidler bir karakolu ele geçirmiş ve şehid olana dek savaşmışlardı. Şehidlerimizi rahmetle anıyoruz. Fâtiha…

(Şehid Fetheddin Mahsum’un şiirlerinden:)
Açılmaz mı?

“Her köz açışım birle otlarda yanar öpkem
Her lahzade bu millet baştın keçirür matem
Düşmenge oyunhana bolmakta eziz ölkem
Bu fecih menzerege kandağ çıdasun adam”
Abdurrahman Hacımelek

 

Hakkında admin

Cevapla

x

Check Also

Türkiye’nin Uygur Türkleriyle ilgili endişeleri BM’de dile getirildi

Türkiye, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmalarındaki ulusal beyanında, Uygur Türklerinin kültürel ve dini kimliklerine saygı ...

Türkiye’den Birleşmiş Milletler’de Uygur Türkleri tepkisi

Türkiye, Birleşmiş Milletler 75. Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirilen Sosyal, Kültürel ve İnsani İşler’den sorumlu III. ...

39 ülke Uygur Türkleri için çağrı yaptı. Listede Türkiye yok

Çin hükümetine toplama kamplarında zorla tutulan Uygur Türklerinin serbest bırakılması çağrısı yapılan ve 39 ülkenin ...

CHP’den iktidara Uygur Türkleri tepkisi

39 ülkenin imzaladığı ‘Uygur Türkleri’ mektubunda Türkiye’nin imzasının yer almamasını eleştiren CHP Eskişehir Milletvekili Utku ...

İçişleri Bakanlığı’ndan Davutoğlu’nun “50 bin Uygur Türkünün Çin’e gönderilecek” iddialarına yanıt

İçişleri Bakanlığı’ndan Davutoğlu’nun “50 bin Uygur Türkünün Çin’e gönderilecek” iddialarına yanıt İçişleri Bakanlık Sözcüsü İsmail ...

Sessizliğe gömülen dünya karşısında Çin’in Doğu Türkistan’a zulmü

Erdoğan’ın Doğu Türkistan’a yapılan zulmü ‘soykırım’ olarak nitelendirmesine rağmen Çin ile stratejik ilişkiler nedeniyle sessiz ...

Çinperver Vatan Partisi’nden Doğu Türkistan Karşıtı Açıklama

Cumhur İttifakı’nın gayrı resmi ortağı olarak adlandırılan Vatan Partisi, Doğu Türkistan’daki sistematik soykırımı duyuran ve ...

Skandal! Çin, Türkiye’deki Doğu Türkistan haberlerine erişim yasağı koydurmaya başladı

Doğu Türkistan’daki insanlık dramı katlanarak devam ederken, skandal bir gelişme yaşandı. Türkiye’de Doğu Türkistan ile ...

ABD : ÇİN’İN UYGURLARA KARŞI İNSAN HAKLARI İHLALLERİ İÇİN YAPTIRIMLAR ARTACAK

ABD,Dışişleri Bakanı Pompeo Çin’in Doğu Türkistan’da yaşayan Uygurlar.Kazaklar ve diğer Çinli olmayan Müslüman halklara karşı ...