Pekin hükümeti ölümlerden işgale karşı çıkan Uygurları sorumlu tutuyor. İşgal altında tutulan Doğu Türkistan‘da şimdiye kadar 20 Kişi Öldü.
Olaylara, İşgalcilerin Uygur Türklerine zorla Çinliler gibi giyindirmek istemesinin yol açtığı söyleniyor.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hong Lei, bağımsızlık isteyen Uygurların Kargılık’ta bir polis karakoluna saldırdığını ve ölenlerden 7’sinin polis olduğunu açıkladı.
Sözcü, vahşi teröristler ve bölücüler olarak nitelediği Uygurları barış, istikrar ve ülkenin bütünlüğünü tehdit etmekle suçladı.
Sürgündeki Uygurların “Dünya Uygur Kongresi” sözcüsü Dilşat Raşit olayların özünde Kargılık halkının işgale tepkisinin yol açtığını yattığını bildirdi.
Dilşat Raşit, Pekin hükümetinin barışçı gösterilere izin vermemesinin halkı çaresizliğe, çaresizliğin de zamanla şiddete dönüştüğünü söyledi.
Pekin hükümeti bir süre önce Doğu Türkistan’da da “doğru giyinme” kampanyası başlattı. Uygurlara giyim kuşam dersleri veriliyor, başka bir deyişle Çinliler gibi giyinmeleri öğretiliyor ve yasadışı dini faaliyetlerden kaçınmaları tavsiye ediliyor.
Resmi adı Çin Şincan Uygur Özerk Bölgesi olan Doğu Türkistan özerk olmadığı gibi özgür de değil. Yıllardır yerel halkla nüfus dengesini değiştirmek için bölgeye yerleştirilen Han Çinlileri arasında çatışma çıkıyor.
2009 yılında Uygur başkenti Urumçi’de meydana gelen kanlı olaylarda çoğu Han Çinlisi 200 kişi hayatını kaybetti. Geçen yılbaşında, Hotan’da, Çin’in tesettür yasağını protesto eden 18 Uygur bir karakolu basarak iki Çinli polisi öldürdü. Aralık ayında ise Çinli polisler Kaşgar’da 2 çobanı rehin aldığı öne sürülen Uygurlardan 8’ini öldürdü, 4’ünü yaralı ele geçirdi.
İnsan hakları grupları öldürülen kişilerin yurt dışına kaçmaya çalışan Uygurlar olduğunu açıklamıştı.
Hotan ve Kaşgar’daki olaylarla ilgili olarak 4 Uygur’a, terör eylemi planlamak, gerçekleştirmek, yasadışı patlayıcı madde imal etmek, kundakçılık ve cinayet suçlarından idam cezası verilmişti.
Çin, bağımsızlık isteyen Uygurların tümünü, eyleme girişmeseler bile terörist ve en masum gösterileri terör eylemi olarak niteliyor.
______________________________________
TÜRKİSTAN’IN İŞGÂLİNİN 22. YILI DOLAYISI İLE İSA YUSUF ALPTEKİN TARAFINDAN YAYINLANAN BEYANNÂME’DEN
“Bir zamanlar bir ülke vardı.Havası hür, toprağı hür, suları hür, insanları hür, hayvanları bile hürdü.Ceylan gözlü kızları elma yanaklı; arslan pençeli erkekleri şahin bakışlıydı.İhtiyarları şefkatli ve rahim, gençleri edebli ve saygılıydı.Zengininin sofrası herkes açıktı; fakirinin sırtı pek, karnı tok idi.Mekteplerinden ilim ve irfan, ahlâk ve nizâm fışkırırdı.
İlim ve medeniyette dünyanın merkezi olmuştu.Doğu ve Batı ilimlerinin birbirine aktarılmasında, insanlığın müşterek malı olan ilim ve medeniyetin devamlılığını sağlamakta birinci rolü sağlamıştı.
Bu ülkede oturan insanların Türklük’e, İslam’a ve insanlığa, tarih sayfalarına sığmayacak kadar büyük hizmetleri olmuştu.Bu sebeble, bütün dünyaca bilinir, adı hürmetle ve minnetle anılırdı.Doğudan Batıya mal götürüp getiren kervanlar, tarihi “İpek Yolu” bu topraklardan geçer ve muhafız dahi kullanmazlardı.O ülkenin evlerinde de kapılar vardı, fakat kilit nedir bilinmezdi.Çünkü o ülkede mal, can, ırz ve namus emniyeti tam idi.Velhasıl öyle bir ülke idi ki, güleni şöyle dursun ağlayanı bile bahtiyardı.Bu ülke fasılasız 2500 senesiz Türk yurdu olan Türkistan’dı.”
Doğu Türkistan Haber ve Araştırma Merkezi Doğu Türkistan Haber ve Araştırma Merkezi












