Anasayfa » Haberler » Çin’e ‘Orta Dünya’yı altın tepside sunmak!

Çin’e ‘Orta Dünya’yı altın tepside sunmak!

Cin

Türkiye’nin Çinli CPMIEC firmasından füze savunma sistemi alma ihtimali, Çin’in Nil gibi görünmez hızda ilerleyen ‘Orta Dünya’ açılımı için yepyeni bir fırsat sunuyor.

fehimtastekinn

FEHİM
TAŞTEKİN

fehim.tastekin@radikal.com.tr

Türkiye’nin Çinli CPMIEC firmasından füze savunma sistemi alma ihtimali, Çin’in Nil gibi görünmez hızda ilerleyen ‘Orta Dünya’ açılımı için yepyeni bir fırsat sunuyor. Füze işi, Çin’in ekonomi ağırlıklı ama siyasi profili düşük genişleme siyasetine askeri bir cihet katıyor. Çin’in füze sistemini ortak üretime açma seçeneği Türkiye’nin savunmasını millileştirme emeli açısından önemli. Tabii daha önce Deniz Zeyrek’in Radikal’de yazdığı gibi hükümet, “Sistem NATO’ya entegre edilemez, NATO’nun askeri veritabanı Link16’dan da yararlanamaz, Türkiye Çin füzesini kendi başına kullanır; İran, Kuzey Kore ve Suriye ile işbirliğinden dolayı ABD’nin kara listesinde olan CPMIEC ile çalışacak olan Aselsan ve Havelsan’ın Batı ile işbirliği riske girer” diyen müttefiklerin baskısıyla son dakikada bu sevdadan çark etmezse… 

ABD, Çin’e çalışıyor! 
Füze meselesi Türkiye’nin stratejik yöneliminde ne kadar kritikse Çin için de o kadar önemli. Çinliler 2006’dan itibaren Mısır, Ürdün, Lübnan ve Katar gibi ülkelere küçük çapta silah temin ediyor olsa da füze satışı gerçekleşirse Türkiye, Çin’in yeni emperyal vizyonunda altın halka olarak göz alacak. Böylece bir NATO toprağına stratejik değerlerini taşımış olacak. Bu aynı zamanda Çin’in savunma sanayii için psikolojik bir eşik. Türkiye’nin yaratacağı etki 10 Afrika ya da Ortadoğu ülkesine bedel. Haliyle Çin 3.4 milyar dolarlık FD-2000 sistemini yok pahasına verse yeridir! 

Çin’in şimdiye kadar güttüğü genel siyaset ABD’nin aksine iş yaptığı ülkelerin içişlerine karışmama esasına dayalı. Bu yüzden ilişkilerde siyasi ve askeri profili düşük tutuyor. Biraz tuhaf gelebilir ama ABD’nin Ortadoğu’da onlarca üsle yürüttüğü gardiyanlık görevi Çin’in işini kolaylaştırıyor. ABD’nin temin ettiği güvenli geçişler üzerinden Çinliler peynir gemisi yürütüyor. ABD’nin milyarlarca dolar ve trajik boyutlarda kan döktüğü Afganistan ve Irak’ın sunduğu ekonomik fırsatlardan en fazla yararlanan ülke de yine Çin oldu. Şimdi ABD güvenlik konseptini Çin tehdidine göre kurgulayıp ağırlığı Asya’ya kaydırmaya çalıştıkça Pekin mecburen Ortadoğu’nun güvenlik sorunlarıyla ilgilenmek zorunda kalacak. Ancak en son 1979’da Vietnam’la savaşmış olan Çin bu zaman zarfında geliştirdiği askeri tekniğini ve gücünü testten geçirmiş değil. Çin’in Hint Okyanusu’nda Somalili korsanlarla mücadele seferberliğine 3 gemiyle katılması ve Lübnan’daki BM barış gücüne asker vermesi kıtalararası operasyonlara ısınma çabası sayılabilir. 

