Anasayfa » Haberler » Çin, Uygurların Kimliğini Yok etmeyi Sürdürüyor

Çin, Uygurların Kimliğini Yok etmeyi Sürdürüyor

“Çin Uygur kimliğini yok etmeyi sürdürüyor” konulu bir makale yazar Tayjen horoz tarafından yazılarak yayınlanmıştır. Uygurların siyasi durumlarından oldukça tafsilatlı malumatların verildiği bu makale “yeni bir yıl birçok Çinliler için yepyeni ümitler, yeni kalkınma gibi anlamlara gelse de bu, bazıları için ne yazık ki cefa ve meşakkatlerin devam edeceği anlamına gelir.”

Gözlemciler Uygur kültürünü muhafaza etmek için Çin hükümetinin Uygurlar üzerinden planlı şekilde yürütmekte olduğu politikaya karşı toplumsal fikir oluşturmanın önemini vurgulamaktadırlar.

“Çin Uygur kimliğini yok etmeyi sürdürüyor” konulu bir makale yazar Tayjen horoz tarafından yazılarak yayınlanmıştır. Uygurların siyasi durumlarından oldukça tafsilatlı malumatların verildiği bu makale “yeni bir yıl birçok Çinliler için yepyeni ümitler, yeni kalkınma gibi anlamlara gelse de bu, bazıları için ne yazık ki cefa ve meşakkatlerin devam edeceği anlamına gelir.” Diye başlıyor.

            Yazar kendisinin 2010 yılında Çin hükümetinin Uygurların milli kimliğini yok etmek için hareket etmekte olduğu hakkında makale yazdığını, fakat ilk makalesini yazmasından iki yıl sonra da Uygurların durumunda bir iyileşme olmadığını ifade etmiştir.

            O şöyle demiştir: “İki yıl sonra yazdığım bu makalede ben, ne yazık ki Uygurların durumu hakkında iyi sözler söylemem. Çin hükümetinin Uygurları dağıtma, onların kültürünü, dinini ve etnik kimliğini yıkıma uğratmaya yönelttiği planlı hareketi kesintisiz devam ediyor. Hükümetin Uygurlara uygulamakta olduğu zulümler artarak ilerlemektedir. Burada değişmeyen şeyler var demek gerekirse, o da dünya kamuoyunun meseleye olan ilgisinin azlığı olsa gerek.”

            Yazar Tayjen makalesinde Uygurların 4000 yıllık tarihe sahip bir halk olduğu, Karahanlılar hanlığı ve Uygurların yakınçağ tarihinde kurduğu iki Cumhuriyet ve bu iki Cumhuriyetin liderleri hakkında kısaca durduktan sonra, 1949 yılında Çin hükümetinin Uygurların Doğu Türkistan olarak adlandırdıkları bu toprakları resmen idare etmeye başladığını beyan etmiştir. O şöyle diyor: “İşte ondan beri, Doğu Türkistanlılar korku, baskı ve yalnızlık içinde yaşamaktadırlar. Burada ayaklanmanın azıcık belirtisi hissedildiği an, internet ve telefon yolları kuşatma altına alınır, camiler kapatılır. Uygur dili şu anda Üniversitelerde geçerlilikten kaldırılmıştır. Uygurlar hapishaneye, işkenceye ve yargısız idam cezalarına uğramaktadır. Uygurların evleri, tarihi yerleri yıkılmaktadır. Hatta Uygurların tarihi ve kültürüne ait kitaplar da bölücülük adı altında Çin hükümetinin saldırılarına uğramaktadır.”

            Yazar yukarıdaki sözlerine dayanarak, Doğu Türkistan’da “Hunlar”, “eski uygur el yazmaları” ve “Uygurlar” adlı eserlerin yasaklandığını ve Uygurlar adlı eserin yazarı Turgun Almas’ın evinde gözaltında tutulduğunu misal olarak göstermiştir.

            O Çin hükümetinin Uygurları yalnızlaştırma politikasının sadece bununla sınırlı olmadığını beyan ederek, bu konuda aşağıdaki ifadeyi kullanmıştır:

            “Doğu Türkistan halkı aslen Türk milletinden meydana gelmişse de, yüksek ve orta katman hükümet birimlerinde çalışan Uygurların sayıları oldukça azdır. Hatta Uygurların yazısı da Çin’in Uygurları yalnızlaştırma politikasını icra eden taktiğine dönüştürülmüştür. Mesela, 1962 yılında Çin hükümeti Uygurları İslam dünyasından uzaklaştırmak için Latin alfabesine geçirdi. Sonra, Türkiye’den Latince yazılmış olan kitapların Doğu Türkistan’a girmekte olduğunu gören Çin hükümeti tekrar yazı değiştirerek Arapçadan uyarlanan özgün bir Uygur alfabesi düzenleyerek icraya koydu. Bununla beraber Çin Uygurları bir taraftan dünyadan ve Türk dünyasından ayırdı, diğer bir taraftan da yeni nesli eskilerin yazı kültürünü anlamayacak bir hale getirdi.”

