Anasayfa » Haberler » Çin soykırım yapmakla suçlanıyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na Suç Duyurusu Yapıldı

Çin soykırım yapmakla suçlanıyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na Suç Duyurusu Yapıldı

Çin soykırım yapmakla suçlanıyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na Suç Duyurusu Yapıldı

Çin tarafından Doğu Türkistanlılara karşı işlenen soykırım, işkence ve insanlığa karşı suçların yargıya taşınması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na Suç Duyurusu Yapıldı

Türkiye’de yaşayan Uygur Türklerinden kadın erkek olmak özere 200 kadar kişi, Doğu Türkistan’daki akrabalarının bulunduğu Çin toplama kamplarının kapatılmasını talep etmek ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunmak üzere 4 Ocak Salı günü, ellerinde Doğu Türkistan bayraklarıyla İstanbul Çağlayan adalet sarayı binası önünde toplanarak protesto yaptı.

Bazı protestocular, “Ailelerimiz nerede?” , “Çin akrabalarımızı serbest bırak!” gibi sloganların bulunduğu pankartlar taşıyordu.

Aralarında avukat Gülden Sunmez’in de bulunduğu 10 Türk avukattan oluşan bir grup, Çin’in Uygur halkına karşı işlediği suçları ile ilgili İstanbul Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Dava, aralarında Türk avukatlar Gülden Sunmez, Rumeysa Kabaoğlu ve Muhammet Furkan Yun’un da bulunduğu avukatlar tarafından ortaklaşa açıldı.

Dilekçeyi başsavcılığa sunduktan sonra grup adına ortak basın açıklaması yapan gönüllü avukatlar Gülden Sönmez, Rümeysa Kabaoğlu ve Muhammet Furkan Yün, Çin toplama kamplarının kapatılması çağrısı yaptı.

Dünya kamuoyunca açıkça bilindiği üzere Çin; Doğu Türkistanlılara yönelik dini ve etnik temelli, soykırım, kasten öldürme, işkence, kötü ve zalimane muamele, zorla kaybettirme, hürriyeti tahdit, adil yargılanma hakkı ihlali, haksız ve keyfi tutma, toplama kamplarında, karakol ve cezaevlerinde işkence ve tecavüz, zorunlu kürtaj ve kısırlaştırma uygulaması, zorla Çinlilerle evlendirme, Akraba Aile Projesi adı altında ev içine Çinli erkeği zorla kabul ettirme, zorla uzak bölgelere taşınarak, buralarda zorunlu çalıştırma, aile parçalanması ve çocukların annelerden alınması, kılık kıyafet ve etnik, kültürel ve inanca dair pratiklerin yasaklanması, isimlerin değiştirilmesi, ömür boyu çalışmaya mahkum edilecek şekilde sistematik para cezaları vb.suçlar işlemektedir. Bu suçlara maruz kalan milyonlarca Doğu Türkistanlının yanı sıra Türkiye vatandaşları da mevcuttur.

Söz konusu suçlar Türk Ceza Kanunu’na dayanarak evrensel yargı yetkisi çerçevesinde yargıya taşınmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yapmış olduğumuz suç duyurusu ile, 9 Türk vatandaşı toplam 19 müşteki müvekkilimize vekaleten, aralarında çocukların da yer aldığı halen kamplarda tutulan ya da zorla kaybettirilen 116 mağdur ve kamplarda hayatını kaybeden maktuller için yargılama talep edilmektedir.

Tüm bu suçların ve soykırımın sorumlusu olan Xi Jinping başta olmak üzere siyasi sorumlular, toplama kampı müdürleri, bazı karakol ve toplama kamplarındaki işkenceci polis memurları ve görevliler, yerel güvenlik personeli ve yöneticileri, karakol sorumluları, tecavüz suçlarına karışmış olanlar arasında isimleri tespit edilen 112 kişi Savcılığa bildirilmiştir.

