Doğu Türkistan’da vefat eden alim Abdülkadir Kari Hacım’ın cenazesine el koymak isteyen Çin yönetimine onbinlerce Uygur karşı çıktı.
Doğu Türkistan’ın tanınmış İslam alimlerinden Kaşgar Hayıtgah Camii imam Hatibi Abdulkadir Kari Hacım 72 yaşında vefat etti. Hacım’ın cenazesine Çin işgal güçleri el koyarak, dini vecibeler yapılmaksızın defnetmek istedi ama yasağa rağmen Doğu Türkistan’ın çeşitli vilayetlerinden gelerek Kaşgar’da toplanan onbinlerce Uygur buna izin vermedi.
1940 yılında Kaşgar’ın Hazineci Beg Mahallesi’nde dünyaya gelen Kari Hacim, dini tahsilini şehrin ileri gelen alimlerden Akçı Damollam’ın yanında tamamladı. İlk olarak kendi Mahallesindeki Hazineci Beg Camii’nin imam hatibi olarak görev yaptı.
Kari Hacım “Kültür devrimi” sırasında tutuklandı. Mao’nun Çinli Kızıl Muhafızlarınca baskı ve işkencelere maruz kaldı. Uzun süre çalışma kamplarında ağır işlerde çalıştırıldı.1980 yılında serbest bırakıldı. Bir süre kendi mahallesinde baba mesleği olan marangozlukla uğraştı. Aynı zamanda gönüllü imam olarak mahalle camiinde hizmet verdi. 2003 yılında Doğu Türkistan’ın kadim başkenti ve kültür merkezi Kaşgar’ın tarihi Hayıtgah Camii’ne imam-hatip olarak tayin edildi.
Kari Hacım, Doğu Türkistan’da çok sevilen bir alimdi. Toplumun bütün katmanları ile ilişki kuruyor, irşad görevini yerine getirmeye çalışıyordu. D. Türkistan Müslümanlarınca da takdir ediliyordu.
Kari Hacım’in vefatını duyan Kaşgar valisi ve belediye başkanı aileyi ziyaret ederek, cenaze namazının mahallede kılınması ve dikkat çekmeden defnedilmesini talep etti. Ancak, aile, babalarının topluma mal olmuş bir alim olduğunu, bütün Müslümanların namaza iştirak etmek istediğini belirterek bu teklifi kabul etmedi. Bunun üzerine, cenaze namazının, sabah namazından sonra kıldırılması noktasında görüş birliğine varıldı. Çin işgal yönetimi, akşamdan da tedbir alarak, şehrin giriş çıkışlarını kontrol altına aldı, Hotan, Yarkent, Aksu gibi civar bölgelerden cenaze namazına gelenlerin şehre girmesini engelledi. Cenaze namazının kılınacağı Hayıtgah Camii de zırhlı araçlar ve özel birliklerle abluka altına alındı.
Buna rağmen onbinlerce Taşgarlı cenaze namazına katıldı. Namazdan sonra, işgal yönetimi, cenazeyi güvenlik gerekçeleri göstererek, cenaze aracına almak istedi. Ancak, aile ve Müslümanlar buna da izin vermedi. Görgü tanıklarına göre en az 50 bin kişinin iştirak ettiği cenaze, eller üzerinde ve tekbirlerle, beş kilometre uzaklıktaki Tahtaköprü (Mevlanem) Mezarlğı’na kadar getirilerek dualar eşliğinde defnedildi.
Kaynaklar, Çin İşgal Yönetimi’nin ilk kez büyük bir mağlubiyete uğradığını söylüyor. Cenaze ve sonrasındaki gelişmelerde, işgalcilerin kuralları değil, Müslümanların arzusu olan dini vecibeler uygulandı.
Cenazeden sonra Kaşgar İl Güvenlik Kurulu’nun da toplandığı bildiriliyor. Çin işgal güçünün emniyet yetkilileri, kendilerini dinlemeyen ve cenazeyi vermeyen aile fertlerinin ve olaylara yön veren kişilerin tutuklanmasını gündeme getirdi. Ancak, Çin’in yerli işgal valisi Ekber, cenaze namazı ve sonrasında her hangi bir olay meydana gelmediğini bu nedenle her hangi bir tutuklamaya gerek olmadığı ifade etti. Valinin, olayla ilgili tutuklamaların yeni gerilimlere ve olaylara yol açabileceği uyarısında bulunduğu da belirtiliyor.
kaynak: Dünya Bülteni/ Hamit Göktürk
Doğu Türkistan Haber ve Araştırma Merkezi Doğu Türkistan Haber ve Araştırma Merkezi
