Anasayfa » Haberler » Doğu Türkistan’da Çin İşkencesi

Doğu Türkistan’da Çin İşkencesi

Yüzölçümü bakımından Asya kıtasının en büyük ülkelerinden biri olan Doğu Türkistan, Çin yönetimi altında özerk bir bölgedir. Çin ise bu bölgeyi “Sincan Uygur Özerk Bölgesi” olarak kabul etmektedir. Yaklaşık 30 milyon insanın yaşadığı bu bölge, önemli yer altı ve yer üstü zenginlilerine sahiptir. En önemli madenlerden olan petrol, altın ve uranyum gibi maddeleri barındırmaktadır. Hatta Çin bu madenlerden yararlanma konusunda çok büyük bir paya sahiptir. Bu da Çin’in bu bölgeye olan dikkatini fazlasıyla çekmektedir.

Çin, bu kadar önemli kaynaklara sahip olan bölgeyi hiçbir devlete yem etmemeye kararlıdır. Bırakın her hangi bir devlete, bu yer altı ve yer üstü kaynakların gerçek sahipleri Doğu Türkistan halkına bile izin vermemektedir. Bu uğurda son 50 yılda bu bölgede uyguladığı politikalar gerçekten bir “Çin İşkencesi”ne dönüşmüştür. Orda yaşayan insanları birçok haktan mahrum bırakarak devlet yönetimindeki “zor + rıza” kavramının yalnızca “zor” kısmını kullanmaktadır. Bu da halka zulüm ve işkence olarak yansımaktadır.

Çin; tıpkı ABD’nin Irak’ta uyguladığı, “Özgürlük ve demokrasi getiriyorum” imajıyla Doğu Türkistan halkına “Özgürlük getiriyorum” yalanının ardına sığınarak bölge kaynaklarını ve halkını uzun yıllardır kullanmaktadır. Fakat arkasına gizlendiği yalanın aksine halkı daha fazla köleleştirmiştir.

İsrail’in Filistin’de yaptığı gibi, milyonlarca Çinliyi Doğu Türkistan’a yerleştiren Çin yönetimi, oradaki halkı asimile etmek istemektedir. Bu politikasında da gayet başarılı olmuş ve olmaktadır. Birçok milleti içinde barındıran Doğu Türkistan’daki Türk nüfusu, Çin’in uyguladığı politikalarla azınlık durumuna düşmüştür. Bu da yetmiyormuş gibi bölgede artan Çin nüfusuna istihdam sağlayıp diğer milletten olan insanlara, özellikle de Doğu Türkistanlı vatandaşlara, hiçbir şekilde yardımda bulunmamıştır. Bu sebeptendir ki Doğu Türkistanlı vatandaşların, gençlerin %50’ye yakını işsizdir. Çalışanlara da Çinlilerin yoğun olarak çalıştığı yerlerde hırsız, terörist gözüyle bakılıp toplum içinden dışlama söz konusu olmaktadır. Buralarda çalışan Türkler, aynı koşullarda çalışan bir Çinliye göre çok çok düşük ücretlerle çalıştırılmaktadır. Bölgede yaşayan insanlara istediği gibi inanma olanağı vermemekte, dillerini konuşmasını engellemektedir.

Tüm bu ağır şartlar her insanın olduğu gibi Doğu Türkistan halkının da sabrını taşırmaktadır. Yakın zamanda yaşanan ve birçok Uygur Türkünün ölümüyle sonuçlanan 5 Temmuz olayları bardağı taşıran son damla olmuştur. Çinlilerin, bir grup Uygur işçisine saldırması sonucu ölümlerin yaşanması Uygur halkını tetiklemiştir. Bunu protesto etmek isteyen halka inanılmaz zalimce bir tavır sergileyen Çin yönetimi binlerce kişiyi öldürmüş, binlerce kişiyi de tutuklamıştır.

