Anasayfa » Makale ve Analizler » Doğu Türkistan’da Gazeteci Olmak ve Medya Üzerindeki Baskılar

Doğu Türkistan’da Gazeteci Olmak ve Medya Üzerindeki Baskılar

Doğu Türkistan’da Gazeteci Olmak ve Medya Üzerindeki Baskılar

Musacan ER Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı

Doğu Türkistan’da yaşam koşulları her geçen gün zorlaşmakta, bölge halkı temel insan haklarından mahrum bırakılmaktadır. Yaşanan bu zorlukların en kritik boyutlarından biri, bölge halkının uğradığı zulmü dünya kamuoyuna duyuramamasıdır; zira Doğu Türkistan’da basın özgürlüğü tamamen yok edilmiş durumdadır. Tüm medya kuruluşları ve basın mensupları, Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) sıkı denetimi altında yalnızca partinin propagandasını yapmakla yükümlüdür. Bu baskı ortamında hiçbir gazetecinin özgürce haber yapma veya gerçekleri yayımlama yetkisi bulunmamaktadır.

Basın Üzerindeki Sistematik Baskı ve Sansür

Bölgedeki sansür nedeniyle dünya kamuoyu, ÇKP yönetiminin uyguladığı baskı politikalarından yeterince haberdar olamamaktadır. Geçmişte gerçekleri aktarmaya çalışan Muhammed Abdulla ve Gülmire Emin gibi birçok Uygur gazeteci müebbet hapis cezasına çarptırılmış ve halen işkence gördükleri hapishanelerde tutulmaktadır. Zulme tanık olanların veya mağdur edilenlerin, yaşadıklarını başkalarına —özellikle yabancı basın mensuplarına— anlatması kesinlikle yasaktır. Halk, kendi arasında dahi bu konuları konuşmaktan korkmakta; basit bir sohbet bile tutuklanma gerekçesi sayılabilmektedir.

Doğu Türkistan’dan dışarıya bilgi sızması neredeyse imkansız hale gelmiştir. Ancak çok ağır haksızlıklara uğrayan bazı kişilerin, başlarına gelecekleri bilerek sosyal medyada paylaştığı görüntü ve bilgiler aracılığıyla bölgedeki durumdan sınırlı da olsa haber alınabilmektedir.

Toplama Kampları ve “Eğitim” İddiaları

Çin yönetimi, 2017 yılından itibaren baskılarını artırarak milyonlarca Uygur, Kazak ve Kırgız Türkünü toplama kamplarına hapsetmiştir. Bölgede 1.200 civarında kamp olduğu ve buralarda milyonlarca insanın tutulduğu tahmin edilmektedir. Birleşmiş Milletler raporları, bir milyona yakın Uygur kökenli kişinin gizli kamplarda tutulduğuna dair güvenilir verilere ulaşıldığını doğrulamıştır.

Çin yönetimi başlangıçta bu kampların varlığını reddetmiş, ancak Ömer Bekali ve Gülbahar Celilova gibi tanıkların kamplarda gördükleri işkenceleri dünyaya anlatmasıyla geri adım atmak zorunda kalmıştır. Kampların varlığını kabul eden Çin, bu mekanların “meslek edindirme kursu” olduğunu iddia etse de, tanık ifadeleri buralarda beyin yıkama, dini pratiklerin yasaklanması ve fiziksel işkence gibi ağır hak ihlallerinin yaşandığını ortaya koymaktadır.

Küresel Medya İş Birlikleri ve Propaganda Faaliyetleri

Çin, bölgedeki asimilasyon ve soykırım politikalarını örtbas etmek için devasa bir medya operasyonu yürütmektedir. Bölgeye davet edilen yabancı gazeteci heyetleri, sıkı denetim altında yalnızca önceden hazırlanmış sahneleri görmekte ve bu durum farkında olunmadan Çin’in resmi tezlerinin yayılmasına hizmet etmektedir.

