30 Yıllık Bir Sürgün ve Bitmeyen Doğu Türkistan Çığlığı
Abdulkadir Turkistani
Tam 30 yıldır doğup büyüdüğüm topraklardan uzakta, yurt dışında yaşıyorum. Bu bir tercih değil, zorunlu bir kaçıştı. Henüz 15 yaşındayken, sadece dini eğitim aldığım gerekçesiyle Çin yönetimi tarafından hocam ve 56 öğrenci arkadaşımla birlikte tutuklandım. Günlerce aç bırakıldık, ağır işkencelere maruz kaldık. Henüz bir çocukken uğradığım bu zulmün dünyada bir benzeri daha var mıdır, bilmiyorum.
Bugün aradan onlarca yıl geçti ama zulüm biçim değiştirerek devam ediyor. Doğu Türkistan’daki akrabalarımla ne telefon ne de internet üzerinden hiçbir şekilde iletişim kuramıyorum. Yaşıyorlar mı, öldürüldüler mi, yoksa bir toplama kampına mı atıldılar? Bilmiyorum. Büyük bir belirsizlik ve endişe içinde, onlardan bir haber alabilmek için çırpınıyorum. Çünkü orada dış dünyayla iletişim kurmak tamamen yasak ve telefon hatlarının yurt dışına bağlanması engelleniyor.
Boşaltılan Sokaklar ve Yapay Çinli Nüfus
Dışarıdan bakıldığında Doğu Türkistan’da görülen o geniş yollar, modern ve yüksek binalar dünyayı yanıltmasın. Benim bıraktığım memlekette sokaklar Uygur gençleriyle, cıvıl cıvıl Uygur esnafıyla dolup taşardı. Şimdi ise o sokakların gerçek sahipleri toplama kamplarında işkence çekiyor. Onlardan boşalan yerlere, o lüks binalara ise sistemli bir şekilde Çinli göçmenler yerleştiriliyor. Bugün o caddelerde bir tane bile Uygur Türk’ü göremezsiniz.
“Bir Kuşak Bir Yol”: Bir Sömürge ve Asimilasyon Projesi
O övünerek anlattıkları geniş yollar ve devasa altyapı projeleri, aslında “Bir Kuşak Bir Yol” adı altında yürütülen küresel bir sömürge planının parçasıdır. Çin, bu hat üzerinden kendi ucuz ve kalitesiz ürünlerini Doğu Türkistan’ı bir köprü olarak kullanarak tüm Türkistan coğrafyasına ihraç ediyor. Amaç; Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmen, Azerbaycanlı ve Uygur soydaşlarımızın kaynaklarını ve paralarını sömürmektir.
Öte yandan bu proje, sadece bir ticaret yolu değil; Çin’in devasa ve kalabalık nüfusunu Türkistan coğrafyasına doğru kaydırma, buraları demografik olarak işgal etme planıdır. Dolayısıyla “Bir Kuşak Bir Yol”, bölge için bir kalkınma hamlesi değil; soydaşlarımızı ekonomik olarak köleleştirmeyi ve nüfus yapısını değiştirerek Türk varlığını eritmeyi hedefleyen modern bir sömürgecilik projesidir.
Küresel Kamuoyuna Çağrı: Çin’in Paralı Propagandalarına İnanmayın!
Bugün ekranlarda ve sosyal medyada Çin’in propagandasını yapan, aldıkları paralar karşılığında bu zulmü şirin göstermeye çalışan uşakların yazılarına ve konuşmalarına asla inanılmamasını tavsiye ediyorum. O parlatılmış videoların arkasında milyonlarca insanın kanı, gözyaşı ve çalınmış hayatları var.
Çin, sadece Doğu Türkistan için değil, tüm dünya için büyük bir tehdittir. Dünya devletlerini, insan hakları savunucularını ve uluslararası kamuoyunu, bu küresel ve modern sömürgeciliğe karşı acilen somut tedbirler almaya çağırıyorum. Bu sessiz çığlığın ve tüm insanlığı tehdit eden bu büyük tehlikenin artık herkes tarafından görülmesini istiyorum.

Doğu Türkistan Haber ve Araştırma Merkezi