Tüm bu olayların sebebi yukarıda da belirttiğim gibi Doğu Türkistan’daki zengin yer altı ve yer üstü kaynaklarıdır. Çin için hayati öneme sahip bu bölgeden feragat etmek, onlar için çok büyük bir zarar demektir. Kaynak bakımından, Çin’in duyduğu ihtiyacı %70-80 oranında bu bölge karşılamaktadır. Fakat bunca olanağı kullanan Çin’in, halka bu kadar gaddar davranmasının açıklaması ne olabilir? Basına uyguladığı yasaklar yüzünden dünya kamuoyu bu işkenceden, zorbalıktan, hatta katliamdan bihaber durumdadır.

Bugün Irak’ta, Afganistan’da, Filistin’de ölen insanların kat ve kat fazlası bu bölgede katledilmiş, tutuklanmış veya işkenceye tabii olmuştur. Bir şekilde dünya kamuoyunun dikkati buraya çekilmeli, Çin’in bu yaptıkları bir son bulmalıdır. Bunun için her türlü baskı yapılmalıdır. Fakat gelin görün ki, dünyanın yeni süper gücü olma konusunda koşar adımlarla ilerleyen, Birleşmiş Milletlerin daimi üyesi konumundaki Çin’e, bu söylenenler nasıl yapılır bilinmez. Uzun bir süre de bilinemeyecektir. En azından bu uğurda çalışanlara, özellikle de bu konunun BM’ye taşınması için yoğun çaba harcayan Rabia Kadir’e destek verilmelidir. Çünkü olayların her an tekrar etmesi çok yüksek bir ihtimaldir.

Aykut SOFTALAR

About The Author

Cevapla

Çin, Uygur Türkü çocuklara yönelik kitlesel alıkoyma ve asimilasyon gerçekleştirmeye devam ediyor.

x

Check Also

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesinde 2025 Uygur Politika Yasa Tasarısı kabul edildi

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesinde 2025 Uygur Politika Yasa Tasarısı kabul edildi

Uygur Türkü anne için bakan devreye girdi

Uygur Türkü kadının sınır dışı işlemi, İçişleri Bakanı Çiftçi'nin talimatıyla durduruldu.

 İşgalci Çin’in İstanbul Başkonsolosunun Küçükçekmece Belediyesine Yaptığı Ziyareti Hakkında

 İşgalci Çin’in İstanbul Başkonsolosunun 22 Mayıs Tarihinde Küçükçekmece Belediyesine Yaptığı ...

DOĞU TÜRKİSTAN’DA KÜLTÜREL YIKIM: UYGUR MİMARİSİ HEDEFTE!

DOĞU TÜRKİSTAN’DA KÜLTÜREL YIKIM: UYGUR MİMARİSİ HEDEFTE! DOĞU TÜRKİSTAN – Çin ...

Doğu Türkistan’ın çığlığı Kırıkkale’de yankılandı

Türk Dünyası üzerine yaptığı bilimsel çalışmalarla dikkat çeken Turan Düşünce ...

ERZURUM’DA GÖNÜL COĞRAFYASI BULUŞMASI: “KUDÜS’TEN KAŞGAR’A”

ERZURUM’DA GÖNÜL COĞRAFYASI BULUŞMASI: “KUDÜS’TEN KAŞGAR’A” ERZURUM – 11 Nisan 2026, ...

Çukurova Üniversitesi’nde İnsanlık Hukuku Konferansı: Doğu Türkistan

Çukurova Üniversitesi’nde düzenlenen “Doğu Türkistan’dan Gazze’ye İnsanlık Hukuku” konferansında, uzman ...

ASBÜ’de Doğu Türkistan’ın Sesi Yankılandı

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen konferansta Gazeteci-Yazar ...

Doğu Türkistan Heyetinden Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığına Ziyaret

Doğu Türkistan Heyetinden Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığına Ziyaret İSTANBUL ...