Özellikle Türkiye’de bazı medya organlarının ÇKP ile iş birliği içinde olması dikkat çekicidir. Aydınlık Gazetesi, YÖN FM ve Ulusal TV gibi mecralar Çin’den destek alarak bu propagandayı sürdürmektedir. Örneğin, Aydınlık Gazetesi’nin Mayıs 2025’te Çin’in “Küresel Güney Medya Ortaklığı”na katıldığı bilinmektedir. Ayrıca 22 Mayıs 2025 tarihinde Urumçi’de düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Medya Forumu, Çin’in işlediği suçları “kalkınma ve istikrar” adı altında aklama çabasının son örneğidir.

Sonuç ve Çözüm Önerileri

Diasporadaki Doğu Türkistan sivil toplum kuruluşlarının (STK) mevcut medya imkanları, Çin’in yürüttüğü devasa dezenformasyon faaliyetiyle mücadele etmekte yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle, Türk medyasının ve uluslararası kuruluşların Doğu Türkistan meselesine daha güçlü bir destek vermesi elzemdir. Bölgedeki gerçeklerin dünya gündemine taşınması için; sürdürülebilir, sistematik ve uluslararası arenada ses getirecek bir Uydu TV veya WebTV tabanlı medya merkezinin kurulması stratejik bir ihtiyaçtır.

About The Author

Çin, Uygur Türkü çocuklara yönelik kitlesel alıkoyma ve asimilasyon gerçekleştirmeye devam ediyor.

Önemli Yazılar

x

Check Also

Asya-Pasifikte ABD-Çin Çatışması mı, Yoksa Türkiye-Çin Gerilimi mi?

Tarih boyunca Türklerle Çinliler arasında yaşanan çatışmalar –Xiongnu’dan Göktürklere uzanan Proto-Türk direnişleri dahil– aynı jeopolitik ...

Musacan ER kimdir

Musacan ER – Detaylı Profil (2025 Çalışmaları Dahil) Kişisel Bilgiler:Musacan ER, İstanbul’da yaşayan bir Doğu ...

Doğu Türkistan’da kimlik, zulüm ve uluslararası sessizlik

Doğu Türkistan, tarih boyunca Türk-İslam medeniyetinin doğu kapısı olarak bilinen, kültürlerin kesiştiği ve imparatorlukların kaderine ...

Seydişehir Belediye Başkanı Mehmet Tutal, Çin’in Doğu Türkistan’daki Müslüman Türklere yönelik uygulamalarını kınadı

Seydişehir Belediye Başkanı Mehmet Tutal, Çin’in Doğu Türkistan’daki Müslüman Türklere yönelik uygulamalarını kınadı. Doğu Türkistan’ın ...

Amsterdam Belediyesinden tarihi karar: Artık ‘Sincan’ yok, ‘Doğu Türkistan’ var

Amsterdam Belediyesinden tarihi karar: Artık ‘Sincan’ yok, ‘Doğu Türkistan’ var Geçtiğimiz hafta Amsterdam Belediyesi Meclisi’nin ...

ÇİN’DEN SKANDAL DOĞU TÜRKİSTAN TEKLİFİ

Ailelerinden haber alamayan Doğu Türkistanlılar, Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu önünde eylem yaparken Uygurlara konsolosluktan skandal ifadelerin ...

Xinjiang değil Doğu Türkistan

Doğu Türkistanlı Araştırmacı Musacan Er, Sincan yerine Doğu Türkistan kelimesinin kullanılmasını isteyerek, “Sincan demek Çin’in ...

76 yıldır Çin işgalinde olan Doğu Türkistan, Türkiye’nin iki katından kadar büyük!

Türkiye’nin iki katı büyüklüğündeki Doğu Türkistan, 76 yıldır Çin’in baskıcı yönetimi altında. Uygur Türkleri başta ...

Doğu Türkistan Bağımsızlık Savaşı – Cungarya’da Devrim

1940’ların başında, Doğu Türkistan Türkleri, Çin’e karşı büyük bir kurtuluş savaşı başlattılar. Doğu Türkistan’ın kuzeyi ...