Dilekçede özellikle zamanımızın en garabet, korkunç suç merkezleri olan Çin Toplama Kampları hakkında detaylı bilgi verilmiştir. BM ve resmi kurumlar Doğu Türkistan’da üç milyondan fazla Müslüman Uygur Türkü’nün toplama kamplarında tutulduğunu açıklamıştır. İnsanların kamplara kapatılması için herhangi bir suç işlemiş olma gerekçesi aranmamaktadır. Yüksek duvarlarla çevrelenmiş kampların dört bir yanında gözetleme kuleleri ve dikenli teller olduğu, içeride ise farklı bloklar hâlinde geniş yapılar bulunduğu tespit edilmiştir. Cezaevi niteliği taşıyan kamplar cezaevi gibi yönetilmekte, kimin burada ne kadar hapsedileceğine ise memurlar karar vermektedir.

Suç duyurusunda soykırım suçuna, işkence ve tecavüz suçlarına delilleriyle birlikte geniş yer verilmiştir. Toplama kamplarında tecavüz olayları ve sistematik cinsel saldırı suçları son zamanlarda kamplardan bir şekilde kurtulan tanıkların anlatımı ve adli tıp muayenelerinde tespit edilmiştir. Suçlar hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça belgeleriyle ortaya konmuştur. Tanık ifadeleri, fotoğraf ve videolar, resmi ve sivil kuruluşların raporları,  bilgi  ve belgeler halen dilekçemizde yer alan tüm suçların işlenmeye devam ettiğini göstermektedir. Suçlanan kişiler hakkında yürütülecek tahkikat tamamlanıncaya kadar haklarında tutuklama tedbirine başvurulması hukuki bir zorunluluktur.

Ailelerinin toplama kamplarında tutulduğunu öne süren bazı Doğu Türkistanlılar meydanda birer konuşma yaptı.

Uygur Türkü olan Medine Nazimi, kız kardeşi Mevlide Hilal’in Türk vatandaşı olmasına rağmen 4 yıldır Çin kampında tutuklu olduğunu belirterek, “Çin devleti bilgi vermiyor. Çin hükümeti toplama kampı kurup türlü işkenceler yapmaktadır. Orada yaşanan bu zulme sessiz kalamam. Tüm kadınlar ve çocuklar adına adalet istiyorum. Bu soykırım durdurulmalıdır. Ben Türk adaletine güveniyorum. Vatandaşınız olan Mevlide Hilal’e sahip çıkın.” dedi.

Nur Muhammet Uygur da, 2016 yılından beri Türkiye’de olduğunu söyleyerek, “Ailemden haber alamadım. Babamın öldüğü haberini aldım, evi de mühürlenmiş. Ben bir Uygur Türk’üyüm. Bu sebeple Adalet Bakanlığı, savcı ve hakimlerden adalet istiyoruz. Bedensel olarak burada yaşıyoruz ama ruh olarak burada değiliz.” diye konuştu.

Mağdur şikayetçilerden Cevlan Shirmehmet ise, Türkiye’ye eğitim için gelip hukuk fakültesi okuduğunu ve burada okuması nedeniyle annesinin toplama kampında tutulduğunu aktardı.

Shirmehmet, şöyle devam etti:

“Annemin tek suçu benim Türkiye’de okumam. Mesleğim annemi kurtaramadı, tersine onu zindana attırdı. Dünyada adalet varsa, neden toplama kampı ve işkenceler devam ediyor? Onların serbest bırakılması için buradayız. Evrensel yargı kapsamında biz şikayetlerimize devam edeceğiz.”

Üniversite öğrencisi olan Mafiret Emin de, 5 yıldır ailesinden haber alamadığını belirterek, “Türkiye hukukuna inanarak buraya geldik. Türkiye hükümeti sessiz kalamaz diye buraya geldik. Lütfen bu zulme sessiz kalmayınız.” ifadelerini kullandı.