            Yazar Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri bu kadar ağır olsa da, uluslar arası insan hakları organları habire Uygur meselesini dile getirmekte ise de, Uygurların durumunun yine de dünya kamuoyunun dikkatini Tibet meselesinin sahip olduğu seviyede çekmediğini söyledi.  Bu mesele hakkında Çin’e her hangi bir uluslararası baskı da meydana getiremediğini beyan etti.

            Onun görüşüne göre, buna Çin hükümetinin Doğu Türkistan’ın durumu hakkındaki haberleri sıkı kuşatma altına alması, uluslararası haber organlarını yasaklaması, bununla beraber Çin hükümetinin dışarıya yönelik propagandalarının büyük rolü vardır. Yazar Tayjen, Çin hükümetinin 11 Eylül olayından sonra şekillenen ”Radikal İslamcılıktan ihtiyat etme” durumunun da Uygurlara olumsuz ortam oluşturduğu, Çin hükümetinin Uygurların Müslüman Türk milletinden olması durumunu ustalıkla kullanarak, Uygurları sadece bölücü değil, aynı zamanda İslami terörist olarak gösterdiğini vurgulamıştır.

            Bunun dışında elbette, Çin’in iktisadi büyük güç olmasının da devletlerin Uygur meselesine gelince “kör” gibi davranmasına sebep olmakta olduğunu da dile getirmiştir. Yazar bunun için, yukarıdaki sebeplerden dolayı dünya tarafından unutulmakta olan Uyurlara yardım emek için her bir kişiyi bu meseleden haberdar etmenin önemine vurgu yaparak, makalesini şu şekilde sonlandırmıştır.

            “Adaletsizliği görmezden gelmek asla onun devam etmekte olduğu gibi bir delili değiştirmez. Henüz 2011 yılının Aralık ayında Çin daireleri Guma nahiyesinden Pakistan’a kaçmak üzere olan 7 Uygur’u vurdu. Çin hükümetinin Uygurları yalnız bırakma, bastırma ve asimile etme politikası yavaşlamış değildir. Hem de dünya kamuoyu bu meseleyi keşfederek ayağa kalkmadıkça bu durmayacaktır. Bu yüzden bizim gibi kişilerin meseleyi iyi bilmemiz ve “bir gün kesinlikle hükümetlerin de dikkatini çekeceğiz” şeklindeki bir ümitle Uygurların durumunu genişçe tanımamız gerekmektedir.

Turkislam

About The Author

Cevapla

Çin, Uygur Türkü çocuklara yönelik kitlesel alıkoyma ve asimilasyon gerçekleştirmeye devam ediyor.

x

Check Also

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesinde 2025 Uygur Politika Yasa Tasarısı kabul edildi

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesinde 2025 Uygur Politika Yasa Tasarısı kabul edildi

Uygur Türkü anne için bakan devreye girdi

Uygur Türkü kadının sınır dışı işlemi, İçişleri Bakanı Çiftçi'nin talimatıyla durduruldu.

 İşgalci Çin’in İstanbul Başkonsolosunun Küçükçekmece Belediyesine Yaptığı Ziyareti Hakkında

 İşgalci Çin’in İstanbul Başkonsolosunun 22 Mayıs Tarihinde Küçükçekmece Belediyesine Yaptığı ...

DOĞU TÜRKİSTAN’DA KÜLTÜREL YIKIM: UYGUR MİMARİSİ HEDEFTE!

DOĞU TÜRKİSTAN’DA KÜLTÜREL YIKIM: UYGUR MİMARİSİ HEDEFTE! DOĞU TÜRKİSTAN – Çin ...

Doğu Türkistan’ın çığlığı Kırıkkale’de yankılandı

Türk Dünyası üzerine yaptığı bilimsel çalışmalarla dikkat çeken Turan Düşünce ...

ERZURUM’DA GÖNÜL COĞRAFYASI BULUŞMASI: “KUDÜS’TEN KAŞGAR’A”

ERZURUM’DA GÖNÜL COĞRAFYASI BULUŞMASI: “KUDÜS’TEN KAŞGAR’A” ERZURUM – 11 Nisan 2026, ...

Çukurova Üniversitesi’nde İnsanlık Hukuku Konferansı: Doğu Türkistan

Çukurova Üniversitesi’nde düzenlenen “Doğu Türkistan’dan Gazze’ye İnsanlık Hukuku” konferansında, uzman ...

ASBÜ’de Doğu Türkistan’ın Sesi Yankılandı

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen konferansta Gazeteci-Yazar ...

Doğu Türkistan Heyetinden Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığına Ziyaret

Doğu Türkistan Heyetinden Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığına Ziyaret İSTANBUL ...