Çin yayılmacılığı 
Çin’in iç siyasete müdahaleden kaçınması yatırım ve ticaret için aradığı ortamı garantiliyordu. Enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye çalışan ve petrol ihtiyacının yüzde 60’ını Ortadoğu’dan temin eden Çin’in Araplarla ticareti 10 yılda 12 kat artarak yıllık 222 milyar doları buldu. Üstelik yatırım ve ticareti birbirine rakip ya da düşman ülkelerde rahatça yapabiliyor. Ama Mısır’da liman yapımından Suudi Arabistan’da metro inşaatına kadar birçok bölgede stratejik yatırımlar attıkça Çin dış politikası ister istemez kendini birçok siyasi ve güvenlik meselesinin içinde buluyor. Suriyeli yetkilileri ve muhalifleri ya da ardı ardına İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile Filistin lideri Mahmud Abbas’ı ağırlaması Pekin’in bölgeyi yakın planda tutmak istediğini gösteriyor. Hatta Abbas’ın mayıstaki ziyaret sırasında Çin lideri Şi Cinping, Ortadoğu barışı için başkenti Doğu Kudüs olacak şekilde ‘Filistin Devleti’nin kurulması, yerleşimlerin durdurulması, Gazze’ye ablukanın kaldırılması ve hapishanelerdeki Filistinlilerin bırakılmasını da içeren bir yol haritası sunmuştu. Birkaç gün sonra Netanyahu geldiğinde de İran’la gerilimin düşürülmesini salık vermişti. Tel Aviv normalde bu önerilerden dolayı gücense de Çin’in ikinci büyük silah tedarikçisinin İsrail olması ve Çinli firmaların devasa yatırımları nedeniyle fazla dert edinmiyor. 

Doğu Türkistan etkisi 
Çin’in artan oranda uluslararası gelişmelere güvenlik penceresinden bakmasının bir diğer nedeni de Doğu Türkistan’daki İslamcı grupların küresel cihat ağına eklemlenmesi. Uygur trajedisine ilgi duyulması Pekin’de alerjiye neden oluyor. Doğu Türkistan, Çin’in dış ilişkilerinde kırmızı çizgi. Pekin’in ‘cihatçı’ gruplarla ilgili korkusu, Suriye ile ilgili tasarıları BM’de bloke ederken de kendini gösteriyor. Fakat Pekin kırmızı çizgi ya da kaygılarının Çin mallarını Avrupa pazarlarına taşıyacak yeni İpek Yolu gibi stratejik projelerde kurduğu ortaklıklara gölge etmesine de izin vermiyor. Mesela Pekin, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ‘Uygur soykırımı’ yorumuna duyduğu öfkeyi ya da Ankara’nın Suriye politikasına karşı rahatsızlığını ikili ilişkilerin önüne geçirmedi. Herkesten İngilizce konuşmasını bekleyen Amerikalıların aksine herkesle kendi diliyle konuşan Çin’in yürüyüşü sessiz bir istilayı andırıyor. Ne var ki askeri boyut bu sesizliği bozmaya namzet.

Kaynak: Radikal Gazetesi

Hakkında admin

x

Check Also

Doğu Türkistan’da oruç tutan tutuklanıyor

Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Abdulehed Er, yaşanan insanlık dramını gözler önüne ...

Uygurlar yeni baskılarla karşı karşıya

Doğu Türkistan’daki Uygurların yoğun olduğu Kuçar şehrine yeni atanan valinin bölge halkına yoğun baskı uyguladığı ...

“KALBİMİZİN DOĞUSU-DOĞU TÜRKİSTAN” PANELİ

Samsun İnsan Hakları ve İnsani Yardım Hareketi(İHH), Doğu Türkistan duyarlılığını artırmak iÇin Bafra ilçesinde “Kalbimizin ...

Türkiye’nin Doğu Türkistan Çıkmazı

Türkiye-Çin Halk Cumhuriyeti ilişkilerinin akıbeti ne olacak? Türkiye’nin Doğu Türkistan konusundaki tavrı Çin Halk Cumhuriyeti ...

ÖZGÜRLÜK İÇİN TÜRKİYE’YE GELDİLER

Özgürce yaşamak için uzun ve zor bir yolculuk sonrası Kayseri’ye ulaşan Uygur Türkleri Doğu Türkistan’daki ...

Doğu Türkistan’da yeni bir Boraltan faciası yaşanmasın

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TBMM Kürsüsü’nden okuduğu Boraltan Köprüsü ağıtının şairi Murat Darga işte böyle bir ortamda ...

BBP ve Alperen Ocaklarının Doğu Türkistan Basın Açıklaması

Kahramanmaraş BBP ve Alperen Ocaklarının Doğu Türkistan’da  Çin  tarafından yapılan zulümle ilgili olarak bir basın açıklaması ...

‘Zulümden kaçış’ 13 ay sürdü

Etnik ve dini baskı nedeniyle Çin’in Uygur Özerk Bölgesi’nden kaçtılar. Geride anne-babalarını, çocuklarını bırakanlar oldu. ...

Uygur Türkleri İçin “Yardım Ve Koordinasyon Merkezi” Çalışacak

Kayseri, Çin zulmünden kaçarak gelen Uygur Türkleri için elinden geleni yapıyor. Valilik de bu konuda ...