Dilekçe kapsamında izah edilen vakıalar ve ortaya koyulan deliller, evrensel yargı yetkisine tabi soykırım, insanlığa karşı suçlar ve işkence suçlarının unsurlarının oluştuğunu göstermektedir. Türkiye ulusal mevzuatı, Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşme başta olmak üzere uluslararası sözleşmeler Çinli sorumluların yargılanmasını zaruri kılmaktadır. BM Soykırım Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşmenin 2. Maddesinde yer alan soykırım oluşturan, ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu, kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen fiillerden sadece biri değil tüm maddeleri Çin’in soykırım suçunu işlediğini göstermektedir. Çin BM Güvenlik Konseyi üyesidir ve soykırım ve işkence suçlarından dolayı yaptırıma tabi tutulmalıdır. Uluslararası topluluğun yaptırımları ve yargının gücü ile tüm toplama kampları kapatılmalı, soykırım durdurulmalı ve suçlular cezalandırılmalıdır. Bu sürecin ilk adımı da İstanbul’da Türkiye yargısında atılmalıdır. Kamplarda tutulan Türk vatandaşlarının kurtarılması için de derhal savcılar ve devletin tüm kurumları harekete geçmelidir.

DOĞU TÜRKİSTAN DAVASI AVUKAT EKİBİ

 
 
 
 

Hakkında admin

x

Check Also

Hatıralarım
Doğu Türkistan’ın Gerçek Hikayesi

Dr. Mehmet Yakup Buğra SİYER YAYINLARI 1930 yılında Doğu Türkistan’ın kadîm şehri Hoten’de, bölgenin önde ...

Soykırımın Tanıkları: Doğu Türkistan’ın Duyulmayan Feryadı – Komünist Çin’in Bilinmeyen Yüzü

azar:Halis Özdemir Yayınevi:Aktaş Yayıncılık İlk Baskı Yılı: 2022 Soykırımın Tanıkları: Doğu Türkistan’ın Duyulmayan Feryadı – Komünist ...

Çin’in Enerji Sektöründe Doğu Türkistan’ın Önemi

Sincan Uygur Özerk Bölgesi (SUÖB) olarak adlandırılan Doğu Türkistan bölgesi, tarihi İpek yolunun önemli güzergâhlarından ...

Doğu Türkistan’da bir aile dramı daha

Oğlunun vefat ettiğini 5 yıl sonra öğrenen Doğu Türkistanlı Abdurrahim Paraç, “4 yaşında ayrıldığım oğlumun ...

Kanada mahkemesi Uygur Türklerinin zorla çalıştırıldığı ürünlere ithalat yasağını reddetti

Kanada Federal Mahkemesi, Çin’in Uygur Türklerini zorla çalıştırarak imal ettirdiği mallara ithalat yasağı konulması talebini ...

‘Adı Soykırım’ belgeseli izleyiciyle buluştu

Yıllardır ailesini görememiş masum Uygur Türkleri’nin hikayesi: ‘Adı Soykırım’ belgeseli izleyiciyle buluştu. Yönetmenliğini Tülay Gökçimen’in ...

Ethem Sancak bu sefer de Çin’in avukatlığını yaptı! “Uygurların refah seviyesi Yozgat’ın 3 katı” dedi

Eski Maocu Ethem Sancak, Çin zulmü altındaki Doğu Türkistan’la ilgili skandal açıklamalarda bulundu. Ethem Sancak, ...

ABD Ticaret Temsilcisi: “Çin’e Baskıyı Arttıracağız”

ABD Ticaret Temsilcisi Katherine Tai, Washington’un, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi Çin’e, piyasayı bozduğuna inandığı ...

Çin, ABD’yi Tayvan’a silah satmaya son vermeye çağırdı

Çin, egemenlik ihtilafı yaşadığı Tayvan’a ABD’nin askeri haberleşme sistemi satmasına tepki gösterdi. Çin, egemenlik ihtilafı ...